Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan öğrencilere burs müjdesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti grup toplantısında konuştu. Erdoğan üniversite öğrencilerine burs müjdesi verdi.

 

 

 

 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan öğrencilere burs müjdesi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan AK Parti grup toplantısında konuştu. Erdoğan konuşmasında "Üniversite öğrencilerimize bir müjde vermek istiyorum. Lisans öğrencilerimizin öğrenim kredisi veya bursu yüzde 10 artışla 550 liraya çıkıyor. Öğrenim kredisi rakamları Ocak ayından itibaren yüksek lisansta bin 100 lira, doktorada bin 650 lira olarak uygulanacak" dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:

 

 

 

17 yıllık döneme baktığımızda gerçekten göz kamaştırıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Vesayet odakları Ak Parti’nin varlığını ve iktidarını uzun süre kabullenemediler.

 

 

Bugün bile ellerine imkan geçse Ak Parti’yi yerle yeksan etmek isteyeceklerinden hiç şüpheniz olmasın.

Vesayet güçleri ülkeyi yönetmemizi engellemeye çalışmasının yanında bir sembol olarak gördükleri cumhurbaşkanlığını da bize seçtirmek istemediler. Bunu milletimizi hakem tutarak seçtik.

2013’ten bu yana giderek artan saldırganlık sürecini yaşadık. Gezi olaylarında sokaklarda terör estirildi.

Baktılar ki AK Parti’yi ne sandıkta ne sahada yenemeyecekler bu kez doğrudan silaha başvurdular.

15 Temmuz darbe girişiminin milletimizce durdurulması tarihe geçmiştir.

Sınırlarımız içinde ve dışında ülkemize doğrultulmuş bir silah varsa arkasında kim var bakmadan üzerine gittik imha ettik ediyoruz.

Üniversite öğrencilerimize bir müjde vermek istiyorum. Lisans öğrencilerimizin öğrenim kredisi veya bursu yüzde 10 artışla 550 liraya çıkıyor. Öğrenim kredisi rakamları Ocak ayından itibaren yüksek lisansta bin 100 lira, doktorada bin 650 lira olarak uygulanacak. Yeni öğrenim kredisi ve bursu rakamlarının tüm öğrencilerimize hayırlı olmasını diliyorum.

Yargı sistemine sızan FETÖ’cüleri kuyumcu titizliği ile tespit edip temizledik. Yargının işleyişini kolaylaştırdık. Pek çok alanda reformlar yaptık.

Amacımız vatan toprağının her karışında insanımızın güvenli huzurlu şekilde yaşamasını sağlamaktır.

Tüm belediyeleri kaynak ve yetki bakımından sorumluluk alanında en güzel hizmeti verebilecekleri bir seviyeye çıkardık.

 

 

KOBİ’lere en büyük destekler hükümetimiz zamanında verildi. Savunma sanayii göğüs kabartan başarılara imza attığımız alanlardan biridir. Yüzde 70’e varan bir yerli üretimi savunma sanayiinde yakaladık.

Türkiye kimin ne dediğine bakmadan istediği gibi operasyon yapabiliyorsa bunu savunma sanayiinde geldiğimiz noktaya borçluyuz.

Milletimizden en çok dua aldığımız politikalarımızdan birisi de sosyal yardım politikalarımızdır.

Asgari ücretten memur ve emekli maaşlarında her alanda gelirleri ve refah seviyesini yukarı çıkardık.

Türkiye’yi onurlu ve gerçekten omurgalı dış politikaya sahip bir ülke konumuna yükselttik.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ülkemizin geleceğine bıraktığımız en büyük miras olacaktır. Diyorlar ki “bu geleneğimize ters bir yapı.” Diyorlar ki biz Atatürk’ün partisiyiz. Acaba Gazi parlamenter demokrasi ile mi idare etmiştir ülkeyi? Dünyada şu anda gelişmiş ülkeler baktığımız zaman ya bakıyorsunuz başkanlık ya yarı başkanlık sistemi. Bunlar şu anda önde gelen sistemler olarak yer alıyor.

 

 

Dert başka. Dert kiminle geldi? AK Parti iktidarı ile bu cumhur ittifakının ortaklaşa getirmiş olduğu bir sistem. Bu rahatsız ediyor. Sonunda millete gidildi. Millet cumhurbaşkanlığı sistemine ‘evet’ dedi. Hani egemenlik kayıtsız şartsız milletindi? Bundan soran sizin konuşmanız lafı güzaftır.

‘İktidara çamur atma gayreti içindeler'

Satın alma paritesine göre dünyanın 13. büyük ekonomisi durumundayız. Küçük bir hamle ile inşallah bu listede birkaç basamak birden yükselebilecek bir haldeyiz.

Cari dengemiz ilk defa 5 milyar dolar fazla gelir hale geldi. Cari denge meselesini en az terörle mücadele kadar kritik bir beka meselesi olarak görüyoruz o yüzden kararlı duruşumuzu sonuna kadar sürdüreceğiz.

Turizmde 42 milyona ulaştık. İnşallah yıl sonunda 50 milyon rakamını göreceğiz. Döviz rezervlerimiz azalmıştı ama şimdi toparlandı ve 105 milyar dolar seviyesine yükseldi.

Şu anda bizim IMF ile bir ilgimiz yok. İktidara çamur atma gayreti içindeler. Atamazsınız. Çünkü sizin buraya ne diliniz ne ağzınız ulaşamaz. Her şeyden önce haddinizi bileceksiniz. IMF olayını bu milletin başına dert eden sizsiniz. Türkiye’nin şu an IMF’ye borcu yok. Başbakanlığım döneminde IMF bizde 5 milyar dolar belki de Euro borç istedi.

‘Faiz oranlarını düşüreceğiz dedik'

Ülkemize geçtiğimiz ağustos ayından itibaren kurulan döviz kuru faiz ve enflasyon üçgeninde kurulan oyunu bozduk. Faizi düşürdükçe enflasyon düşer dedim. Bu olduğu zaman büyüme hızlanır dedik.

Bakın şimdi bu sistem değişince önceki Merkez Bankası başkanını görevden aldık çünkü laf dinlemiyor adam. Yeni arkadaşımızla yola deva ettik. Faiz oranlarını düşüreceğiz dedik.

Faiz çünkü bir ülkenin kalkınmasına en büyük kötülüktür. Yatırımı durdurur ve sizin büyümenizi engeller. Bu adımlar atılınca hava değişti ve enflasyonda tek haneye geldik. Ve döviz kurunu nispeten stabil hale getirdik.

'Siz ikircikli de değilsiniz çok yüzlüsünüz'

Türkiye dünyada terörle mücadele konusunda en büyük mücadeleyi vermiş en büyük kayıplar vermiş ama aynı zamanda en büyük başarıları yaşamış bir ülkedir.

On binlerce masum vatandaşımız ve kamu görevlimiz alçakça katledilmiştir.

Diyarbakır'daki il teşkilatını niye terk ettiniz. Ey batı orada il teşkilatı önündeki anneleri niye görmediniz? İşinize gelmiyor. Siz ikircikli de değilsiniz çok yüzlüsünüz.

Binlerce güvenlik görevlimiz de buy mücadele de şehadet mertebesine ulaşmıştır. Bu sabah da bir kardeşimiz Resulayn’da el yapımı patlayıcı temizlenirken şehit oldu. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum.

Bütün bunlar katbekat fazlasıyla bedelini bu teröristler ödüyorlar ve ödemeye de devam edecekler. En son terörist bitinceye kadar bu mücadele devam edecek. Kimse bizden bunu durdurmamızı beklemesin.

‘Şimdi ben buradan sesleniyorum tüm batıya'

Şimdi ben buradan sesleniyorum tüm batıya. Daha önce Asala 40’a yakın diplomatik görevlimizi şehit etmişti. Bu sözde ermeni terör örgütü karşısında gerek Amerika gerek batının bir tavrını gördük mü?

Maalesef Türkiye'nin bu terörle mücadele süreci takdir edilmek yerine kullanışlı bir malzeme olarak görüldü.

Suriye’de terör olayları artınca tüm dünyadan yardım istedik. Gelin Suriye sınırında güvenli bölge oluşturalım dedim. Zahirde herkes bu teklifi olumlu karşıladı ama gerçekleşmesi için hiç kimse kılını kıpırdatmadı.

Teröristle bizi taciz edince çağrımızı yeniledik. Ama destek olmak bir yana hava savunma sistemlerini söküp götürdüler.

15 Temmuz gecesi hepsinin heyecanla darbecilerin başarılı olmasını hepimiz biliyoruz. Milletimiz dimdik durum bize destek olunca da terbiyesizleştiler, pervasızlaştılar.

‘Bir proje olarak ABD’de 400 dönümlük arazi üzerinde yaşamaktadır’

1999 yılında ABD’ye sığınan bu FETÖ o yıldan bu yana acaba neden orada tutuluyor? Neden bu kadar önem veriyorlar. Bu bulunmayan bir Hint kumaşı değil. Demek ki burada başka planlar var. Terörist başı FETÖ, bir projedir. Bir proje olarak da ABD'de 400 dönümlük arazi üzerinde yaşamaktadır. Bir şey olduğunda ama “bunu bize gönderin” kusura bakmayın. Malum DEAŞ’ın başı kendini öldürdü. Ve tüm dünya bununla ayağa kalktı.

İyi güzel de bunu dışında olanlar gerçekleştiğinde sizler neden gerekli desteği vermiyorsunuz. O ne kadar sizin için önemliyse FETÖ denilen bu terörist başı da bizim için o kadar önemlidir.

Benim 251 vatandaşımı şehit ettiler. Bunun bir bedeli de o adamın Türkiye’ye teslimidir. Ha Apo ha FETÖ hiç fark yok.

‘Oyalıyorlar hep oylama taktikleri…’

Askerimizi çekiyoruz dediler çektiler mi hayır. Oyalıyorlar hep oyalama taktikleri. Bu terör örgütlerini terör örgütü olarak kabul etmediklerini yazdıkları raporla da ortaya koydular. Bizler de kabine toplantımızdan sonra çok açık net açıklamamızı yaptık. Bundan sora böyle.

DEAŞ’a karşı kazanılmış muazzam başarı karşısında samimiyetle ülkemizin yanında bulunan kimse olmadı çünkü bunlar kendileri DEAŞ ile birlikte hareket ediyorlar.

Hiç olmadık bahanelerle ülkemizi köşeye sıkıştırma çabası kesintisiz sürdü. Amaçları terör koridoruna ülkemizi razı etmekti. Savunma sanayi, alanında örtülü ambargoya maruz kaldık. Bir basit tabancanın bile bize satışını engellediler. Bunlar bizim için leblebi çekirdek. Bizi bunları zaten üretiyoruz.

Hava savunma sistemlerini bize satmadıkları için Rusya’dan S-400 aldık. F-35 savaş uçaklarımızı bize teslim etmek istemediler.

Biz de öncelikle bizim milli muharip savaş uçağımızın sürecini hızlandırdık.

Dünyada alternatifsiz bir şey yok. Hepsinin alternatifi var. Yeter ki paran olsun verirsin alırsın.

Barış Pınarı Harekatını başlatmadan önce ülkemize ne büyük tehditler savrulduğunu hatırlıyorsunuz değil mi.

Buna rağmen harekatı başlattık mı? Bizi asan eksen vuran oldu mu? Çünkü bunlar mertçe mücadele etmeyi bilmezler.

Bunların her işi sinsilik tuzak kurma üzerine kuruludur.

Şimdi yine hepsi çıkıp bizi tehdit ediyor.

Arada bir de mektuplar yazıyorlar. Böyle olunca Türkiye korkup geri mi çekiliyor. Elbette hayır.

Kendi kurduğunuz DEAŞ ile katlettiğiniz yüz binlerce masumun vebalinden kurtulamazsınız.

Bizi yaptırımla korkutmak isteyenler bizim için tek yaptırım merciinin Allah olduğunu bilmiyorlar galiba. Bizim sadece milletimizden emir alacağımızı bilmiyorlar galiba.

Bu bayrak inmez bu ezan susma bu ülke bölünmez bu millet diz çökmez bu devlet inşallah ilelebet payidar kalır.

Duymayan kulaklar duysun görmeyen gözler görsün nasırlaşmış yürekler bu gerçekleri anlasın.

Türkiye Suriye ve Irak topraklarında tek bir terörist kalmayana kadar mücadelesini sürdürecektir.

Ülkemizde yaşan Suriyelilerin ülkelerine gönüllü dönüşleri için altyapıyı kurana gerekiyorsa yeni şehirler kurana kadar burada işimiz bitmeyecektir.

ABD ile bir mutabakat yaptı buna bağlıyız bir şatla muhataplarımızın da sözlerini yerine getirmeleri halinde bu geçerlidir.

Belirlediğimiz güvenli bölge sınırları içinde teröristlerin bulunduğunu biliyoruz. Teröristleri çıkarttık laflarıyla bizi aldatamazlar.

Ne Tel Rıfat’ta ne Münbiç’te teröristler oradan çıkarılmış değil.

Resulayn’ın doğusunda teröristlerden arındırılmış değil.

Petrolü ben çok severim dediği zaman ne var orada petrolü beraber üreteceği teröristler var. Bütün geçim kaynakları orasıydı.

Güvenli bölge sınırları dışındaki teröristler de güvenlik güçlerimize saldırılar düzenliyor. Buna seyirci kalmayacağız.

Ülkemizin ve milletimizin istiklaline onuruna halel getirecek her türlü davranışı teklifi peşinen reddediyor sahiplerine iade ediyoruz.