Bugün, 26 Mayıs 2020 Salı

DÜNYA ÇİFTÇİLER GÜNÜ KUTLU OLSUN!

Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu'nun (IFAP) kuruluş tarihi olan 14 Mayıs 1984 yılından beri, Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlanıyor.

    Terme Ziraat Odasında 11 Mayıs Pazartesi günü yaptığımız röportajda Başkan Ergün, muhabirimiz Murat Kılıç’ın sorularını yanıtladı. 
    
    TARIM OLMAZSA 
    HİÇ BİR ŞEY OLMAZ
    
    Murat KILIÇ: Başkanım öncelikle bizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizin de bildiğiniz gibi 14 Mayıs, tüm dünyada Dünya Çiftçiler günü olarak kutlanıyor. Bu vesile ile sizinle bir röportaj gerçekleştirmek istedik. İsterseniz öncelikle çiftçilerimize iletmek istediğiniz bir mesaj varsa röportajımıza bununla başlayalım.
    
    Ferda ERGÜN: Öncelikle ben de sizlere çok teşekkür ederim. Çiftçilerimizin bu anlamlı gününde odamızla röportaj talebiniz bizleri mutlu etti.
    Terme Ziraat Odası adına, elinin değdiği her şeyi güzelleştiren, emeğini üretime geçiren tüm çiftçilerimizin Dünya Çiftçiler Gününü kutluyorum. 2020 yılının çiftçilerimiz adına hayırlı, bol kazançlı olmasını temenni ediyorum.
    Sizin vesilenizle ilçemizde geçiminin büyük bir kısmını fındıktan sağlayan üreticilerimize bir de uyarıda bulunmak istiyorum. Bu yıl böcek fındıkta çalışmaya başladı. Böcek deyip geçmesinler, bu fındığı %70 oranında zarara uğratan bir şey. Dikkat etsinler. 
    Ayrıca bu yıl, virüsten dolayı gıda, tarım ve hayvancılığın gerçekten değerli olduğunu bir kez daha anladık. Çiftçilerimize başarılar diliyorum. 

    Murat KILIÇ: Terme’de gıda, tarım ve hayvancılığın seyrini nasıl değerlendiriyorsunuz? Gıda, tarım ve hayvancılık, ilçemizde hak ettiği değeri görüyor mu?
     
    Ferda ERGÜN: Tarım varlığımızın devamı için vazgeçilmezimizdir. Tarım olmazsa hiç bir şey olmaz. Bunu bu virüs döneminde, bir kez daha anladık diye düşünüyorum. Virüsün, tarımın canlanmasında etkisi çok büyük oldu. Sayın Cumhurbaşkanımız, bir metrekare yer kalmayacak şekilde tüm topraklarımızın ekileceğinden bahsetti. Devletimiz tarımın önemini bir kez daha vurguladı. Umarım çiftçilerimiz, önümüzdeki dönemlerde altın çağını yaşar. 
    İlçemize gelecek olursak, yem fiyatlarının artışıyla hayvancılık ilçemizde bitme noktasına geldi diyebiliriz. Yem fiyatlarının artışı vatandaşımızın bu alana olan ilgisini azalttı. Et bazında hesap edilecek olunursa, 1 kilo et 35 TL’ye kesiliyor,  3 ay kurbanlığa çekilse zarar ediliyor. Hayvanlar dışarıdan ithal geldiği sürece, maalesef hayvancılığa sıcak bakılacak gibi değil.
    
    SÜREKLİ GÖÇ VERİYORUZ

    Murat KILIÇ: Sizce gıda, tarım ve hayvancılık alanlarından ilçemizde en çok gelecek vaat eden alan hangisi? 
    
    Ferda ERGÜN: Bence tarım. Tarım derken ilçemiz bilindiği üzere pirinç bölgesi. Terme, yıllar önce çok güzel çeltik üreten bir yerdi. Bu anlamda çok geriledik. Nedeni fiyat oranları. Ürün düşüşe geçti. Biz çeltiğin fiyatını 4 bin 400 beklerken, fiyat 2 bin 800 liraya düştü. Bu yıl eğer virüs patlak vermeseydi, çeltik yapan kişi sayısı çok az olurdu. Virüs, fiyatları biraz yukarı çekti. Gübre ve mazot fiyatları düştü. Devletimizde her şeye teşvik veriyor. Umuyorum ki bu sene herkes emeğinin karşılığını alacak. Bu sene her şeyin para edeceğini düşünüyorum.

Murat KILIÇ: İlçemizde gençlerimiz, tarım, gıda ve hayvancılıkla ne kadar ilgili? Gençlerimizi çiftçiliğe nasıl yönlendirebiliriz?

    Ferda ERGÜN: Gençlerimiz tarım, gıda ve hayvancılık alanında şuan hiç yok. İlçemizde tarımla uğraşanlar, 45-60 yaş üzeri kişiler. Gençleri tarlalarda göremezsiniz. Onları desteklemek gerekiyor. Nasıl mı? Devletimizin desteği arttırması gerekiyor. 
    Herkesin 100-200 dönüm yeri yok.  Üç kardeşe 15 dönüm yeri böldüğünüz de 5 dönüm yer kalır. Bu da hiç kimseye bakmaz. Fındık para etse de bakmaz. Tarım arazileri yıllar geçtikçe bölünüyor. Gençler bunun başını beklemek zorunda değil. 
    Devlet uzman çavuş alıyor, genç ise “Ben gideyim uzman çavuş olayım. Ne yapacağım köyde” diyor.  “Burası bize bakmaz” diyor. Başının çaresine bakmak için göç ediyor. Sürekli göç veriyoruz. Eğer devletimiz tarıma ve hayvancılığa ciddi destekler verirse; gençlerimiz göçten vazgeçer. Gençlerimizi tarlalarda tutmak için devletimizin bir çözüm bulması lazım. 
    Çeltik yıllardır 3-4 lira, bunu dışarıdan ithal edeceğimize, bize 5 lira verilsin ki üretici çoluğunu çocuğunu göçe sürüklemesin. Durum böyle olursa gençlerimiz “Burada para var” der çalışır. Kimse gurbete gitmez.

    
    SÖZLEŞMELİ TARIM 
    YAPMAMIZ LAZIM

    Murat KILIÇ: İlçemizde fındığa alternatif ürün denemeleri yapılıyor mu? 
    
    Ferda ERGÜN: İlçemizde fındığa alternatif bir ürün kesinlikle olmaz diye düşünüyorum. Havza’ya kenevir verdiler. Mısır yıllardan beri 750-1000 TL, 1250TL’ye bir adım ilerlemedi. Çeltik deseniz aynı şekilde, 2,5-4 lira. O da bekleten olursa.  
    Bizim tarımda, sözleşmeli tarım yapmamız lazım. Tüccardan değil de direk devlet garantili ilerlememiz lazım. 2-3 kuruş fazladan alım açıkladığı zaman, herkes gönül rahatlığıyla işini yapacar, korkusu da olmaz. Çiftçimizi tüccarın eline düşürmeden devletimizin bir an önce duruma el atması gerekiyor.

    Murat KILIÇ: İlçemizde yaşanan sel afetinden sonra çiftçilere ne kadar destek sağlandı? 

    Ferda ERGÜN: ÇKS’ye kayıtlı zarar gören vatandaşlarımız 11 trilyon 400 milyar para yardımı aldı. Kaymakamımız nezdinde dağıtıldı. Burada gerçekten zarar görüp para alamayan insanlar da oldu. Bence yerinde tespit edilip öyle verilmesi gerekiyordu. Bu komisyonda ben de vardım. Ama inanın yaşanacak şeyleri yaşadık. Çok çiftçimiz geldi: “İlçe Tarım’a geldim ama ben para alamadım.”dedi. Adam gerçekten sel görmüş ama para alamamış. Ama devletimizden Allah razı olsun. Bugüne kadar böyle bir para verilmedi, verilmezdi. Tarım sigortası diye bir şey var, yaptırmak şart.
     Terme sel bölgesi. Allah, inşallah ilçemizde böyle bir afad daha yaşatmaz. Bu sene ki temennim, çiftçilerimizin fındığına, çeltiğine, soyasına, mısırına çalışarak hizmet etmesi. Bunun karşılığını alacaklarına inanıyorum. 

    Murat KILIÇ: İyi Tarım uygulaması ilçemizde istenilen seviyeye ulaştı mı? 

    Ferda ERGÜN: Bizim, iyi tarım uygulayan 350 çiftçimiz vardı. Devlet ilk zamanlar dönümüne, 50 TL verirken 40 TL oldu şimdi de da 20 TL’ye düştü. Vatandaşımız masraf yapıyor. Her yıl aldığı parayı, 3 yılda alamıyor. 50 TL iyi paraydı ama 20 TL’ye çiftçimiz kesinlikle uğraşmaz. 

    ÇARŞAMBA’YA SANTRAL 
    İSTEMİYORUZ
    Terme Ziraat Odası Başkanı Ferda Ergün, röportajımızın sonunda Çarşamba’ya kurulması planlanan ve kendisinin de karşı olduğu santral konusunda açıklamalarda bulundu.
    Ergün, “Aşağı yukarı 8-9 aydır Çarşamba’ya kurulması plânlanan ve gündemde olan santralle uğraşıyorduk. Şuan üç mahkemeyi kazandık. Geçtiğimiz günlerde Çarşamba kaymakamız bizi kabul etti. Erdal Avcı, Mehmet Özdağ ve ben kaymakamımızın yanına gittik. Bizlere santralin mühürlendiğini söyledi. Bu habere çok sevindik. Oraya gittiğimizde ise kapıda mühür yoktu. Ve o alanda vinç çalışıyordu. bunun üzerine bir basın açıklaması daha yaptık. Vekillerimiz Neslihan Avcı, Erhan Usta, valimiz ve gerekli kurumları aradık. O gün gittiğimizde basın açıklaması yapacaktık,  mühürlendiğini gördük. Gözümüz aydın  mücadelemiz sonuç verdi. Çok mutluyuz. Çarşamba tarım ovasıdır. Çarşamba’nın göbeğine santral dikilmesi gerçekten yanlış olurdu. Adalet, yargı doğru karar verdi. Yargıya ve bu işin karşısında duran herkese teşekkür ederiz. Bundan sonra bir mahkeme daha var inşallah o da iyi geçer. 
    Çarşamba Ovasına bu santrali asla yaptırmayız. Gerek çiftçi gerekse üretim açısından biz bu santrali istemiyoruz. Bu arada Cumhurbaşkanımız da bize yardımcı olursa seviniriz.