Bugün, 13 Temmuz 2020 Pazartesi

TÜRKİYE'NİN NORMALLEŞME TAKVİMİ

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi toplantısı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin normalleşme takvimini açıkladı.

    Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:
    NORMALLEŞME 
    PAKETİ AÇIKLANDI
    Elbette normal hayata dönüşü kademe kademe başlatacağız. Ancak şu gerçeği asla aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Ülkemizde hiçbir şey, tam manasıyla eski düzene dönmeyecektir, dönemeyecektir. Hastalığa çare olacak ilaçların ne zaman kullanılacağı belli değildir.
    Normalde döneceğiz ama bu yeni bir normal olacaktır. Sınırlamalar azalsa da tedbirler sürecektir. Maske kullanımı ve titizlikle ilgili önlemler devam edecektir.
    Uluslararası seyahatlerin ne zaman açılacağı halen belirsizdir. Küresel ekonominin karşımıza nasıl bir tablo çıkaracağız meçhuldur. Tüm bu gerçekler ışığında bir normalleşme planı hazırladık.
    Halkımızın beklentileri ve bakanlıklarımız ile bilim kurulumuzun tavsiyeleri doğrultusunda hazırladık. Bu takvim, Mart ayındaki hayatımıza geri dönüş anlamına gelmiyor.
    65 yaş üzeri ve 20 yaş altı vatandaşlarımız, ilk etapta sokağa çıkması sınırlandırmamızın günlerinde 4 saat sürecinde yürüme mesafesinde tahditli olarak getiriyoruz. 10 Mayıs Pazar günü saat 11 ila 15 saatleri arasında gerçekleştiriyoruz.
    20 yaş altı içinde bu esnemeyi iki grup halinde uygulayacağız. 0-14 yaş grubu 13 Mayıs çarşamba günü saat 11 ila 15 arası dışarı çıkarılabilecek. 15 Mayıs cuma günü ise 15 ila 20 yaş arası aynı saatlerde çıkarak hava alabilecek. Duruma göre, sonraki haftalarda da aynı uygulamayı devam ettireceğiz. Sokağa çıkma sınırlaması uygulamamızı sürdürüyoruz.
    31 ile giriş çıkış sınırlamasını 7 ilimiz için bitiriyoruz. Antalya, Mersin, Muğla, Aydın, Erzurum, Hatay, Malatya. Her hafta gelişmelere göre karar vereceğiz.
    Diğer 24 ilimizdeki giriş çıkış yasağı 14 gün boyunca uzatılmıştır.
    Berber, kuaför ve güzellik salonu gibi işletmeler 11 Mayıs’ta faaliyete geçebilecektir.
    Sağlık Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığının belirlediği kurallara uyulması şartıyla alışveriş merkezleri 11 Mayıs’tan itibaren hizmet vermeye başlayacaktır.

    MASKE SATIŞI BAŞLAYACAK
    Normalleşme sürecinin bir parçası olarak bugüne kadar piyasada satışına izin vermediğimiz cerrahi maske ve bez maske satışına kolayca ulaşabileceği yerlerde ulaşması için izin vermeyi planlıyoruz. Maskeye göre bir üst fiyat belirleyerek halkımızın mağdur edilmesinin önüne geçeceğiz.

    HAC VE ASKERLİK
    Hac için de Diyanet İşleri Başkanımız, ülkelerle görüşecek karar verecek. Zira İslam ülkelerinin ortak karar vermesi gerekiyor.
    Askerlerle ilgili faaliyetler 1 Haziran’da, celp hizmetleri 5 Haziran’da, bedelli askerlik hizmetleri 20 Haziran’da yeniden başlayacak.

    SINAV TARİHLERİ BELLİ OLDU
    Eğitimde attığımız adımları da tavsiyeler doğrultusunda belirledik.
    YÖK kurumları sınavı 27-28 Haziran‘da, LGS 20 Haziran’da, Askeri öğrenci sınavı 14 Haziran‘da yapılacaktır. Üniversiteler 15 Haziran’da akademik takvime dönecekler.
    Adliyeler ara verilen duruşmalara ve diğer uygulamalara 15 Haziran’da başlayabilecektir.
    Tek-çift plaka uygulaması 5 Mayıs’ta sona erecektir.
    Sağlık Bakanlığının hazırladığı rehberlerdeki kurallara uymayı en üst düzeyde tutarsak normalleşme süreci daha da hızlanacaktır. Ancak kurallara uyulmaması halinde daha çok sert tedbirlere başvurabiliriz.
    Salgın hastalığın olduğu yere gidilmemesi, bulunulan yere salgın hastalık varsa oradan çıkılmamasını tavsiye eden bir peygamberin ümmetine yakışan da budur. Hiçbir bakımdan eskisi gibi olamayacağımızı unutmayalım. Yeni bir silkinişe, yeni bir dirilişe vesile olmasını temenni ediyorum.
    
    PANDEMİ HASTANESİ
    Sınırlarımıza yapılan tacizleri önlemek için harekâtlar düzenleriz, siz eli kanlı diktatörlerin ve teröristlerin savunucusu olarak karşımızda yer alırsınız. Salgın olur, tüm dünya ülkemizin gayretlerini takdirle takip ederken, siz hasta sayısının, vefat sayısının gizlendiği, malzeme-ilaç bulunamadığı yalanıyla ortada gezersiniz.
    Buna karşılık ülkemizin ve milletimizin hayrına olan hiçbir meselede, ne işin ucundan tuttuğunuz, ne de hakkı söylemek babında tek kelime ettiğiniz duyulmuştur.
    Marmaray'dan İstanbul Havalimanına, bölünmüş yollardan şehir hastanelerine kadar karşı çıktığınız, engellemeye çalıştığınız her hizmeti tepe tepe kullanır, ama zehirli dilinizle bunları sürekli sokmaktan da geri durmazsınız.
    Atatürk Havalimanı arazisinde 40 gün içinde kurmayı başardığımız 1.000 yataklı hastaneyi dahi, 14 milyar lira uçtu diyerek karalamaya kalkan bu zihniyetin artık sonu gelmiştir. İnşa ettiğimiz şehir hastanelerini yıllarca kara delik olarak yaftalayanlar, son 2 ayda yaşananların ardından bile, maalesef, en küçük bir pişmanlık emaresi göstermediler.
    Kullanan herkesin hayranlığını dile getirdiği İstanbul Havalimanını hala hazmedemediklerini görüyoruz. Aynı şekilde, İstanbul'dan çıkıp 3 saat içinde İzmir'e ulaşırken kullandıkları otoyola attıkları çamurların izleri de hala kuramadı. Sırf polemik malzemesi yapmak uğruna insanların haysiyetlerine ve ailelerine saldırarak girdikleri vebalin de umurlarında olmadığı biliyoruz.
    Ama artık bu anlayışın miadı artık dolmuştur. İnsanlık nasıl KOVİD-19 virüsünü eninde sonunda yenecekse, inşallah, Türkiye de bu bağnaz zihniyeti bir daha geri dönmemek üzere tarihe gömecektir. Türkiye'nin yeni dönemdeki en önemli kazanımlarından birinin de siyasetteki bu değişim olacağını ümit ediyoruz.

     ERDOĞAN KONUŞMASININ
     BAŞINDA İSE ŞUNLARA DEĞİNDİ:
    Covid-19 salgınında önemli bir dönüm noktasına gelmiş bulunuyoruz. Türkiye, salgınla mücadelesini 4 ana hedef noktasında yürütmüştür. Bunlar fiziki temas, sağlık malzemeleri, temel ihtiyaçların aksamaması ile kamu düzeninin devam etmesidir.
    Yeni hasta sayımız artık binli rakamlarla ifade edilir hale geldi, yoğun bakım ve cihaza bağlı hasta sayısı azalıyor. İyileşen hasta sayısı katlanarak artıyor. Tüm sağlık çalışanlarımızın fedakarca gayretleri neticesinde, hastanemizde vicdanları kanatan hiçbir kötü olay yaşanmadı.
    Tüm adımları, bilinçli ve kararlı bir şekilde attık. Bilim Kurulu’nun tavsiyeleri ve değerlendirmelerle kararları aldık.
    Okullardaki eğitim öğretime vakitlice ara verildi. İnsanların bir arada bulunduğu işletmelerin faaliyetlerini tamamen durdurduk ya da sınırlandırdık. İbadetlerin evlerde ifasını tavsiye ettik. Tüm sektörlerde evden çalışma modelini sağladık. Ülke içindeki insan hareketliliğini ciddi oranda azalttık. Destek programları hazırladık.
    Sosyal yardımlardan yararlanma hakkı olanlara ilave nakdi yardım yaptık. 4 milyon 400 bin vatandaşımıza 1000 lira yardımda bulunduk.
    Üçüncü destek programıyla ilgili çalışmalar sürüyor.
    1 milyar 910 milyon lira “Biz Bize Yeteriz Türkiyem” kampanyasına yardım yapıldı.
    Kampanyamız devam etmektedir. Ülkemizde bunları yaparken, yurt dışındaki vatandaşlarımızı da ihmal etmedik.
    65 bine yakın vatandaşımızı ülkemize getirdik. Bu vatandaşlarımızı yurtlarda 14 gün karantinada tuttuktan sonra evlerine göndermek suretiyle, sınırlarımız ötesinden hastalık taşınmasının önemine geçtik.
    Maskeden tuluma, tanı kitinden solunum cihazına kadar sadece kendi kendimize yetmekle kalmadık, 57 ülkeye yardımda bulunduk. Son olarak Somali’ye kendi cihazlarımızdan da hibe ettik. Somali’nin ilk cihazları olarak hizmete girdi. ABD başta olmak üzere birçok ülkeye gönderdik, gönderiyoruz.
    İlaç ve aşı geliştirme çalışmalarını uluslararası toplumla işbirliği içinde sürdürüyoruz. Bugün toplantıya katılarak bu konudaki görüşlerimizi dünya ile paylaştık.
    65 yaş üstü ve 20 yaş altına getirdiğimizi sokağa çıkma sınırlaması, salgının yayılmasını ciddi oranda engelledi. 31 ilde yürüttüğümüz sokağa çıkma kısıtlamasının da büyük fayda sağladığını biliyoruz. Tümü Sağlık Bakanlığımız ve Bilim Kurulumuzun tavsiyeleri sonucu bugünlere geldi.
    83 milyon vatandaşımıza verdikleri destek ve gösterdikleri sabır için şahsım ve kabinem adına şükranlarımı sunuyorum.
    Aldığımız tedbirlerin önemli bir kısmında 1,5 ayı geride bıraktık. Bu sürede okula gidemeyen öğrencimizin, çalışamayan işçilerimizin, sokağa çıkamayan yaşlılarımızın ve gençlerimizin eski günlerini özlediklerini biliyoruz. Hbr: Samsun Gazetesi