Bugün, 28 Eylül 2020 Pazartesi

Selim EROĞLU


DEĞİŞEN BAYRAMLAR

DEĞİŞEN BAYRAMLAR


    Kurban kesmek, bilindiği üzere müslümanlar için vacip bir ibadettir.
Kurban kesmenin iki önemli mahiyeti vardır: Birincisi ibadet olması,ikincisi sosyal dayanışmaya vesile olması.
    Son zamanlarda,bilhassa pandeminin de etkisiyle kurban ibadetinde, uygulamalarda gözle görülür farklılaşmalar oldu.
    Belki bu farklılaşmalar pandemi sürecinden önce başlamıştı, pandemi bu işin tuzu biberi oldu.
    Hemen nedir bunlar diye akla gelebilir.
    Bir defa pandemiyle birlikte temizlik, maske ve sosyal mesafe kurbanda da gündemimizdeydi.
    Bir gün öncesinden camiden duyuru yaparak Müslümanlar uyarıldı.
    Camiye tam zamanında gelin, abdestinizi evde alın, maskesiz gelmeyin, seccadelerinizi alın gelin, tokalaşarak bayramlaşmayın, el öpmeyin, kucaklaşmayın… gibi.
    Görüldüğü üzere tedbir amaçlı bir dizi uyarı.
    Bu ikazlara ne derece uyuldu?
    Gördüğüm kadarıyla camii içinde bile herkes birbirine mesafeliydi.
    Çoğunluk maskeli olsa da maskesiz olanlar da vardı.
    Caminin halılarına güvenip seccadesiz gelenler bir hayli fazlaydı.
Kurallara uymayanları İmam Efendi kürsüden ima yollu uyarmayı ihmal etmedi.
    Namaz çıkışında toplu bayramlaşma,sıraya girme,musafaha yapma, tokalaşma, el öpme, kucaklaşma olmadı. Uzaktan derviş selamıyla bayramlaşma yaygınlaşmış.
    Bu arada yeni bir tarz ortaya çıkmış. Yumruk ya da dirsek tokuşturma.
Bu tarz bayramlaşma,sosyal mesafeyi ihlale giriyor mu girmiyor mu tam kestiremedim. Haliyle ev ziyaretleri azalmış. Ne gelen var ne giden. Bir de çeşitli rivayetler dolanıyor.
Falanca da korona virüs görülmüş,hastanede yatıyormuş, yakında köyü karantinaya alacaklarmış… gibi laflar halkı tedirgin etmiş durumda.
    Bayramın ruhuna uygun olarak hayatımıza giren yakın akrabaları ziyaret etme, el öpmeler, çocuklara harçlık verilmesi, hediyeleşme, insanların kucaklaşması, yeni ve temiz elbiseler giyilmesi, küskünlerin barıştırılması gibi güzel adetlerde gerileme var gibi.
    Konu komşudan, akrabadan haberdar olmayı vicdani bir görev kabul ediyorum.
Kendi çapımda ufak bir araştırma yaptım. Geçen yıllara nazaran kurban kesmeyenlerin sayısında artış olmuş. Bunda ekonomik şartlar kadar işi önemsememenin, ihmalkârlığın da rolü olduğuna inanıyorum.
    Bir de son yıllarda vekaleten kurban kesmede gözle görülür bir artış olmuş. Görmeden, yaşamadan, hissetmeden kolayca halletme yoluna gidilmiş. Benim bildiğim kurbanın başında bulunmak, kurbanın herşey ile ilgilenmek, ibadet aşkıyla zaman ayırmak daha sevap. Ben diyorum ki vekalet versen de başında bulun.
    Yaşa ve yaşat. Kurban aynı zamanda sıla-i rahmin büyükleri, eşi dostu ziyaretin de en büyük müsebbibidir. Pandemi dolayısıyla gelip gitmeler büyükleri ziyaretler azalmış.
Bu böyle devam eder mi?
    Pandemi sürecinden kaynaklı mecburi uygulamalar kalıcı hale gelir mi?
    Temennim bunun böyle devam etmemesi, pandemiden kaynaklı zaruri uygulamaların kalıcı hale gelmemesi ve en kısa zamanda fabrika ayarlarına geri dönmemiz,
    Şimdilik kurallara uymaktan ve dua etmekten başka elimizden bir şey gelmiyor.
Umarım gelecek bayramlar eskisi gibi olur.