Bugün, 12 Ağustos 2020 Çarşamba

Nazmi KILIÇ


İLK CUMA NAMAZI

İLK CUMA NAMAZI


    Çin'de ortaya çıkarak bütün dünyayı etkisi altına alan Koronavirüs (Covid-19) salgınının ülkemizde kamu düzeninin bir parçası olan kamu sağlığına olumsuz etkilerini asgari seviyeye düşürmek amacıyla salgının ülkemizde görüldüğü ilk andan itibaren Sağlık Bakanlığı ve Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda bugüne kadar birçok tedbir kararı alınmış ve uygulamaya geçirilmiştir. 
    Dünya Sağlık Örgütü tarafından küresel bir salgın olarak ilan edilen Koronavirüsün (Covid- 19) ülkemizde yayılmasına engel olmak amacıyla Diyanet İşleri Başkanlığınca alınan tedbirler kapsamında; 16 Mart 2020 tarihinden itibaren salgın hastalık kontrol altına alınıncaya kadar ülke genelindeki bütün cami ve mescitlerde cemaatle vakit namazlarının ve Cuma namazlarının kılınmasına ara verilmişti. 
    Gelinen aşamada 18 Mayıs 2020 Pazartesi Cumhurbaşkanımız Başkanlığında toplanan Cumhurbaşkanlığı Kabinesinde cami ve mescitlerimizin cemaatle ibadete açılmasına yönelik alınan/alınacak tedbirler değerlendirilmiş.  Bilim Kurulunun önerileri doğrultusunda ilgili Bakanlıklar ve Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenecek kurallar çerçevesinde öğle, ikindi ve cuma namazlarının camilerimizde 29 Mayıs 2020 Cuma gününden itibaren cemaatle kılınabileceğine ilişkin karar alınmıştır. 
Bilim Kurulu tarafından belirlenen toplu olarak bulunulacak alanlarda uyulması gereken hijyen, sosyal mesafe vb. kurallar göz önünde bulundurularak 29 Mayıs 2020 Cuma günü itibariyle camilerimizde cemaatle namaz kılınabilmesi amacıyla ilgili Bakanlıklar ve Diyanet İşleri Başkanlığınca belirlenen kurallar çerçevesinde müminler ilk Cuma namazlarını kıldılar.
    Kısıtlı olmayanların katıldığı ilk Cuma namazı dolayısıyla oldukça duygulu anlar yaşandı. Gerçekten ne kadar özlemişiz cemaat olmayı, cemaatle namaz kılmayı. Bunca yıldır nasıl bir nimetin içindeymişiz de anlayamamışız.     Omuz omuza kıldığımız namazların, dirseklerin temasıyla anlam bulan birlikteliğimizin kıymetini bilememişiz.     Sonuçta maskeli, mesafeli ve temassız da olsa haftalar sonra kılabildik ilk Cuma namazımızı. İnşallah pandamı öncesi günlerde olduğu gibi kıldığımız namazlara döneriz. Gereğice ve gönlümüzce ibadetlerimizi yapabiliriz.
    Geldiğimiz bu aşama normal hayata döndüğümüz anlamına gelmemeli. Maskeli, tedbirli ve mesafeli duruşumuz hala devam ediyor. Salgın hastalık henüz yok olmuş değil. Aldığımız veya alacağımız tedbirlerle kendimizi ve sevdiklerimizi koruyacağız. Görünmeyen gizli düşmanla mücadelemiz devam etmektedir. Bu bir hayatta ve sağlıklı kalma savaşıdır. Tedbirli olanlar bu salgından az zararla kurtulacaklardır.
Devletimiz gerekli tedbirleri almakta, gerekli uyarıları yeteri kadar yapmaktadırlar. Vatandaşlara düşen bu uyarıları dikkate alarak salgından kendilerini ve sevdiklerini korumayı öğrenmelidir. Gördüğümüz ve anladığımız o ki bu işin şakası yok. Cemaatin camiden, öğrencinin okuldan koparak evine hapsedildiği dönmede yaşıyoruz.  
    Şimdiye kadar yaşamadığımız farklı bir döneme geçmiş durumdayız.  Bu dönemin en önemli özelliği tedbirli olmaktır. Mümkün olduğunca evde kalmaya devam etmeli, maske kullanmalı, mesafeli olmalı ve temastan kaçınarak tedbiri elden bırakmamalıyız. Bıkmadan usanmadan her zaman tekrar etmekte fayda var. Evde hayat var, hayat eve sığar. Evde kalın ve sağlıcakla kalın.