Bugün, 27 Şubat 2021 Cumartesi

Seyfi GÜNAÇTI


Ahmet Sezgin

Ahmet Sezgin


Terme'deki ilk görev yerim İmam Hatip Lisesi'dir. Bu okulda 27 Temmuz 1981 tarihinde öğretmen olarak göreve başladım. Üç ay sonra da müdür yardımcılığına atandım. 
Ben okula geldiğimde Ahmet Sezgin lise 2'inci sınıf öğrencisiydi. Derslerine girdiğimi hatırlamıyorum. Fakat idareci olduğumdan dolayı bir duyuru yapmak yahut öğrenciler arası bir sorunu çözmek için sınıfına girmişimdir. 
Onun çok göze çarpan bir yapısı yoktu. Sakin ve uyumluydu. Ders için olmasa bile bir sınıfa girdiğinizde, sözlerinize olumlu ya da olumsuz tepki veren öğrenciler bulunur. Onlar bellidir. Ancak A. Sezgin'in böyle bir özelliğini de hatırlamıyorum. Varsa da ben bilmiyorum.
Bazı öğrenciler idarenin kapısını çalmadıkları günü günden saymazken, Ahmet Sezgin'in her hangi bir istekle odama geldiğini de hatırlamıyorum. Hele de bir olaya karıştığını yahut arkadaşları ile tartıştığını duymadım.
İmam Hatip Lisesi'nden mezun olduğunda sanırım diplomasını ben düzenledim. Sonra Edebiyat Fakültesine girdi ve 1988'de okulu bitirdikten sonra bir öğretmen adayı olarak karşıma geldi. O zaman İlçe Milli Eğitimde şube müdürüydüm. Henüz ataması yapılmamıştı. Bizden vekil öğretmenlik talebinde bulundu. Geçmişteki iyi halini de göz önüne alarak ona Kozluk Ortaokulu'nda ücretli öğretmenlik görevi verdik. Öğretmenlikte yeniydi ama görevini gereği üzere yerine getirdiğine inanıyorum.
Sonra Bakanlık tarafından atamasının yapıldığını ve İstanbul Kartal Anadolu Lisesi'nde, çok sevdiği edebiyat öğretmenliği görevine başladığını duyduk. Bir başka okulda daha çalıştıktan sonra memleketine, Terme'ye döndü. 
Öğrencilik yıllarında hiçbir olumsuz olaya karışmayan, sakin yapılı Ahmet Sezgin, o günün Terme Lisesi müdürü ile sorunlar yaşadı ve 1998'de istifasını verdi. Özel okullarda 12 yıl öğretmen ve yönetici olarak çalıştıktan sonra yeniden devlet okullarında çalışmaya başladı.
Bir edebiyat öğretmeniydi ve bir şeyler yapmak, bir şeyler üretmek istiyordu. Otuz dokuz yıldır tanışıyorduk ama Bilgi Gazetesinde köşe yazıları yazmaya başlayınca daha sık görüşür olduk. Kâh gazetede, kâh yayın kurulu toplantılarında bir araya geliyorduk. Çünkü ben de Bilgi Gazetesinde hasbelkader köşe yazıları yazmaya başlamıştım. 
İşte o sıralar gördüm ki, okul yıllarında tanıdığım Ahmet Sezgin gitmiş, farklı bir kişilik gelmişti. Karşımızda o sessiz bildiğimiz Ahmet yoktu. Konuşmayı seviyordu. Toplantılarda,  “Ne söylesek, hangi teklifi yapsak?” zahmetinden bizi kurtarıyor, bizim düşüncelerimize de tercüman oluyordu. Bize sadece özet geçmek kalıyordu.
O, kendisini “Eğitimci, şair ve yazar” olarak tanıtıyor. El hak doğrudur. 
Eğitimci yönünü anlatmak için kendimizi yormaya gerek yok. 32 yıldır öğretmenlik yapması bunu ispatlıyor. Şairliğine gelince, “Güllerimi Ver Anne” isimli bir şiir kitabı olduğunu biliyorum. Nezaket göstermiş, imzalayıp bana da vermişti. Ayrıca ulusal kanal Tv 5'de ve iki mahalli televizyon kanalında şiir programlarına katıldı, şiirlerini okudu. Yani bu konuda da söylenecek bir laf yoktur.
Ahmet Sezgin aynı zamanda bir yazardır. Pek çok dergide yazıları yayınlandı. Onları burada sıralasam belki de sütunum yetmez. Kitaplarının sayısına gelince, bir elin parmakları sayısına yaklaşmıştır. Çok uzun sürede hazırlanan ve zahmetli bir araştırmayı gerektiren 393 sayfalık “Termeli Şairler ve Yazarlar Ansiklopedisi”ni 2012 yılında yayınladı. Araştırmaya dayalı bir eseri hazırlamak ve yayına vermenin zorluğunu kendimden biliyorum. 
Bunun dışında bizzat kendi ürünü olan “Aşk Medeniyetine Yolculuk” isimli eseri 2019 yılında okuyucuları ile buluştu. 2020 yılı da onun için tam bir verimli dönem oldu. Üç kitabını birden yayınlamayı başardı:
1.Türkçenin Feryadı ve Dil Davamız(416 sayfa), 2.Ortaokullar İçin Hikâye Seçkisi(65 hikâye, 255 sayfa) ve 3.Kırk Yazardan Kırk Hikâye.
Her ürün bir emek işidir. Çalışma ister, gayret ister. Çalışmalarından ve ortaya koyduğu eserlerinden dolayı kendisini tebrik ediyorum. Onun yetişmesinde bir katkım olmasa da, aynı okulun öğretmeni olmaktan dolayı kendisiyle gurur duyuyorum. Edebiyat dünyasına yeni eserler kazandıracağına inanıyor, çalışmalarında ve meslek hayatında başarılar diliyorum.