Bugün, 4 Aralık 2021 Cumartesi

Nazmi KILIÇ


ARKA TAŞ

ARKA TAŞ


İnsanlar hayatın iniş ve çıkışlarına, zorlu yokuşlarına karşı her zaman yanında birilerine ihtiyaç duyarlar. Hangi konumda, hangi mevki ve makamda olurlarsa olsunlar, bazı anlarda yalnızca aşamayacağı sıkıntıları vardır.

         Henüz daha çocukken başlanır arkadaş edinmeye. Çocukluk arkadaşı, okul arkadaşı, askerde askerlik arkadaşı, çalışma hayatında iş arkadaşı hep vardır. Bu arkadaşlığın en anlamlısı ve önemlisi bence hayat arkadaşlığıdır.

         Çocukluk arkadaşlarımızla oyunlar oynayarak büyürüz. Okula başlayınca okul arkadaşlarımızla birbirimizin eksiklerini tamamlar kendimizi hayata hazırlarız. Askerlik arkadaşlarımızla büyük sorumluluklar almayı öğreniriz. Kendimizi daha farklı geliştirir, daha da olgunlaşırız.

         Ya hayat arkadaşlarımız. Hayat arkadaşlığının insanlar için taşıdığı önemi anlatmaya bilmem gerek var mı? Beraber yürünecek yolda paylaşılan hayatın zorluklarını aşmak için hakikaten büyük samimiyet ve sadakate ihtiyaç duyulur. Bu sorumluluğu alamayanlar öyle kolay pes ediyorlar ve adına anlaşmazlık, şiddetli geçimsizlik deyip koparıp atıyorlar. Çok acı ve saçma değil mi?

         Hayatımızı kolaylaştıran, sadece kendisi için değil çevresine karşı sorumlu olduğunu hisseden herkesi arkadaş olarak kabul ederiz. Bu arkadaşlık dün olduğu gibi şimdide vardır. Arkadaş kelimesinin hangi aşamalardan geçerek günümüzde “arkadaş” şekline gelmesi daha birçok gerçeği anlatmaya yetiyor.

         Orta Asya' da savaşın ok ve yay ile yapıldığı dönemlerde Türk savaşçılar, arkalarından gelebilecek bir saldırıyı önlemek için,  sırtlarını bir ağaca, kaya veya taşa vererek, ok atarlarmış.

         Atalarımız genelde bozkır hayatı yaşadıkları için bu sırt dayanan nesne genelde bir taş veya kaya olurmuş. Yıllar sonra bu sırt dayanan taşın ismi arka-taş veya Azerbaycan'daki söylenişiyle “arka-daş'” biçiminde dilimize yerleşti.

         Bugün bile güvenebileceğimiz bizi arkadan vurmayacak olan, sevgi ve samimiyetine güvendiğimiz kişilere verdiğimiz isimdir. “Dostluk” kavramının zaman içinde, insanın arkasını yaslayabileceği ve kendisini olabilecek kötülüklerden koruyacağı fikri ile özleştirilmesi sonucu “arkadaş” sözcüğü “dost” anlamında Türkçemizdeki yerini buldu. 

Sırtınız “arka-taş'” sız kalmasın. Bir hikâyecikle konuyu anlamlandıralım:

Aşk ve arkadaşlık bir gün yolda karşılaşırlar. Aşk kendinden emin bir şekilde sorar:

         -Ben senden daha samimi ve daha cana yakınım sen niye varsın ki bu dünyada? 

         Arkadaşlık cevap verir:

         -Sen gittikten sonra bıraktığın gözyaşlarını silmek için.

         Gözyaşlarınız olmasın. Ama aşkların bıraktığı gözyaşlarınızı silecek arkadaş(dost)larınız olsun. Hayatın zorluklarına karşı hayat arkadaşınız daima sizinle olsun. Her şey gönlünüzce olsun.