Bugün, 28 Eylül 2020 Pazartesi

Zeki ORDU


DENİZİ YAŞAMAYAN ŞEHİR: TERME

DENİZİ YAŞAMAYAN ŞEHİR: TERME


    Öğretmenlik yaptığım yerler hakkında yazma sırası Terme'ye geldi. Yazma sırasında kararı  alfabeye bıraktığım için; Akkuş, Bitlis, Terme, Tirebolu ve Ünye ile ilgili yazacağım yazının üçüncü ayağı Terme olmaktadır.
    Terme Karadeniz'de denize sınırı olduğu halde denizi yaşayamayan şehirlerden biridir.  Batıdan doğuya doğru gidildiğinde Ünye'de görüş menziline giren deniz, ülke sınırlarının sonuna kadar size yoldaşlık eder.
    Batı Karadeniz'de de durum aynıdır. Burada Samsun istisnai bir hal alır. Yani bir nevi “Denizi yaşayamayan şehir” dir.
    Konumuz o değil.
    Takvimler 2012 yılının Temmuzunu gösterirken Terme ilçesinde göreve başlamak için şehre eski giriş yerinden girdiğimde karşımda bir saat kulesi vardı. Doğrusu sadece bu durum bile beni etkilemişti. Çünkü saat kuleleri bende tarihi bir şehir intibaı uyandırırdı.
    Şu an dursaydı yaklaşık 20 yılı bulacak olan bu kule yerel yönetimdeki değişikliğin ardından kendisi tarih oldu. Daha sonrada mevcut yerel yöneticiler tarihteki yerini aldılar. 
    Yapanlar ve yıkanlar tarih için fark etmez. Çünkü tarih olanı kaydeder o kadar.
    Ben Hüseyinmescit Beldesine gidecektim. ( O zamanlar adı geçen yer belde idi ve büyükşehir unvanı kazanınca mahalle oldu.)
    Adı geçen beldedeki ortaokula vardım. Resmi işlerim bitti ve ben artık Eylül ayını beklemeye başladım.  İşte 2012 Eylülünden başlayan Terme günlerim, 2019 Temmuzuna kadar sürdü ve biz emekli olunca buradaki görev sürem ile yaşama sürem sona erdi.
    Terme resmi görev yaptığım beş yerleşim merkezinden en uzun süre çalıştığım ikinci yerdi. Ünye'de 21 yıl Termede 7 yıl mesleğimi icra ettim.
    Yedi yılda yedi kurum değiştirdim. Hüseyinmesçit,  İHO, Cumhuriyet, Sakarlı, Gölyazı, Söğütlü, Halk Eğitim.  Bu yedi yerde çok dostluklar biriktirdim.  Ve Tirebolu'da başlayan meslek hayatım Terme'de sona erdi.
    Terme Bilgi Gazetesi, Bilgi Pınarı Dergisi ve birçok meslektaşlarım benim için “Gönül Mektebi” oldu. Onlardan çok şey öğrendim.
    Ayrıca Hüseyinmesçit'te üç, Sakarlı ve Söğütlü'de birer okul gazetesi çıkardık. Yine şahsi olarak Termede bir ilk olan ; Terme ilçesinde o zaman için 10 tane liseye ait okulların hiç fire vermeden hepsinden en az bir öğrenci okullarını temsilen yazı yazdı. Ayrıca terme genelinde 15 öğretmen aynı dergiye yazı yazdı. YÂR YÜZÜ adı verdiğim bu dergi daha önce okullarda çıkan dergiden format olarak farklıydı.
    Söğütlü Ortaokulunda çıkarttığımız dergi ise aslında il ve ülkede bir ilkti. Samsun'a ait 17 ilçeden hiç fire vermeden öğrenci yazıları aldık. Bunu “Kalem Kardeşliği” adı verdiğimiz bir proje ile hayata geçirdik. Samsun'un 17 ilçesinin en az bir okulundan öğrenciler kendi ilçelerini temsil eden yazılar yazdılar. Yani bu zamana kadar bir ilin bütün ilçelerinden hiç fire vermeden yazıların bir arada cem olduğu bir neşriyat o güne kadar yoktu.
    Bütün bunların ardında bizim de meslek hayatımız sona erince geriye tatlı bir hatıra olarak hafızamızda bunlar kaldı.
    Yedi yıla çok dostluklar sığdırdık.
    Şimdilik hoşça kal Terme. Seninle ilgili daha çok şey yazacağız.