Bugün, 23 Ocak 2021 Cumartesi

Selim EROĞLU


EKMEK ASLANIN AĞZINDA DEĞİLDİR

EKMEK ASLANIN AĞZINDA DEĞİLDİR


    Çocukluğumdan beri hep duyarım, artık ekmek aslanın ağzında diye. Hatta daha ilerisi var. Artık ekmek aslanın ağzında değil midesinde,  diye.
    Bu sözlerle ne murat ediliyor acaba!
    İnsanların çok çalışması mı amaçlanıyor? Tembelliğe bayrak açılması mı isteniyor?
    Bu sözlere göre amel edenler gayelerine ulaştı mı?
    Türkiye'nin nüfusu 50  milyondu, ilkokula gidiyordum; öğretmenlerimiz, büyüklerimiz hep bunu söylerdi. Aradan uzun yıllar geçti Türkiye'nin nüfusu  80 milyonu aştı, hala aynı sözler söyleniyor.
    Bu sözler, insanları tembellikten kurtarıyor ve çalışmaya sevk ediyorsa amenna. Buna bir itirazım olamaz. Lakin aksi tesir yapıyorsa, insanları karamsarlığa gark ediyorsa, işte buna itirazım var.
    Ben bu sözlerin insanları karamsarlığa sevk ettiğini düşünüyorum ve  de gözlemliyorum. Kültürümüzle, geleneklerimizle, inançlarımızla bağdaşmadığını iddia ediyorum. Neden böyle düşünüyorsun diyebilirsiniz.
    Açıklayayım.
    Bir defa Cenab-ı Allah rızıksız kul yaratmaz.
    Ağılda buzağı doğsa dağda otu biter.
    Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri bunu şöyle dile getiriyor:
    ''Bizim Hakk'a münacatımız rızık için değildir haşa,
    Rezzak-ı Alem rızıksız kul yaratmaz ya.''
    Bu bir inanç meselesidir. Rızkı veren Allah'tır
    Rızık, kişinin yediği, içtiği, giydiği ve gezdiğidir. Bunların dışındakiler, mal mülk ve servettir. Kişi ölünce rızkı biter, geriye serveti kalır.
    Eski insanlar daha mütevekkildi. Allah'a teslimiyetleri tamdı.
    Bizim içimize şüphe düştü. Kişi aç kalabilir, açık kalabilir ama rızıksız kalmaz. Rızık nasip işidir.
    Ekmek aslanın ağzındır, sözünün aslının  ekmek ( rızık ) ALLAH'ın arzındadır, şeklinde olduğunu öğrenince nasıl da yanlış kodlandığımızı anladım.
    Biz rızkımızı nereden temin ediyoruz? Tabi ki bizi yoktan var eden Cenab- ı  Allah'ın arzından. Tabi sebeplere sarılarak ve de çalışarak.
    Çalışmayınca insan, kaynamaz kazan.
    
    Nasıl oldu da bu güzelim ifade morallerimizi bozacak şekilde değişikliğe uğradı?
    Ben bunun kasıtlı yapımış bir kültür erozyonu olduğunu düşünüyorum.

    Allah'ın arzında rızkını arayıp da aç kalan var mı?
    Çalışkan ve çalışan adam her devirde kazanır.
    Cenab-ı Allah, Cuma suresinin 10. ayetinde mealen şöyle buyuruyor: '' Sonra da namaz kılındı mı yeryüzüne dağılın da Allah'ın lütfundan nasibinizi arayın. Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.''
    Ayet gayet açık.
    İnsanoğlu, namazını kılacak, rızkı için arza dağılacak, Allah'ın kendisine bahşettiği nasibini arayacak.
    Burada coğrafi bir sınırlamadan bahsedilmemiş. İnsanlara bütün yeryüzü rızık alanı olarak tahsis edilmiş.
    Namaz kılıp kabuğuna çekilmek yok. İlla mücadele ve gayret lazım.
    Rızık  Allah'ın arzındadır sözü yukarıda zikrettiğim ayetin  bir nevi teyiti gibi geldi  bana.
    Nasıl oldu da ekmek aslanın ağzında, hatta midesinde oldu?
    Çocukluğumda sirkte aslanı görünçe bayağı korkmuş ve aç kalırım korkusuna kapılmıştım. Hiç de öyle değilmiş.
    Ben de dahil , günümüz insanı  bundan 50-30 yıl öncesinin insanlarına göre daha bolluk içerisinde yaşıyor. Karamsarlığa gerek yok.
    Yeter ki çalış.
    Dünya iki kulplu bir kazan, bir kulpundan tut sen de kazan.
    Neymiş, ekmek aslanın ağzında değil, Allah'ın arzındaymış.
    Sözün aslını öğrenince, ne yalan söyleyeyim, moralin yerine geldi.
    Gerçekleri  öğrenmek insana huzur veriyor.