Bugün, 21 Ocak 2021 Perşembe

Zeki ORDU


ENDOSKOPİ

ENDOSKOPİ


    Çok kişinin duyduğu, hatta bazı yakınlarına uygulandığı,  teşhis yöntemlerinden biridir. Kısaca şöyle açıklanabilir:
    Sindirim sistemi hastalıklarının incelenmesinde önemli bir yöntem olan endoskopi, hastalıkların tanı, takip ve tedavisinde kullanılır. Bu yöntem ile birçok hastalığın erken teşhisi ve tedavisi yapılabilir. 
    Zamanla, kullanılan cihazların kalitesi ve çeşitliliği de artış göstermektedir.     Endoskopinin başarısını etkileyen en önemli faktör, yöntemin doğru hastaya ve uzman kişiler aracılığıyla uygulanmasıdır. İşlemden yeterli performansın alınabilmesi için bu uygulama, endoskopi eğitimi alan genel cerrah doktorları ya da gastroenterologlar tarafından yapılmalıdır.
    Hastalık insanlar içindir. Ne kadar dikkatli olursak olalım bir şekliyle hasta oluruz. Önemli olan hastalıktan korunma yöntemlerini bilmek ve uygulamaktır.     Hastalığa çare aramak kadar, korunmak da önemlidir. 
    Geçenlerde bir rahatsızlığımdan dolayı hekime görünmeye karar verdim. İnsanda bazı şikâyetler vardır ki hangi hekime görüneceğini bile bilemezsiniz. Bu durumda tedaviye başlama süreciniz uzar. Tıbbi olarak nasıl isimlendirilir bilmem ama birden çok hastalığın belirtisi aynı anda görününce; müracaat edeceğiniz hekimi seçmekte zorlanırsınız. 
    Yaptığım araştırmalardan sonra işin uzmanlar önce  “endoskopi” olmamı istediler. Madem bilenlere sorduk bize de uygulamak düşer.  Biz de Samsun ATASAM hastanesinde “endoskopi” denilen bu uygulama nasıl oluyor görelim dedik. 
Tam olarak görmemiz mümkün olmayan bir uygulama imiş meğer. Ne kadar zaman baygın veya uyur halde kaldığımı bilmiyorum ama tatlı bir uykudan uyanır gibi uyandım. 
    Endoskopi için beni hazırladılar. Uygulama odasında bulunan görevlilerin olaya nasıl dâhil olacaklarını bilmiyordum. Sonra adlarının Nursel Çelik, Sena Gündoğdu olduğunu öğrendiğim hemşireler ile personel Tolga Gökçen beni hazırladılar. 
    Hani ilk intiba çok önemlidir derler ya, ben de biraz tedirgin girdiğim odada kısa süre sonra heyecanımı yendim. Hemşireler ve personellerin uyumu dikkatimi çekti. Ekip olarak çok uyumluydu. İnsanın nerdeyse kendisini hemen tedavi edilmiş gibi hissetmesi hasta morali için oldukça olumlu bir gelişme.
    Önce gelecek olan hekimin işini kolaylaştırmak için bazı aletler hazırlandı.     Ağızdan bir sıvı sıkıldı, sonra daha çok filmlerde gördüğüm bir şeyi burun deliklerime gelecek şekilde yerleştirdiler. Nefes alırken tanımadım bir koku hissediyordum. 
    Bütün olup bitenleri önceleri görüyordum. Sonra odaya Op. Dr. Şeref Özen'in girdiğini hatırlıyorum. Daha sonra mı? …
    Aradan ne kadar zaman geçti bilmiyorum. Bir bayan sesi beni uyandırdı. Sanırım ismimi de telaffuz etti.  Derin bir uykudan uyanır gibiydim. Gibisi fazla galiba çok derin bir uykuya “daldırılmışım.”
    Artık ayıldığımda mı demem lazım, uyandığımda mı demem lazım bilmem ama kendimi çok hafif hissediyordum. Bana “Başımın dönüp dönmediğini” sordular.     Üzerimde hiçbir olumsuz belirti yoktu. 
    Bu bir ekip ve müessese başarısıydı. 
    Bu vesile ile Başta Op. Dr. Şeref Özen Beyefendiye, Nursel Çelik ve Sena Gündoğdu hemşilere ve personel Tolga Gökçen'e çok teşekkür ederim. Bir teşekkür de bu kadar uyumlu bir ekibi bir araya getiren Samsun ATASAM hastanesi yöneticilerine…
    Sağlıklı günlere efendim.