Bugün, 13 Temmuz 2020 Pazartesi

Selim EROĞLU


ERİK DİBİ'NDE ERİK DALI…

ERİK DİBİ'NDE ERİK DALI…


    Kocaman ile Hüseyinmescit arası yaklaşık üç km. İkisinin ortasından aynı ırmak geçiyor. Bilinen adıyla Kocaman ırmağı. Böyle biliniyor ve böyle söyleniyor. 
    İki köyün arası tamamen düz ve verimli ova. Her türlü ürün ekilip biçiliyor. Eskiden bu ova tamamen çeltik tarlasıydı ya da mısırlıktı. Şimdilerde dümdüz ovanın yüzde sekseni fındıklık. Ova çağa ayak uydurdu ve kendisini fındıklıklara teslim etti. Ne zaman aslına döner eder bilinmez. 
       Kocaman ırmağı yine eskisi gibi gür ve berrak akıyor. Mümbit arazilere bereket sunmaya devam ediyor. Çocukluğum bu iki köy arasındaki ırmakla ve ırmağın kenarlarındaki tarlalarda geçti. 
       Çocukluk insanın anavatanıdır. İsteseniz de anavatandan çıkamazsınız. O artık sizin kaderiniz olmuştur. Kaderden şikâyet edemezsiniz, ona sitem de edemezsiniz. Çünkü o kaderi size bahşeden bir Yaradan vardır. 
       Bu coğrafyada kendiliğinden oluşmuş yer isimleri var. Ne zaman oluştuğu ve kim tarafından ortaya atıldığı pek bilinmez. Bunun bir önemi de yoktur. Nasıl oluşmuşsa oluşmuş ve var olmuş. Halk buna pek kafa yormaz. Yakın zamana kadar ben de kafa yormazdım. Ne hikmetse okuduğum kitapların tesiriyle olsa gerek kafa yormaya başladım. Dedim ya çocukluğum peşimi bırakmıyor. 
       Burada dört tane birbirine yakın yer ismi var. Bilhassa bütün Kocamanlılar bilir. Çünkü hayatları bu isimlerle yoğrulmuştur. Merak ediyorsunuz değil mi? Söylüyorum: Dutdibi, Erikdibi, Kavlandibi, Kirazdibi. Dördü de ağaçla anılıyor. Üçü meyve veren ağaç, biri ise meyve vermeyen ağaç.
       'Dip' kelimesi ilk anlamıyla bir şeyin en altı demek. Bu bilinen anlamı. Halkımız bunu bu anlamda kullanmıyor. Buradaki 'dip', bölge, mıntıka, yöre anlamında kullanılıyor. Dutdibi derken, dut bölgesi anlamında kullanılıyor.
       Dedim ya bu isimlerin ne zaman ortaya çıktığı bilinmiyor. Belki de bilinmeyen bir zamanda burada dut ağaçları vardı, kiraz ağaçları vardı, erik ağaçları vardı, kavlan ağaçları vardı ve böyle söylenir oldu. Kirazdibi deyince, kirazın bol olduğu yer anlaşılması gerekmez mi? Haliyle öyle olması gerekir. Çocukluğumdan beri hatırlıyorum, burada numunelik de olsa bir tane bile kiraz ağacına rastlamadım. İklim olarak pek kiraz yetişen bir yer gibi de durmuyor. Şimdilerde Kirazdibi hep fındıklık olmuş durumda.
       Adı geçen ağaçlar bu coğrafyanın bin yıllık tapu senedi. İsmleriyle bu bölgeye damgalarını vurmuş. Bilen bilir, bilmeyen için söylüyorum, çınar ağacına bizim yörede 'kavlan' denir. Ses değişiminden dolayı 'gavlan' denildiği de olur.
       Bir yere Kavlandibi, Erikdibi, Dutdibi, Kirazdibi deniliyorsa orası bin yıldır bizim demektir. Bu isimler tapu tescil belgemizdir. Siz hiç bölgemizde Kividibi, Avokadodibi, Okaliptüsdibi diye yer isimleri duydunuz mu? Sizi bilmem ama ben duymadım. Çünkü bu isimler bu coğrafyaya yeni geldi. Demem o ki üzerinde pek de kafa yormadığımız yer isimleri kültürümüz açısından oldukça önemli. Her ne kadar farkına varmasak da. En az kendi ismimiz kadar coğrafi isimlerimize de sahip çıkmalıyız. İsimdir canım, ne önemi var deyip geçiştirmemeliyiz. Canlı örneği, Samsunlu olup da Kavakdibi'ni bilmeyen yoktur.