Bugün, 26 Mayıs 2020 Salı

Seyfi GÜNAÇTI


Garip Bayramı Sevince Dönüştürelim

Garip Bayramı Sevince Dönüştürelim


Önümüzdeki Pazar, Mübarek Ramazan Bayramı. Bayramınız kutlu olsun.
Bildiklerimizden farklı bir bayram yaşayacağız. Bayram süresince evlerimizde olacağız.
Madem sokağa çıkıp tanıdıklarla bayramlaşamayacağız, madem eş dost ziyaretine gidemeyeceğiz; ben de evdeki bayramı biraz olsun eğlenceli hale getirmek istedim. 25 yıl boyunca medyadan derlediğim, bana ilginç gelen konulardan bazılarını sizinle de paylaşmak istiyorum.
a)Bir berberin camındaki eleman aranıyor ilanı:
“Üniversite mezunu çırak aranıyor.
Not: KPSS zorunluluğu yoktur.” (2007) Yorumsuz. 

b)Bir gazeteye verilen satış ilanı:
“SATILIK: Topkapı'da Adnan Menderes'in Anıt Mezarlığının karşısında bulunan aile mezarlığımı, amcamın oğlu ile aynı mezarlıkta yatmak istemediğim için devretmek istiyorum. 
Ahmet Atalay. Tel: 0212- … ve 0532- …”
Satılması için, amcaoğlunun varlığı sizce de yeterli sebep sayılır mı? Peki, satın alan kişi, o huysuz amcaoğlu ile geçinebilecek mi? Ne de olsa büyüklerimiz “Ev alma, komşu al” demişler. 

c)Bu da bir lokantanın uyarı levhası:
“SAYIN MÜŞTERİLERİMİZ. BURASI LOKANTA, PASTAHANE DEĞİL. ELELE TUTUŞUP OTURMAYINIZ. EDEPLİ VE SAYGILI OTURUNUZ. 
MÜESSESEMİZ GERÇEK AİLE YERİDİR. TEŞEKKÜR EDERİM. NECATİ ÖZDEMİR.”
Gerek edebinden ve gerekse cesaretinden dolayı Necati Bey'i tebrik ediyorum. Yanınızda eşiniz veya bayanlar varsa, çekinmeden girebileceğiniz bir mekân demektir. 

d)Şanlıurfa'nın bir ilçesinde belediye hoparlöründen yapılan duyurudur:
“Dikkat dikkat!.. Belediyemizin diktiği ağaç fidanlarını kıran heyvansa, zaten heyvandır. 
Çocuksa, heyvan çocuğudur. Eğer büyükse heyvan oğlu heyvandır.” 
Nasıl? Tam bir tespit olmuş mu?
Bu ilanı, arabaları çizenlere de uyarlasak bir faydası olur mu acaba?
Haberi, bir gazetenin Şanlıurfa muhabiri İdil Ezgi yapmış. (Sabah, 30.12.2003)
*    *    * 
Şartlar ne olursa olsun bir bayram daha geliyor. Bayram var ama camilerde cemaatle bayram namazı kılamayacağız. Bayram var ama aile fertleri dışındaki dostlarımızla yakın mesafe bayramlaşamayacağız. Bayram var ama çocuklar parklara koşup eğlenemeyecek. 
Bu bayramda tatil beldelerine akın da olmayacak. Çünkü evlerde olacağız. 
Büyükler neden hep çocukluk günlerinin bayramlarını özlüyor? Çünkü o zaman rahattılar. Henüz omuzlarında bir ağırlık hissetmiyorlardı. Geçim derdi yoktu. Özgürce koşuyor, eğleniyor, bayramın tadını çıkarıyorlardı. 
Öyle ise, bayramı bayram haline getirmek büyüklerin görevi; sevinmek, eğlenmek, bayramı doya doya yaşamak çocukların hakkıdır. Bayramlaşmak için gelen çocukları terslemeyin. “Bunlar mutlaka para için geliyordur; arsızlar!” demeyin. Bozuk paranız yoksa, onlara verecek bir şekeriniz, gösterecek gülen bir yüzünüz de mi yok? 
Bayram berekettir. Bayram umuttur. Bayram özlemdir. Bayram sevinme ve sevindirme günleridir. Yaşamakta olduğumuz sıkıntılı duruma rağmen, bu bayramın çocuklar için olduğu kadar büyükler için de sağlıklı olarak kutlayacağımız bir bayram olmasını; bir sevinç, bir huzur, bir mutluluk vesilesi olmasını diliyorum. 
Dualarınız kabul, ibadetleriniz makbul, bayramınız mübarek olsun.