Bugün, 1 Aralık 2020 Salı

Zeki ORDU


GİRESUN KALESİNDEN ŞEHRİ SEYRETMEK

GİRESUN KALESİNDEN ŞEHRİ SEYRETMEK


Yaklaşık kırk yıla yakın meslek hayatıma ait hatıralarımı kaleme almak istedim. Hemen çalışmalara başladım.  Beş ayrı yerde görev yapmıştım. Bunlara Sırasıyla; Tirebolu, Bitlis, Ünye, Akkuş ve Terme idi. Tirebolu’da başlayan eğitim yolculuğu Terme’de son bulmuştu.

İlk iş olarak hafızamda kalan hatıraları not almak oldu. Bunlardan Bitlis en uzak olanıydı. Ünye, Akkuş ve Terme aynı coğrafyadaydı. Ve bilgilere ulaşmak kolaydı.

Ben uzak olana göre, en yakın yer olan Tirebolu’ya gitmeye karar verdim. Hem ilk görev yerimdi, hem de en fazla 2,5 saatlik bir yoldu. 

Tirebolu’ya gitmek için 9 Kasımı 2020 tarihini seçmiştim. Çünkü bu şirin ilçeye ilk atandığım zaman takvimler 9 Kasım 1982 yılını gösteriyordu. Yani yıl dönümünü bilerek seçtim.

Durumu sosyal medyadan duyurunca bazı öğrencilerim haberdar oldu. Güneşli bir pazartesi günü yola çıktım. Yolum üzerinde Ordu ve Giresun şehir merkezleri de vardı. Tabii buralarda buluna arkadaşlarla buluşmadan geçmek olmazdı.

Daha önce sosyal medya üzerinden tanıdığım Giresunî mahlaslı şiirler yazan ayrıca şair ve yazar olan Hatice Satgun Hanımefendi bizi Giresun il merkezinde karşıladı. Tam bir kültür insanı olan Hatice Hanım ile Giresun kalesine uğradık. Yol boyu ile ait tarihi ve kültürel yerler ve yapılar hakkında bilgiler verdi.

Hemen hemen bütün kaleler gibi Giresun kalesi de şehre hâkim bir yerdeydi.  Kalelerin tarihi özelliklerini burada anlatmak uzun sürer. Devrin şartlarına göre inşa edilmiş zamanın en etkili müdafaa yapılarındandır.

Giresun Kalesi görülmeye değer bir yer. Şehre ve manzaraya hâkim. Bir yandan yemyeşil şehir, bir yanda masmavi deniz. Bir yanda da uçsuz bucaksız bir gökyüzü.

Size ne bir rüyayı ne de bir hayali anlatıyorum. Zaten Giresun’un kalesine uğradığınızda siz hayal kurarsınız zaten.

Üzerimde “Tirebolu” yazılı bir “tişört” var. Madem ilk görev yerime gidiyorum, oraya ne kadar sevgi gösterdiğim anlaşılsın istedim.

Kalede yaklaşık üç saati aşkın zaman şehrin kültürel yapısı ile ilgili sohbet ettik Hatice Satgun Hanımefendi ile. Şehrin tanıtılması için nelerin yapılmasını, nelerin yazılmasını, nerelerinin tanıtılmasını, göz ardı edilen yerlerini, sosyal, kültürel ve ekonomik yapısını ve buna benzer yönlerini konuştuk.

Ülkemizin her yeri güzeldi. İşin içine Karadeniz girince güzelliğin rengi değişiyor bir kere. Siz neresinden başlayacağınızı şaşırıyorsunuz.

Uzun ve gönülden sohbetin ardından sonra adımıza imzalı şiir kitabını bize taktim etti. Ben de Tirebolu’da çalışmalar yapmak için yola revan oldum.

Kendisine misafirperverliğinden dolayı teşekkür ediyor, daha önce olduğu gibi bundan sonraki çalışmalarında da başarılar diliyorum.