Bugün, 28 Eylül 2020 Pazartesi

Zeki ORDU


HALİME BAK AHVALİMİ ANLA

HALİME BAK AHVALİMİ ANLA


              Son günlerde uygulanan sokağa çıkma yasağından dolayı evlerimizle daha sıkı fıkı olmaya başladık. 
    İnsanların alışık olmadığı şartlara uyması ruhen zordur. Yeni şartlar bize yeni alışkanlıklar kazandırdı. Evlerdeki mecburi ikamete önceleri zorlandık. Ancak insanoğlu şartlara çabuk adapte olan bir varlık.
    Mecburi sebeplerden dahi olsa evlerde yaşamaya alıştık. Çünkü daha önce normal bir ev hayatımızın olduğunu söylemek pek doğru olmasa gerek.
    Aslına bakacak olursa istisnalar hariç biz evde yaşamıyor konaklıyorduk. 
    Bu cümleyi ehemmiyetine binaen yeniden yazmalıyım.
    Biz evde yaşamıyor konaklıyorduk.
    Bu cümleye itiraz etmeyen çok az kişi olabilir. Ve ardından “Yaşamıyor da ne yapıyorduk” diye sorar.
    Kabul edelim ki günümüz toplumunda gün doğar doğmaz ekseriyet kendini sokağa atardı. Hele yeni nesli belli saatler içinde evde tutmak mümkün olmazdı. AVM denilen mağazalar, “kafe” denilen mekânlar, sokalar ve muhtelif ticarethaneler dolup taşar, yatmak için evlerine gelirlerdi.
    Sokağa çıkma yasağı olmasa bile yukarıda adı geçen yerlerin kapanması bazı insanları boşluğa düşürdü. Kütüphaneler hariç, diğer mekânları hıncahınç dolduran yeni neslin elinden oyuncağı alınmış çocuğa dönmesi onları birtakım faaliyetlerden alıkoymuştur.
    Her şey bir yana evde mecburi ikamet tamamen can sıkıcı hal almıştır. Ancak yaklaşık yarım asır önce hayattın büyük kısmı evlerde geçiyor ve insanlar yapacak işler buluyordu.     
Başta teknolojini gelişmesi ve popüler kültürün kendine has “sinsi” dayatması sonucu insanlar evlerinde çıkıp soka ve caddeleri yurt edindiler. 
    Sokağın en ürkütücü yanlarından biri de ölüm korkusu yaşatmasıdır.
    Önceleri pek ciddiye alınmayan bu durum, ülkenin ve dünyanın muhtelif yerlerinden gelen ölüm haberleriyle bir hayli tedirginlik meydana getirdi. Özellikle Avrupa ve ABD de olan ölümler ülke insanını fazlasıyla korkuttu.
    Günümüzde bazı kişileri ülkemizin Avrupa ve ABD gibi ülkelerin çok gerisinde olduğunu kabul etmeleri, yani bir nevi idrak kaybına uğramaları bazı dengelerin bozulmasıyla ezber bozma haline dönüştü. Mademki Avrupa'da ölümler oluyor önleyemiyor öyleyse bizim ülkede de bu salgın ciddi anlayışı kısa zamanda yerleşti.
    Yani içerdeki uyarılara itibar edilmedi de dışarıdaki musibetlerden ders çıkarıldı. İşin bu kısmı hazin. Bana göre virüsten daha elem verici. Çünkü zihniyetlerin virüs kapmış hali ki çaresi çok zor. Aşısının bulunması da onlarca yıl alır. Tabii o da kakarlı bir politikayla.
    Evde daha ne kadar kalırız bilinmez. Bilinen o ki dünya ve ülkemiz yakında yeni bir çehre ile karşı karşıya.
    Görelim ayine-i devran ne suret gösterir.