Bugün, 8 Ağustos 2020 Cumartesi

Selim EROĞLU


İKİ BAYRAM ARASI DÜĞÜN OLMAZ

İKİ BAYRAM ARASI DÜĞÜN OLMAZ


    Allah kabul, etsin uzun yıllardır kendi kurbanımı kendim kesiyorum. Severek, isteyerek ve ibadet aşkıyla yapıyorum. Kurbanla ilgili dini bilgimi ve teknolojik alt yapımı güçlendirmeye çalışıyorum. Peygamberimiz “Efdal olan kişinin kurbanını kendi kesmesidir” buyurmuş. 
       Bu işe soyunmamın temel dayanağı yukarıda zikrettiğim hadis-i şerif. Nasip olursa önümüzdeki mübarek cuma günü yine mübarek kurban bayramını idrak edeceğiz. Görüldüğü üzere iki mübarek gün, aynı zamana denk geldi. Bu, her zaman olan bir şey değil. Nadiren görülür. Hesaplamadım ama ömürde ya bir olur ya iki, bilemedin üç. Cuma günü müminin bayramıdır. Müslümanlar bu güne, bayram olması hasebiyle, özel bir önem verirler.
       Evde kitap okurken haliyle kurban aklıma geldi. Takvimi elime aldım, başladım hesap yapmaya. Bayram namazı 6:43'te kılınıyor, cuma namazı 12:51'de oluyor. Arada 6 saat gibi bir zaman var. Bir saat de bayram namazı sürse geriye 5 saat kalıyor. Bu 5 saatte kurban ibadeti yerine getirilebilir mi?
       Tecrübelerime dayanarak mümkün olamayacağı kanaatine vardım. Bu durumda cuma namazı için mecburen ara verilmesi gerekiyor. Bu 5 saatlik zaman zarfında kurbandan başka bir iş yapılabilir mi? Görülüyor ki asla yapılamaz, yapılamıyor.
       Ben böyle hesap yaparken bir anda başlıkta zikrettiğim atasözü aklıma takıldı. Bu zamana kadar bu söze “böyle saçma şey olur mu, yine bir batıl inançla karşı karşıyayız” deyip geçiştirdik. “Günlük hayatımızı hurafelerle dolduruyoruz” dedik.
       Oysa atalarımız bu kadar saçma laf etmiş olamazlar. Böyle demişlerse mutlaka bir hikmeti olmalı. Biz, yanlış bilgi olarak iki bayramı hep kurban bayramı ve ramazan bayramı olarak düşündük. Böyle düşününce “iki bayram arasında düğün olmaz” sözü, hurafe olmasa da mantıksız geliyor. Peygamber Efendimiz bir hadisinde “bir insan, kurban bayramı gününde kurban kesmekten daha güzel bir amel yapmış olamaz” buyuruyor. Bunu bilen bir mümin, kurban bayramı günü kurban ibadetinin dışında, hayırlı da olsa, başka işe bakmaz, bakamaz. Bakarsa günah işlemiş olmasa bile, yanlış yapmış olur. İşin sırrına vakıf olan müslüman böyle yapar.
       İşte atasözünde kastedilen iki bayram arası, insan hayatında nadir görülen bayram namazı ile cuma namazı arasındaki altı saatlik zaman dilimidir. Bu altı saatlik zaman diliminde en faziletli ibadet olan kurban kesmenin dışında başka bir iş yapılabilir mi? Hele hele düğün?
       Atalarımız “harman yel ile, düğün el ile” demişler. Yani akrabasız, konu komşusuz düğün olmaz. Eskiden düğünler ekseriya cuma günleri olurdu. Öncesi ve sonrasını kapsardı. Benim çocukluğumda böyleydi. Tatil olması hasebiyle düğünler, bir zaruret olarak, ekseriya cumartesi-pazara çekildi. Öyle de devam ediyor.
       Atalarımız bütün bu sosyolojik gerçeklerden hareketle beş saatlik zaman diliminde düğün (nikah) yapılamayacağını, bunun mümkün olamayacağını ifade etmişler. Yani bilgece bir söz.
       Dikkat ettim, atalarımız “günahtır, haramdır, caiz değildir” gibi dini kavramlar kullanmamışlar. Sadece “olmaz” demişler. Buradaki “olmaz”, mümkün olmaz, yakışık olmaz demektir. Adam illa da ben düğün yapacağım diyorsa ona da bir mani yok. Kendi başına yapar, düğümüne de kimse gelmedi diye sitem edemez. Edene, basiretli halkımız yukarıdaki gerçeği haykırır, “iki bayram arası düğün olmaz”.
       Böyle söz mü olur, yukarıdan aşağı hurafe kokuyor deyip, bilip bilmeden atalarımızı töhmet altında bırakmayalım. Bayram arifesi gerçekler bilinsin istedim. Şimdiden aynı güne denk gelen iki bayramınız da mübarek olsun.