Bugün, 28 Haziran 2022 Salı

Yılmaz İMANLIK


İLK NAMAZ

İLK NAMAZ


    Galiba 7-8 yaşlarındaydık. Güneşli bir ilkbahar günüydü. Tarlalarda, bayırlarda kır çiçekler yeni yeni açmış, kuşlar ilk şarkılarını bin bir hevesle yeni yeni söylemeye başlamışlardı.
    Evinizin alt tarafında Evlek dediğimiz küçük tarlamızın kenarında üç arkadaşla oyunlar oynuyorduk. Önümüzde şırıl şırıl akan ince bir dere vardı. Yalnız bulunduğumuz yer düz bir arazi değildi.
    Öğlen ezanı okunuyordu. Ezanı duyunca içimizde kendimize göre namaz kılma isteği uyandı. Nasıl kılınacağını bilmiyorduk ama büyüklerimizin birtakım hareketlerinden neler yaptığını az çok biliyorduk.
    Önce o küçük derede kendimize göre abdest aldık. Sadece elimizi, yüzümüzü ve ayaklarımızı yıkamak yeterliydi bizim için. Abdestimizi de alınca namaz kılmaya sıra geldi. Tabii o zamanlar kıble kavramını bilmiyorduk. Bayır aşağı namaz kılınmazdı; zaten öyle kıble de olmazdı. Biz de o yüzden bize göre kolay olan şeyi yaptık: Bayır yukarı doğru çocukça bir duygu ile namazımızı kıldık.
    Sonradan öğrendiğime göre kıble bizim kıldığımızın tam tersi yönmüş yani yamaç aşağı.
    Aradan yıllar geçti. O gün yanlış kıbleye dönerek çocukça kıldığımız namazda bulduğum huzuru, doğru kıbleye dönerek kıldığım namazlarda bulamadım çoğu kez. Galiba o gün içimizde saflık, masumluk ve tertemiz duygular vardı. Biz büyüdükçe galiba önce o pırıl pırıl akan sular kirlendi, sonra da duygularımız…