Bugün, 12 Ağustos 2020 Çarşamba

Yılmaz İMANLIK


‘İNSAN’I KAZANMAK

‘İNSAN’I KAZANMAK


    “Kazanmak için etrafındakileri harcayan insanın elde edeceği şey, galibiyet değil yalnızlıktır.”
    Günümüzde öyle insanlar var ki kazanmak ya da daha fazla kazanmak için çevresindeki birçok insanı harcar. Peki, bu karakterdeki insanlar kazanır mı gerçekten? Hayır! Sadece kendileri kazandıklarını zanneder…
    Dünyada insan kazanmaktan daha büyük bir kazanım yoktur. İnsanı kazandığınız zaman zaten birçok şeyi de kazanmış olursunuz. İnsanı kaybederseniz bu kaybı hiçbir zenginlik makam, mevki telafi etmeye yetmeyebilir.
    Bir ağaca tırmanırken bastığınız bütün dalları kırarsanız, bir gün ağaçtan düşme tehlikeniz olursa tutunacağınız hiçbir dal kalmaz. Boşluğa çakılırsınız. İnsan da böyledir. Yukarılara çıktığınızda sizin için yıllarını merdiven yapmış insanlara tepeden bakarsanız düştüğünüzde sizi tutacak şey, soğuk ve karanlık bir yalnızlıktan başka bir şey değildir.
    Bu dünyada makamlar, mevkiler bizlere Allah’ın bir emanetidir. Bir makama geldiğimizde yapacağımız en önemli şey insan kazanmak olmalıdır. O makamlar insanları üzmek, kırmak, harcamak için kullanılırsa Allah o emaneti sizden alıp başkasına verir. Ve o başkalarının yapacağı iyi ve kötü işlerde sizlerin de sorumluluğu olacaktır.
    Kendi ayağınıza bir çivi batmasın diye çevrenizdeki insanların kolunun bacağının kırılmasına ses çıkarmıyorsanız üstüne bir de o kişiye zarar vermek için elinizden geleni ardına koymuyorsanız kazandığınız başarıların size en ufak bir faydası olmayacaktır.
    Bunları yaparken bir yandan da harcadığınız insanları suçlamanın, kötülemenin hiçbir insani ve vicdani izahı mümkün değildir.
    Benim odam daha aydınlık olsun diye komşunun odasına giren bütün ışıkları kapatıp üstüne bir de komşum benim ışığımı çalıyor diye feryat etmek aslında sizi ışığa değil karanlığa götürecektir.
    Komşusu açken tok yatan bizden değildir.” Hadisini ne çabuk unutuyoruz? Komşusunun açlığına ses çıkarmayan, bir de komşum benim ekmeğimi çaldı diye sağa sola yaymak ne büyük bir nasipsizlik ve fakirliktir.
    Kul hakkı sadece başkasının cebinden parasını çalmak mıdır? Ya başkasının zamanını, emeklerini, alın terini çalmak, başkalarına gözyaşı döktürmek, kalbindeki huzuru çalmak, görev yapma aşkını zedelemek kul hakkı değil de nedir?
    En büyük zenginlik insandır. Onu kazanan her iki dünya için çok şey kazanırken, kaybeden de her iki dünyada da yalnızlığa mahkûm olur...