Bugün, 31 Ekim 2020 Cumartesi

Ahmet SEZGİN


KİTAPLARIMIZ HAKKINDA-2

KİTAPLARIMIZ HAKKINDA-2


Türkçe öğretmeni oğlum Furkan Sezgin, yeni çıkan iki kitabımız hakkında “Hikâye Seçkileriyle Değerler Eğitimi” başlıklı bir tanıtım yazısı yazmış. Bu çok değerli yazıyı sizlerle paylaşıyorum:

      Öğrenciler, kimi zaman çok iyi öğretmenlere denk gelir kimi zaman da okulların sadece öğretim işlevini resmi olarak yerine getiren öğretmenlere. Temiz yüreklere sevgi ve merhametle dokunabilen öğretmenlere denk gelen öğrenciler çok bahtlıdır.

     Bir de kitap denilen eşsiz bir gülistan vardır. Bu gülistan, insanı vezir de edebilir rezil de. Seçkin, kaliteli kitapları bulabilirsek okuldan alamadığımız birçok değeri, bilgiyi alabilme imkânımız olur. Bu kitapların en önemlileri arasında hikâyeler vardır. Eğitici, güzel hikâyeler, özellikle de çocuklara kısa zamanda büyük ve derin etkiler yapıp ruhunun derinliklerine inebilir.

     İşte Eğitimci-Araştırmacı-Yazar Ahmet Sezgin'in ilkokul 3 ve 4.sınıflar için hazırladığı “Kırk Yazardan Kırk Hikâye” ile “Ortaokullar İçin Hikâye Seçkisi” isimli kitapları da az önce belirttiğim insana kısa zamanda büyük etkiler yapabilen nitelikte eserler. Bu kitapların büyük bir titizlikle hazırlandığı, seçilen her hikâyeden anlaşılıyor.

    Hikâyelerde Millî Eğitim Bakanlığı'nın öğrencilere kazandırmayı amaçladığı birçok insani, millî ve manevi değer yer alıyor. Biri 160, diğeri 256 sayfa olan hikâyelerde belli başlı konu ve kazanımlar şunlardır: “Dostluk, kardeşlik, hoşgörü, sorumluluk, sevgi, saygı, şefkat, iyilik, dürüstlük, adalet, fedakârlık, mutluluk, kahramanlık, edep, misafirperverlik, edep, çalışma azmi, alçakgönüllülük, aile bağları, cesaret, ümit, özgürlük, özgüven, sabır, Allah sevgisi, vatan, bayrak, dil sevgisi”. İşte bu en temel insanî değerler ve konular nakış nakış yüreklere, zihinlere bu eşsiz hikâyeler vasıtası ile işleniyor. Hikâyeleri okurken okuyucunun yüzüne bazen güneş vuruyor, içi ısınıyor; bazen de tepesine lapa lapa karlar yağıyor ve içi titriyor, tüyleri diken diken oluyor.

     Etüt Yayınları’ndan çıkan bu hikâye seçkilerini okuduğumda ne çok değerimizi unutup kaybettiğimizi hissettim. Ama bu hikâyeler unuttuğumuz değerleri hafif esen bir rüzgâr edasıyla hatırladıkça mesleğine aşkla başlayan bir Türkçe öğretmeni olarak içimde ciddi anlamda bu değerleri diriltme hissi, bu değerleri yaşama ve yaşatma arzusu oluştu.

      Hikâye antolojilerinin seviye belirtilerek hazırlanması, Türkiye'de bu alandaki çok büyük bir boşluğu doldurmuş. Çünkü bu zamana kadar seviye belirtilerek hazırlanan hiçbir hikâye antolojisi olmamıştı. Öğretmen ve veliler, çocuklara milyonlarca hikâyeden hangilerini okuyacaklarını, okutturacaklarını bilmiyorlardı. Eğitimci-Yazar Ahmet Sezgin, Türk edebiyatının klasik ve günümüz hikâyecilerinden seviyeye uygun derlediği en güzel hikâyelerle edebiyattaki bu boşluğu doldurmuş oldu. İnşallah öğrenciler, öğretmenler ve veliler hangi hikâyeleri okuyacağız, okutacağız sorusunu artık sormayacaklar.

     Böylesine hayırlı ve güzel bir çalışma yaparak birçok insana birçok yitirilmiş değeri hatırlattığı için eğitimci-yazar babam Ahmet Sezgin'e çok teşekkür ederim.  Bu çok kıymetli kitapları hazırlarken sevgili ve idealist babamın yüzlerce kitap arasında günde 4 saat uyku ile 15 saat çalışma yaptığına bizzat şahit olduk. Rabbim kalemini, zihnini, bedenini, ruhunu her zaman diri eylesin.

    (Furkan SEZGİN, 11 Eylül 2020)