Bugün, 12 Ağustos 2020 Çarşamba

Nazmi KILIÇ


KURAN AYI

KURAN AYI


    Kutsal kitabımızın ifadesiyle içinde bin aydan daha hayırlı ve bir ömre bedel Kadirin bulunduğu gecenin ayak seslerini duymaya başladık. Bu günler yine Hz. Peygamber'in diliyle başı rahmet, ortası mağfiret, sonu kurtuluş olan günlerdir.  Ramazan ayının bundan sonra son dönemi olan kurtuluş dönemindeyiz.
    Niçin Ramazan ayı diğer on bir aydan daha değerlidir? Ramazanın üstünlüğü nerden gelmektedir? Bu sorunun cevabını Hz. Allah bize şu ayetiyle veriyor. “Ramazan ayı insanlara yol gösterici, doğrunun ve doğruyu eğriden ayırmanın açık delilleri olarak Kuran'ın indirildiği aydır.” İnsanlığı zulmetten nura çıkaran, hakkı batıldan ayıran Kuran, bu ayda inmiştir. İşte onun için Ramazan önemlidir ve diğer aylardan üstündür. Kısaca Ramazan, Kuran ayıdır diyebiliriz. İçerisinde bir de,” Bin aydan daha hayırlı olan kadir gecesi vardır.” Bu özellikleri Ramazan ayını diğer aylardan değerli kılmaya yeter de artar.
Bugün üzerinde durulması gereken en önemli konu, Kuran ayı olan Ramazan ayında yüce kitabımız Kuranı Kerimin ne kadar anlaşıldığı veya anlaşılması için ne kadar gayret sarf edildiğidir. Hepimiz bu ayda samimi olarak bir şeyler yapmak için çalışıyoruz. 
Ramazana Kuran ayı diyoruz. Bu ayda, Kuran okumasını bilenlerimiz okuyarak Kuranı hatmediyoruz. Bir camide hatim dinleyerek hatmediyoruz. Ama sadece Kuranın metnini okuyoruz. Kuranın sadece metnini okumak elbette bize sevap kazandırır. Hem de bir harfine on sevap kazanırız. Fakat asıl olan Kuranın bize verdiği mesajı anlamak değil midir? Kuran ayını değerlendirmek, onun ne dediğini anlayıp, hayatımızda da tatbik etmektir. O'nu anlamadan, insanlığa sunduğu mesajları bilmeden, değil Ramazan ayında, her gün hatmetsek yine de derdimize çare bulamayız.
İnsanlar hastalanınca doktora gider. Doktor da hastalığa teşhis koyar ve tedavi olarak ta bir reçete düzenler. Şimdi hasta doktorun yazdığı bu reçeteyi durmadan her gün okuyup iyileşmeyi beklesek ne kadar doğru yapmış olur. Gidip o ilaçları eczaneden alıp kullanmadan iyileşmesi mümkün değildir. İşte Kuranı anlamadan okumak, doktorun hastalığımıza karşı yazmış olduğu reçeteyi sürekli okuyarak iyileşmeye çalışmamızı beklemek gibidir. 
Hepimiz birer tane Kuranı Kerim meali alsak, her gün yirmi sayfasının mealini okusak, Ramazan bayramına kadar bitiririz. Belki biraz zorlanırız. Ama değmez mi? Hani Ramazan ayı, diğer aylardan üstündü ya? Üstün olan ayda üstün şeyler yapmak gerekmez mi? Kuranın mealini okurken dikkat edeceğimiz husus şudur. Anlamakta zorlandığımız ayetler hakkında yoruma gidip yanlış yapma riskine karşı Arapça bilen birinden ya da din görevlilerimizden rahatlıkla yardım alabiliriz. 
Sözün özü; kurtuluşumuz ancak, Kuranı okuyup anlamak ve hayatımızda tatbik etmekle mümkün olacaktır. Sadece okumak yeterli değildir. Bir sevgilimiz var. Bize mektup yazmış. Onu her defasında sevdiğimizi söylüyoruz ama mektubunda ne yazdığını bir türlü merak edip okumuyoruz. Belki aşkımıza evet dedi. Biz cevabını okumak yerine, her defasında zor olanı seçiyor, anlatanın ve anlatılanın ne olduğundan habersiz çıkarı için dini kullananlardan bile, dinimizi öğrenmeye çalışıyoruz. Hatta öyle gerçekler var ki, bir Hıristiyan dahi İslamı bize öğretmeye çalışıyor. 
İçinde bulunduğumuz zaman hakikaten fitne ve fücurun kol gezdiği bir zamandır. Bu sebeple Müslüman bilgili, akıllı ve donanımlı olmak zorundadır. Her şeyden önce Müslüman her saniye arkasında dolaştığı şeytanın şerrinden korunmasını bilmelidir. Elinden Kuranı, dilinden duayı, gönlünden imanı eksik etmeyen dünya ve ahretini kurtarmış olur. Bunun için Kuran ayı Ramazanda Kuranı anlayarak günümüzü ve yarınımızı kazanma çabasında olalım. Kurtuluş dönemine yaklaştığımız bu Kuran ayı Ramazanı gerektiği gibi yaşayan şanslı ve sağlıklı kullardan olabilmeniz dileği ile herkese hayırlı ramazanlar dilerim.