Bugün, 8 Ağustos 2020 Cumartesi

Zeki ORDU


LİSAN VE ESER

LİSAN VE ESER


    Her kitap, kitapsever için paha biçilmez bir servettir. Bir okur; ya satırlar arasında bir yolculuğa çıkar, ya da mısralarla birlikte hisler âleminde gezinir. Kaleme alınmış her kelime bir kelimeden, her cümle bir cümleden daha çok şey ifade eder. Aslına bakarsanız her kitap “Bir kitaptan “daha çok şeydir.
    Eğitimci, şair ve yazar Ahmet Sezgin'e ait üç eser tarafıma imzalı olarak takdim edilmesinin ardından hakkında yazma fırsatını yeni buldum. 
    Efendim kitaplarımız, Kırk Yazardan Kırk Hikâye,  Ortaokullar İçin Hikâye Seçkileri ve Türkçenin Feryadı ve Dil Davamız isimlerini taşıyor. 
    Zikrettiğim ilk iki kitap yaş grupları farklı hikâyeleri ihtiva ediyor.  Kırk Yazardan Kırk Hikâye 8-10 yaş grubuna yönelik ve isminden de anlaşılacağı gibi 40 yazara ait 40 hikâyeden mürekkep bir eser. Kitap 160 sayfa. Çok önemli kalemlere ait itina ile seçilmiş hikâyeler var.  Ahmet Kabaklı, Ahmet Efe,  Cahit Zarifoğlu,  M. Ruhi Şirin,  Selcen Yükse Arvas ve Yılmaz İmanlık bunlardan bazıları. Tabii çok önemli kaleler sayfalara değer katmışlar.
Diğer hikâyeler ise Ortaokullar seviyesine göre seçilmiş Ortaokullar İçin Hikâye Seçkisi adını taşıyan bu kitap 255 sayfa ve 65 hikâyeden teşekkül ediyor.  Baha Rahmi Özen, Bestami Yazgan, Dilaver Cebeci,  Fatma Karabıyık Barbarosoğlu, H. Nihal Atsız ve M. Halistin Kukul bu kitaba değer katanlardan bazıları.
    Diğer kitabımız ise Türkçenin Feryadı ve Dil davamız ismini taşıyor.
Şimdi bu kitap için birkaç cümle etmek vazifemiz. Üç kitap arasında şahsen beni cezbeden eser bu. Dil veya günümüz ifadesiyle lisan çok önemli. İnsanlar kelimeleri kadar konuştuğu gibi yine kelimeleri kadar düşünebilirler.  Bu açıdan Türkçe ve dil hayatımızda önemli yer tutmaktadır. 
    Bu eser sekiz bölümden meydana gelmiş olup; Birinci bölüm 21, ikinci bölüm 17, üçüncü bölüm 15, dördüncü bölüm 14, beşinci bölüm 8, altıncı bölüm 16, yedinci bölüm 9 olmak üzere dil ile ilgili tam 100 deneme bulunmaktadır. Sekizinci bölüm ise şiirlerden teşekkül ediyor ve 14 şiirden ibaret.
    Her okurun öncelikle okumaktan haz duyduğu eserler vardır. Biz buna öncelikleri vardır da diyebiliriz. Şahsen ben bahsettiğim üç kitaptan Türkçenin Feryadı ve Dil Davamız adlı eser kültürel olarak okumaya başladığım lise çağlarımdan beri hep ilgi alanıma girmiştir. Bu eserin başka eserlerin vücuda gelmesi için öncelikle okunması gerekmektedir. Bu eserin liselerde “Dil ve Anlatım” dersleri için temel eser olarak okutulması hatta üniversitelerin ilgili bölümlerinde “kaynak eser” olarak tavsiye edilmesi gerekir.
    Bu üç eserinde dolayı Ahmet Sezgin Beyefendi'yi tebrik ediyorum. Bundan sonraki kültür eğitim ev kültür hayatında nice eserler vermesini temenni ederim. 
    Bu arada “40 yazardan Kırk Hikâye” ve “Ortaokullar İçin Hikâye Seçkisi” kitaplarında seçilen hikâyeleri incelediğimde çok önemli kalemlerin yer aldığını gördüm. İçimden “Acaba bana ait hikâyeler dergilerde değil de bir kitap halinde olsaydı, böyle bir derlemede yer alabilir miydi” diye düşündüm bir karara varamadım.  
    Yeni hazırladığım hikâyelerimi yukarıdaki eserleri de göz önüne alarak “Kayda değer mi” diye düşünmeye başladım. 
    Neyse; niyet hayır, akıbet hayır.
Yazarımızı bir defe daha tebrik eder, çalışmalarında başarılar dilerim.