Bugün, 28 Ocak 2022 Cuma

Zeki ORDU


MUHABBETİN BELLİ BİR ZAMANI OLUR MU?

MUHABBETİN BELLİ BİR ZAMANI OLUR MU?


               Gel gel berü ki savm ü salâtın kazâsı var,
                  Sensiz geçen sabâh u mesânın kazâsı yok.

    Yukarıdaki mısralar İmadettin Nesimi adlı şaire ait. Günümüz lisanıyla  aşağı yukarı şöyle: “Şartlarına göre namaz ve oruç kaza edilir ama sensiz geçen günlerin tekrarı olmaz” diyor.
    Hayatın kazası yani tekrarı olmuyor. Yaşanılan her şey bir saniye sonra “maziye” karışıyor. Bir nefeslik hayatı yaşıyoruz yani. Ya alıp veremeyecek, ya da verip alamayacak insanoğlu. Yeri ve zamanı insana meçhul bir hal.
    …
    Geçen hafta bir kültür sanat evinden bahsetmiştim. Sanatseverler; okuyup, yazanlar; anlatmayı, dinlemeyi ve susmayı sevenler… Bir “sancısı” olan herkesin bulunabileceği, çayını ve kahvesini nûş ederken etrafındakileri göz ve gönül ile takip edenlerin bulunduğu bir mekânın varlığının ne kadar elzem olduğunu ima etmiştim. 
    Terme'de olur mu?
    Termelinin bileceği şey aslında. Terme'de bulunan sivil toplum kuruluşları, yerel ve genel yöneticiler bu işe bir el atması, bir irade ortaya koyması gerekiyor. 
    Zor mu?
    Orasını da yetkililer bilebilir ancak. 
…    Muhabbetin bir zamanı olur mu? Bence olmaz. Olmaz çünkü muhabbetin ne belli bir konusu ne zamanı var. Ancak muhabbet edilecek müstakil bir yerin olması bu işi kolaylaştırır. Mekânlar insanlar üzerinde etkilidir. Sohbetin esası samimiyettir.     Dolayısıyla samimi insanların buluşma yerine ihtiyaç var Terme'de.
    Biz sohbeti seven bir milletiz. Hatta bazı dostlarımıza sokakta rastlayınca “Gel seninle bir teşehhüd miktarı konuşalım” deriz. Dilimizde,  “İki kelam etmek, lafın belini kırmak” gibi tabirler sohbete tabiidir. 
    İnsanları çoğunun bütün vakitleri dolu olmayabilir. Boşluk anlarında bir yerlerde konaklayıp, dostlarla yarenlik etmek ister. Belki derdini dökecek kimseler arar. Her ne olursa olsun belli bir mekânın olması sohbet ortamı için aranılan yerlerdir. 
    Böyle bir yerde; belki bir bilge, tecrübeli bir kişi, bir sanat erbabı bildiklerini ve yaşadıklarını anlatsa bile orada bulunanlardan çoğu anlatılanlardan istifade eder. 
    Bu gibi yerler gayrı resmî bir hayat mektebidir. Burada öğrenilenler kitaplarda yazmaz. Hayata ve insana dair konuları olan sohbetler edilir.
    Adına ister Sohbethane, ister Gönül kıraathanesi ister başka bir şey deyin fark etmez. Mesele oranın neyi temsil ettiğidir. Çünkü burada plansız, programsız yapılır sohbetler. Bir nevi gönül metninden sayfalar okunur buralarda.
    İmdiii…
    Sohbetle iyi güzel de bu yer nereye yapılacak?
    Koskoca Terme'de bir yer vardır herhalde. Onca binalara yer bulunmuşsa ona da bulunur elbet.
    Peki bu kültür evinin getirisi ne olacak? Ne alınıp ne satılacak? Maliyeti ve kârı ne olacak?
    Burada bili alınıp bilgi verilecek. Gönülden gönüllere girilecek. Sermayesi sevgi, kârı yarınlar olacak. Az şey mi?
    Kim yapabilir?
    Bulunur bir yiğit!..