Selim EROĞLU


NURULLAH ASLAN

NURULLAH ASLAN


    Pazar günü oynanan Samsunspor-Pendikspor maçındaydım. Samsunpor'un kalesini hemşerimiz genç kaleci Nurullah Aslan koruyordu. Kendisinin bir maçını ilk kez canlı izleme imkânı buldum.
    Bildiğiniz gibi Nurullah'ın babası da uzun yıllar Samsunspor'un kalesini başarıyla korumuş bir sporcuydu. Sporculuğunun ötesinde beyefendi bir kişiydi. Onu herkes ağırbaşlı, oturaklı, konuşmasını bilen birisi olarak tanıdı. Hafızalarda öyle yer etti. Geldiği yeri asla unutmadı. Yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişmedi. Spordan kazandığı parayı pekâlâ başka bir yere yatırabilirdi. O öyle yapmadı. Kazandığı parayı doğup büyüdüğü memleketine yatırdı. Ticarete atıldı. Halı saha yaptı. Düğün salonu inşa etti. Çoğu insan mutluluğa ilk adımını onun yaptırdığı düğün salonunda atıyor. Belki tam olarak hayallerini gerçekleştiremedi; belki aradığını bulamadı. Bilemiyorum. Bir gerçek var ki hoş bir seda bırakarak genç yaşta aramızdan ayrıldı. 
    İşte rahmetli Abdullah'ın oğlu Nurullah, bugün Samsunspor gibi marka bir kulübün kalesini koruyor; hem de iki tecrübeli isim olan Ahmet Altun ve Furkan Köse'yi geride bırakarak. Hocası İrfan Buz kendisine güveniyor olmalı ki böyle bir tercihte bulunmuş.
    Bütün spor yazarları kendisinden övgüyle söz ediyor. “Artık Samsun kalesi uzun yıllar emin ellerde” diyorlar. 
    Ligin ilk haftasında Gümüşhanespor karşılaşmasında bir resmi maçta ilk defa kaleye geçti. Takım dokuz kişi kalmasına rağmen kalesinde adeta devleşti ve gol yemedi.
    Pendikspor karşılaşmasında kendi saha ve seyircisi önünde oynadı. Seyirciden ve spor uzmanlarından tam not aldı.
    Nurullah'ı statta izleyenlerden biri de bendim.    
    Bir defa genç yaşına rağmen çok soğukkanlı. Sanki yıllarca büyük bir takımın kalesini koruyormuş gibi hiç telaş etmiyor. Ediyorsa da bunu seyirciye hiç hissettirmiyor. Oyunu okuyuşu mükemmel. Takımla ve bilhassa defansla uyumu üst seviyede. Topu oyuna çok iyi sokuyor. Karavana ve şişirme top hiç atmadı. Topu attığı yeri ve oyuncuyu çok iyi süzüyor. Boy avantajını iyi kullanıyor. Yer tutuşu ve zamanlaması tam yerinde. Top ayağındayken hem de maç berabereyken önündeki rakip oyuncuya bir çalım atıp topu oyuna sokuşu var ki yüreğimiz ağzımıza geldi hem de alkışladık. Bu hareketi yılların kalecileri bile zor yapar. Maçı çıplak gözle seyreden herkes Nurullah'ı takdir etti, övgü dolu sözler söyledi. Tribünden ben şahidim söylenilenleri kulaklarımla duydum. 
    Nurullah'la bir kez havuz başında bir öğretmen arkadaşın aracılığıyla tanışmış, çay içmiş, sohbet etmiştim. Sessiz, sakin ve ağırbaşlı bir çocuktu. Edepli ve büyüklerine saygılı bir duruşu vardı. Yakından tanıyanlar çok terbiyeli bir genç olduğunu söylüyorlar, bendeki intiba da bu yönde. Anladığım kadarıyla hem zeki hem çevik hem de ahlaklı. Zekiliği ve çevikliği ahlaklı olmakla taçlandırmak lazım. Nurullah bunu başarmışa benziyor.
    Hemşerimiz genç Nurullah daha yolun başında sayılır. Bu vakarlı duruşunu ilelebet korumalı. Asla şımarmamalı. Taşımasını bilmeyenler için şöhret afettir. İnanıyorum ki, o şöhreti afete dönüştürmeyecektir. 
    Üzerinde durulursa Nurullah Samsun'un olduğu kadar Termemiz'in de gurur duyacağı bir markası olur. Uzun yıllar adından söz ettirir. Bu uzun yolculukta hem kendisi kazanır hem de ilçemiz kazanır.
    Hep birlikte Nurullah'a sahip çıkmalıyız. Daima arkasında olduğumuzu hissettirmeliyiz. O da bunun şuurunda ve farkında olarak yoluna devam etmeli. Gördüğüm bu olgunluğu arttırarak devam ettirmeli. 
    Yolun açık olsun. Hayatın başarılarla dolsun Nurullah.