Bugün, 4 Aralık 2021 Cumartesi

Nazmi KILIÇ


ÖĞRETMEN İN YETİŞTİRİLMESİ ( 3 )

ÖĞRETMEN İN YETİŞTİRİLMESİ ( 3 )


    Bugünkü öğretmenlerin dünyasına şöyle bir göz attığımızda birçok açıdan sıkıntı dert halindedir. Bunlardan biri ekonomik, diğeri bir zihniyet meselesidir. Ekonomik mesele öğretmenlik mesleğini itibarsız kılan ve öğretmeni karnını doyuramaz hale getiren büyük değişmedir. Sabit gelirlilerin ağırlaşan hayat şartlarıyla baş edemediği ekonomik değişme çağında öğretmenler gitgide fakirleşen memur kitlesinin başında yer almışlardır. Bu durum öğretmenliği cazip olmaktan çıkardığı için, genellikle başka mesleklere ait tahsile imkan bulamayanların öğretmenliği tercih etmelerine neden olmuştur. Esas olması gerekenin meslek sevgisi, ülkenin geleceğine sağlam yatırım yapılması fikri kaybolmaya yüz tutmuştur.
    Toplumların değer sisteminde tahsil ve öğretmenlik çok yüksek bir yer işgal ederken, fiilen yaşanan hayatta bunlar hiçbir değer ifade etmemektedir. Toplumda itibarın bilgi ve eğitimle değil, parayla ölçülür hale gelmesi işi değiştirmiştir. İnsanların cebindeki parası kadar değerinin olduğu anlayışının hakim olduğu günümüzde öğretmenlik sadece açıkta kalmamak, devlet dairesinin garanti hayat için bir çıkar yol olduğu, bu nedenle öğretmenliğin tercih edilir duruma geldiği görülmektedir.
Bir Eylül ayı seminer çalışmalarında zamanın Milli Eğitim bakanı bütün öğretmenlere hitaben bir konuşma gerçekleştiriyordu.     Seminer çalışması olması sebebiyle bütün öğretmenler bakanımızın neler konuşacağını merakla bekliyordu. Bakanımız konuşmasını yaparken söz döndü dolaştı öğretmenlerin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik sıkıntılara geldi. Öğretmenlerin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların farkında olduklarını söyledi. İmkanların kısıtlı ve öğretmen camiasının diğer memurlardan fazla olduğunu, bu da bütçe ye ağır yük getirdiği için öğretmene özel bir artış sağlanamayacağını söyledi. Daha fazla ücret verdiklerinde itibar kazanacağını mızı sanıyorsunuz diye talihsiz bir açıklamada bulunmuştu. Çok şaşırmış ve üzülmüştük. Böyle bir ifade yerine, sabredin inşallah ileride arzuladığınız iyileşme sağlanacaktır demesi bizi fazla incitmezdi. 
    Bütçeden eğitime ayrılan payın miktarı, hükümet programlarında eğitime verilen önem, belirli aralıklarla yapılan Millî Eğitim Şuraları kararlarının olumlu yanları tartışılamaz. Evet, hakikaten bütçeden eğitime ayrılan miktar gerçekten bütçenin en fazlasıdır. Devletin ve dolayısıyla hükümetlerin eğitim ve öğretmenlik konusuna yaklaşımı bu durumu daha da açıkça ortaya koymaktadır. Fakat buna rağmen öğretmenlerin aldığı maaşlar yoksulluk sınırının altında kalmaktadır. Ülkenin aydın sınıfı olarak nitelendirilen ve bilgi çağında kendini devamlı olarak yenilemek durumunda olan öğretmenlerin kitap almak değil, gazete dahi alamaz duruma geldiği görülmektedir. Hal böyle olunca geçim sıkıntısı içinde olan öğretmenler ikinci bir iş peşinde koşarken enerjisini yitirmektedir.
            ( DEVAMI HAFTAYA )