Bugün, 28 Haziran 2022 Salı

Nazmi KILIÇ


ÖĞRETMEN OKULLARI

ÖĞRETMEN OKULLARI


    Sultan II. Mahmut döneminde, 1838 yılında, çocukların "rüşt" (erginlik) yaşına kadar okuyabilmeleri için Ortaokul düzeyinde Rüştiyeler açıldı. Çocuklar rüşt yaşına kadar bu okullarda öğrenim gördüler. 16 Mart 1848 tarihinde Rüştiyelere öğretmen yetiştirmek üzere üç yıl süreli Darül Muallimin-i Rüşdi adını taşıyan bir okulun kurulduğunu görüyoruz. Bu tarih, öğretmen okullarının ilk kuruluş tarihi olarak kabul edilmektedir ve bu tarihe göre 16 Mart 2022 gününü öğretmen okullarının 174. kuruluş yıldönümü olarak kutluyoruz.
    1973 yılında yürürlüğe giren 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu öğretmenlerin yüksek öğrenim görmeleri zorunluluğunu getirdiğinden, ilkokullara Sınıf Öğretmeni yetiştirilmesi için 1974-1975 öğretim yılından itibaren İlköğretmen Okullarının bir kısmında iki yıllık Eğitim Enstitüleri açıldı. 1982 yılında yürürlüğe giren 41 sayılı Kanun Hükmündeki Kararname ile iki yıllık Eğitim Enstitüleri Eğitim Yüksek Okuluna dönüştürülerek Eğitim Fakültelerine bağlandı. Eğitim Fakülteleri olmayan yerlerde de Rektörlüklere bağlandı.
    Eğitim Yüksek Okullarının süresi 1989-1990 öğretim yılından itibaren dört yıla çıkarıldı. Eğitim Yüksek Okullarının bazıları Eğitim Fakülteleriyle birleşti ve bu kurumlar "Sınıf Öğretmenliği Bölümüne" dönüştü. Rektörlüğe bağlı olan Eğitim Yüksek Okulları da Eğitim Fakültelerine dönüştürüldü. Günümüzde öğretmen yetiştirmede karşılaşılan yetersizlikler ve yaşanan sorunlar, geçmişteki başarılı modelleri anımsamaya, zaman zaman o modellere özlem duyulmasına neden olmalı ki; öğretmen okullarının kuruluş yıl dönümleri düzenli olarak kutlanmaktadır.
    Bu kutlamalara bir zamanlar öğrencisi olduğum Ladik Akpınar Öğretmen Lisesinde bu kutlamalara şahit oldum. Çok büyük emekler verilerek etkinlikler hazırlanırdı. Okulumuzun sinema salonunda bu etkinlikler büyük bir coşku içinde izlenirdi. Bu etkinlikler bizim finalimiz niteliğindeydi. Bundan sonraki aşama ise 19 Mayıs kutlamalarıydı.
    Öğretmen okulları tarihçesine baktığımda benim tahsil hayatımla çakıştığı durumlar dikkati çekiyor. 1974-75 Eğitim öğretim yılında İlköğretmen Okulu olarak başladığım okula daha sonra ikinci bir noter senedi yaptırıldı. Yedi yıllık noter senedi 6 yıla dönüştürüldü. Biz İlköğretmen Okulu olarak başladığımız okulumuzun adı Öğretmen Lisesine dönüştü. Bu durumda büyük bir hevesle yedi yıl sonra öğretmen olma hevesiyle başladığımız İlköğretmen Okulu, Öğretmen Lisesine dönüştü. Biz de artık bu durumda mezun olduğumuzda öğretmen değil, lise mezunu olarak okulu bitirecektik.
    İkinci çakışma ise Eğitim Enstitülerinin Eğitim Yüksek okuluna dönüşmesiydi. Bu uygulamada ise Eğitim Yüksek Okullarının ilk öğrencisi olmuştuk. Üniversite sınavları sonrası yerleştiğim Giresun Eğitim Yüksek Okuluna kayıt yaptırmak için Trabzon'a kayıt yaptırmak için gitmiştim. Bu dönüşümler benim mesleğe atanmak için bir yıl kaybetmeme sebep olmuştur.
    Şimdilerde ise 174 yıl öncesine dayanan Öğretmen okulları tarihinin ortaya koyduğu bir gerçek vardır ki o da öğretmenlerin yetiştirilmesi ve istihdamında ciddi reformlara ihtiyaç vardır. Son yirmi yılda öğretmen aleyhine olan uygulamalar yerine öğretmenin elini güçlendirecek yasalar hayata geçirilmelidir. 
    Biz de öğretmenlik ruhunun kazandırıldığı, öğretmen yetiştirmede niteliğin önemsendiği 174.yıl önce başlatılan ve uzun yıllar sürdürülen uygulamaların her zaman anımsanmasını diliyor, öğretmenlerimizi sevgi ile saygı ile selâmlıyoruz. Öğretmen Marşını tekrar hatırlayalım.
    Alnımızda bilgilerden bir çelenk, Nura doğru can atan Türk genciyiz.
Yeryüzünde yoktur, olmaz Türk'e denk; Korku bilmez soyumuz.
    Şanlı yurdum, her bucağın şanla dolsun; Yurdum seni yüceltmeye antlar olsun.