Nazmi KILIÇ


SAMİMİYET ( 2 )

SAMİMİYET ( 2 )


    Kulluk samimiyet gerektirir. İman ancak samimiyetle mümkün olur.     İbadette de samimiyet mutlaka aranır.     Ailelerin mutluluğu samimiyet üzerine kurulur. Toplumsal huzurun sağlanması ve devamı o toplumdaki insanların samimiyeti ile alakalıdır. Arkadaşlık ilişkileri samimiyete bağlıdır. Birlikte iş kurmak isteyen insanların arasında samimiyetlik aranır. İnsanlar arasındaki her türlü güven o insanların karşılıklı olarak samimiyetine bağlıdır. Kısacası samimiyet güvendir, huzurdur, mutluluk ve başarıdır.
    Bir insan için en büyük hedef, Yüce Rabbinin sevgisi ve rızasını kazanmaktır. Bir insan için bundan öte bir saadet yoktur. Çünkü yüce Allah'ın hoşnutluğunu kazanan bir insanın, dünyanın ve ahretinin şerefini elde etmiş, bitmeyen bir sevgi ve saadeti kazanmış olur. İşte bu iş için bütün müminlerden istenen ilk şey illaki samimiyettir.
    Ayrıca Kuran'da Allah'a karşı samimiyetle yönelen kişiler övülmüş ve bu kişilerin hayırlı bir sonuçla karşılaşacakları müjdelenmiştir. “Allah'a içten yönelenler ise; onlar için bir müjde vardır. Öyleyse kullarıma müjde ver. Ki onlar, sözü işitirler ve en güzeline uyarlar.     İşte onlar, Allah'ın kendilerini hidayete erdirdiği kimselerdir ve onlar tertemiz akıl sahipleridir.” (Zümer Suresi,17-18)
    İman karşılık istemez. İhlâs gösterişi kabul etmez. Müminin ameli noksan da olsa, imanı sağlam olmalıdır. Ameldeki kusur bağışlanır, fakat ihlâs bozulmamalıdır. Yüce Allah'a iman ve itimat tam olmalıdır. İmanı samimi fakat ameli sakat olana acınır, rahmet edilir, destek verilir. Yüce Allah, konuşunca hak söyleyen, hakkı tasdik eden, devamlı haktan yana olan kimselerin geçmiş kusurlarını bağışlayacağını ve onlara kendisinin yeteceğini müjdelemiştir.          Dinimizde kalp esas alındığı için, bütün sonuçlar kalpteki niyet ve samimiyetlere göre şekillenmektedir. Bunun için peygamberler ve onların izni takip eden terbiyeciler, karşılarındaki insanın samimiyetlerine göre muamele ederler.
    Gönlünde samimiyeti taşımayanlar, ne çevresi ile ne de kendisi ile ve ne de Rabbi ile barışık olabilirler. En önemlisi gayrı samimi olan insan iç dünyası ile dış dünyası her zaman çatışma halinde olur. Hal böyle olunca da böyle birisi inandığını yapmayan yaptığına da inanmayan bir kişi haline dönüşür. Böyle bir insan için huzurdan, mutluluktan ve başarıdan bahsedilemez. Her türlü çalışmalar, çabalar ve projelerin temelinde samimiyet en başta yer alır. Ne kadar mükemmel fikirlerle yola çıkılırsa çıkılsın; eğer işin temelinde samimiyet yok ise o işten beklenen hedefler gerçekleştirilemez. 
    Herkes karşısındaki insandan samimiyet bekler. Yüce Allah kulundan, Hz. Muhammed s.a.v ümmetinden, mürşit müridinden, hoca talebesinden koca ailesinden, hanım efendisinden, amir memurundan, idareciler halktan, arkadaş arkadaşından kısaca herkes birbirinden samimiyet ister. Samimiyet hem dünya hem de ahret saadetinin anahtarıdır. Gerek kişi olarak ve gerekse toplum olarak Rabbimizin biz insanlardan istediği samimiyeti, sadakati, muhabbeti yaşamayı nasip etsin.