Bugün, 23 Ocak 2021 Cumartesi

Seyfi GÜNAÇTI


Selam Olsun Öğretmenim

Selam Olsun Öğretmenim


“Öğretmen kutsaldır ana gibi / Öğretmen kutsaldır baba gibi
Öpülesi elleri var / Şirin tatlı dilleri var.” 
Ali Rıza Binboğa'nın 'Öğretmen' isimli şarkısının sözleri bu satırlar.
24 Kasım Salı, Öğretmenler Günü idi. Bir kere daha bütün öğretmenlerin Öğretmenler Gününü kutluyorum. Ebedi âleme göç etmiş olan öğretmenlerimize Allah'tan rahmet, hayatta olanlara da sağlık ve afiyetler diliyorum.
Öğretmenlik, dünyanın en kutsal mesleği olarak kabul edilir. Bence de öyledir. Kuran-ı Kerim'de ilim öğrenmeyi ve âlimleri öven pek çok âyet vardır. Hz. Ali, “Bana bir harf öğretenin kulu kölesi olurum” sözünü boşuna söylememiştir. 
Bazıları Hz. Ali'nin bu sözünü, “Kırk yıl kölesi olurum” şeklinde naklediyorlar. Aslının böyle olmadığını, benim yukarıya aldığım şekilde olduğunu; eski Terme Müftüsü rahmetli Mustafa Karaosmanoğlu, 1986 yılı Hava Şehitlerini Anma töreninde Terme Cumhuriyet Meydanında yaptığı konuşmada beyan etmişti. Sözün Arapça aslını da okumuştu. 
Gün dolayısıyla kutlama mesajları yayınlandı. Mesajlarda Atatürk'ün, “Öğretmenler. Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır” sözü de sıkça kullanıldı. Birçok öğretmen anlamlı ve yüreğe dokunan kutlama mesajları yayınladı. Onları tebrik ediyorum. Bazı öğretmenler de öğrencilerinden kendilerine gelen mesajları sosyal medyada paylaştı. Bunlar arasında hayli anlamlı ve duygusal mesajlar vardı. 
Uzun yıllar öğretmenlik ve idarecilik yaptıktan sonra Atatürk İlkokulundan emekli, Milli Eğitimin emektarı Abdullah Tunç da, bir öğrencisinden kendisine gelen mesajı yayınlamış. İznine sığınarak ben de burada paylaşmak istiyorum:
“Ey gidi günler… Sizi görünce titrerdik. Adınız bile korkuturdu. Abdullah Tunç geliyor dendi mi herkes sınıfa kaçardı. O zamanlar bunu korkudan sanırdım. Sonraları anladım ki, size olan saygımdanmış. Bir gün okul dışında benim olumlu bir davranışımı görmüştünüz. Ertesi gün okulda bana sarılmıştınız. Hiç unutmuyorum o günü. Öğretmenler Gününüz kutlu olsun hocam.” (Zeynep)
Abdullah Bey, “öğrencimden gelen bu mesaj beni sevindirdi” demiş. Ben de “Sevinmek hakkın Abdullah Bey. Allah bütün öğretmenlere, öğrencilerinden böyle güzel mesajlar almayı nasip etsin” dedim.
Evet, Abdullah Bey bunu hak ediyor. Ancak ben bir başka yönünü daha düşündüm. Çünkü öğrencilerinden böyle güzel ve anlamlı mesajlar alan öğretmenler, görevlerini yapmış demektir. Kendilerine emanet edilen gençlere hayat yolunda bir şeyler vermiş demektir. 
Güzel mesajlar alan meslektaşlarımızdan biri de Fatih Anadolu Lisesi İngilizce Öğretmeni Esra Akan'dır. Esra Hanım, yedi öğrencisinden gelen mesajı paylaşmış. Ben burada onlardan birine yer vereceğim.
“Öğretmenler Gününüz kutlu olsun canım hocam. Annelik duygusunu hem çocuklarınızda hem de bizde yaşattığınız ve bizim ikinci annemiz olduğunuz için teşekkür ederim. Bu güzel gününüzde asla sizi unutmam ve hiçbir zaman unutmayacağım değerli hocalarımdansınız. Seviyorum sizi; hem anne, hem abla, hem arkadaş olan güzel kalpli öğretmenim. İyi ki varsınız.” (Hatun Karacür)
Düşündüm de; acaba bir maaş ikramiye mi, yoksa böyle güzel bir mesaj mı öğretmeni daha çok mutlu eder?
Fabrikada, belediyede, nüfus müdürlüğünde çalışanlar sabah evden çıkarken eşlerine “işe gidiyorum” derler. Peki, düşündünüz mü hiç, öğretmenler ne der? 
Öğretmen, 'işe gidiyorum' demez. “Ben okula gidiyorum” der. Çünkü öğretmen için okul, bir işyeri değildir. Onun ikinci evidir. Bir öğretmen bunu şöyle ifade etmiş:
“Biz öğretmenler için okul asla iş yerimiz olmadı. Öğrencilerimizin cıvıltısı ile şenlenen ikinci yuvamız, evimiz, ailemiz oldu. Mesleğini lâyıkıyla yapan; fikri hür, irfanı hür nesiller yetiştiren meslektaşlarıma selam olsun.” (Çiğdem Özen; bugünün öğretmeni, Bülent Çavuşoğlu Anadolu Lisesi mezunu)
Bizden de o öğretmenlere selam olsun.