Bugün, 28 Eylül 2020 Pazartesi

Selim EROĞLU


SERMAYESİ TÜKENEN ADAM

SERMAYESİ TÜKENEN ADAM


Bağdat’ta ağustos sıcağı ortalığı yakıp kavurmaktaydı. Herkes, serinleyeceği gölge bir yer, ferahlatacak bir rüzgâr arıyordu. Çarşı-pazar kurulmuş, alışveriş başlamıştı.  Bu arada bir adam, yüksek dağların zirvelerinden getirdiği buzları satıyordu. Buz kalıpları eriyip ziyan olmadan bir an önce onları satmalıydı. Gel gör ki, ekonomik durgunluk sebebiyle fazla buz satılmıyordu. Öğle sıcağı bastırınca buzlar yavaş yavaş erimeye başladı. Mal, canın yongasıdır derler. Tek sermayesi olan buzlarının gözleri önünde eridiğini görmek adamın içini eritiyordu. Erimenin artmasıyla içi yanan adam, şöyle bağırmaya başladı:

                ‘’ Sermayesi sürekli azalan bu fakirden buz alan yok mu? Ne olursunuz, sermayesi tükenen adama acıyın.’’

                O sırada talebeleriyle oradan geçmekte olan büyük veli Cüneyd-i Bağdadi, bu sözleri duyunca birden durdu ve olduğu yere çöktü. Başını ellerinin arasına aldı. Talebeleri telaşlandılar ve ‘’ ne oldu hocam’’ diye sordular. Cüneyd-i Bağdadi, ‘’ şu adamın söylediklerine dikkat edin’’ diyerek buz satıcısın tarafına baktı. Adam, içinin yandığı sesinden belli olacak şekilde sürekli bağırıyordu:

                ‘’ Sermayesi tükenen buzcudan alışveriş yapan yok mu?’’

                Büyük veli, bu durumun ‘fırsat eğitimi’ için iyi bir vesile olacağını düşünerek şunları söyledi talebelerine:

                ‘’ Talebelerim, bu sözler beni derinden sarstı. Eriyenin sadece buzlar değil, aynı zamanda ömrümüz olduğunu anladım. Sıcak, adamın maddi sermayesi olan buzları eritip tükettiği gibi zaman da asıl sermayemiz olan ömrümüzü tüketiyor. Saniye saniye, dakika dakika ömür buzumuz eriyor. Farkında mısınız? Sahip olduğumuz en değerli sermaye ömürdür. Onu ne kadar iyi değerlendirebilirsek elimizde o kalacak. Gerisi, satılamadan eriyip toprağa karışan damlalar gibi boşu boşuna ziyan olup gidecek. Atrıca hesabı da sorulacak. Bunu unutmamalıyız. Adamın buzlarının erimesine olduğu kadar, ömürlerinin boşa gitmesine karşı içi sızlamayanlara eyvâhlar olsun…’’

                Talebeler, fırsat eğitiminden istifade, ayaküstü unutamayacakları iyi bir ders almış ve çok etkilenmişlerdi. Düşüne düşüne yollarına devam ettiler.

                 Buzun, yani ömür sermayesinin erimemesi mümkün değildir. Kimse zamanı durduramaz.

                Eğer insan, erip akan suyun önüne bağ ve bahçeler yaparsa, felaha erecektir. Bu da ancak iyi işler yapmakla mümkündür.

                Ömür sermayesini boşa harcayan ya da umursamayan kişilerin suları ise bataklıklar meydana getirecek ve akıbetleri pişmanlık olacaktır.

 Not: Mesnevi’den istifade edilmiştir.