Bugün, 4 Aralık 2021 Cumartesi

MİSAFİR KALEMLER


SOLAN ÇİÇEKLER

SOLAN ÇİÇEKLER


    Çocuklar dünyadaki en masum, en temiz varlıklardır. Bedenlerinden büyük, yürekleri vardır çocukların.         Dünyaya hep gülücük saçarlar. 
    Çocuklar korunmaya, sevilmeye ihtiyaç duyarlar. Ama günümüzde bu çocukların ihtiyaçlarını kendi menfaatlerine çevirenler var. Çocukları koruyormuş gibi görünüp onların bir anlık zaafından yararlanıp bütün insanların yüz karası olmayı başaranlar var. Şöyle bir düşünüyorum da küçücük ya küçücük! 
    Herkesin evladı olabilir o çocuklar. Benim, senin, onun herkesin başına gelebilir. Evladınızın, canınızın, kanınızın parçanızın o duruma düştüğünü, istismar edildiğini düşünsenize bir an. 
    Nasıl bir his? 
    Berbat değil mi akla bile getirilmeyecek kadar kötü bir şey. Bu berbat şeyi yapan insanların çoğunun çocuğu var. Nasıl olur da böyle bir şey yapılabilir ki?
     Peki ya istismar edilen çocuk… Onun yaşadıkları, hissettikleri çocuk istismarcı tarafından zalimce katlediliyor.     Çoğu çocuk ailesine söyleyemiyor. Yıllar geçiyor üzerinden, unutamıyor. Her gördüğü insana önyargılı yaklaşıyor. Kalan hayatında hep bir korku ıstırap ve kalbinde kabuk bağlamayan kanayan bir yara... Unutmak istiyor ama unutamıyor, silemiyor hafızasından. Gece karanlığa çekildiğinde tüm gerçekler bütün çıplaklığıyla dökülüyor önüne. Bu durumda bir insanın çocuğa yaşattığı acıdan geriye kalan ne mi? Hayal kırıklıkları, umudun tükenmişliği ve paramparça bir yürek… 
    Biraz da bu durumların yaşanmasında payı olan sosyal medyayı konuşalım. Çocukların küçük yaşta sosyal medya kullanması da istismar durumlarına davetiye çıkarabiliyor. Aileler çocukların istekleri üzerine onların bir anlık hevesleri için çocuğun bütün hayatını karartabiliyor. Çocuklar güvenmek ister, sevilmek ister, değerli olduğunu hissetmek ister. Böyle bir durumda ise çocuğun bir tuzağa düşmesi kaçınılmazdır. 
    Günümüzde haberlere göz gezdirecek olursak büyük paydayı çocuk istismarı oluşturuyor. İnsanlar artık haberlerde güzel şeyler göremez oldu.     Artık bir çocuğun kahkaha seslerini değil de hıçkırık seslerini, feryatlarını duyuyoruz. Buna karşı elimizin, kolumuzun bağlı olması ise dayanılmaz. İnsan yardımcı olmak istiyor. Böyle durumların sona ermesi için bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama son duruma bakarsak hâlâ artarak devam ediyor.     Peki bunların hâlâ artmasında hata nerde? Caydırıcı cezalar olmamasında mı yoksa ailenin yetersiz kalmasında mı? Bunu düşünmek gerekiyor. 
    Ve son olarak gelecek yıllar, böyle durumların yaşanmadığı artık çocukların yüzünü mutlu gördüğümüz, insanların sokaklarda özgürce acaba bir şey olur mu diye düşünmeden yaşadığımız bir dünya olur…

Hasret YILMAZ
Darüşşifa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi