Bugün, 4 Aralık 2021 Cumartesi

Selim EROĞLU


ÜSTAT KEMAL’İN ARDINDAN

ÜSTAT KEMAL’İN ARDINDAN


Edebiyatımızda Kemal ismiyle bilinen şahsiyetler vardır. Her biri birbirinden değerlidir. Namık Kemal , Yahya Kemal, Yaşar Kemal, Orhan Kemal… Bir de benim bildiğim Üstat Kemal var.

Kendisiyle Terme’den tanışıyorduk. Ben, Halk Eğitim’deyken kendisi Endüstri Meslek’te Edebiyat Öğretmeni olarak görev yapıyordu. Zaman zaman bir araya gelir hasbihal ederdik. Terme’deyken aynı çatı altında görev yapmak nasip olmadı.

Kader bizi yıllar sonra Samsun İmam-Hatip Lisesi çatısı altında buluşturdu. Tam üç yıl öğretmen olarak görev yaptık. Bu süre içerisinde, daha önceden de tanışıyor olmanın avantajıyla, daha fazla samimi olduk. Birbirimizi daha yakından tanıdık. Aynı kaderi paylaştık.

Beş yıl önceydi. İstanbul’da Hizmetiçi Eğitim’e gitmeye karar vermiştim. Kendisine benimle gelmesini teklif ettiğimde hiç tereddüt etmeden kabul etmişti. Kursta, bir hafta beraber olduk. Aynı odayı, aynı dershaneyi, aynı yemekhaneyi, aynı ortamı paylaştık. Benden arkadaşlığına yüz tam puan aldı. Öyle inanıyorum ki benim için de kendisi aynı kanaatleri taşıyordu.

İmam-Hatip’e yeni gelmiştim. Daha önceden tanıştığımızı söylemiştim. Baha çok iyi mihmandarlık yaptı. Onun sayesinde yeni okulumda hiç yabancılık çekmedim ve herhangi bir uyum sorunu yaşamadım. Ne zaman bir mesele sorsam, ne zaman bir şey istesem hiç hayır demedi. Hem zamanını hem bilgisini hem de bitmek bilmeyen enerjisini vakfetti.

Hayır demesini bilmiyordu gibi düşünülebilir. Ben öyle düşünmüyorum. Bal gibi de biliyordu ama muhatabımı incitirim diye bilerek hayır demiyordu. Keşke şu fani dünya da şahsen ben de öyle olabilsem. İşte geldik gidiyoruz.

Derslerin yanı sıra Iraklı mültecilere Türkçe öğretiyordu. Onların derslerine giriyordu. Bu konuda “marka” olmuştu. Bir ara ben de mültecilere Türkçe öğrettim. Kendisi bu hususta bana rehberlik yaptı.

Yüz kadar mülteci saat üçten sonra Türkçe öğrenmek üzere okula geliyordu. Okulda en çok tanıdıkları öğretmenleri Üstat Kemal ve bendim. Haliyle onun tanınmışlığı, kıdem itibariyle benden fazlaydı.

Ona “Üstat” unvanını mülteciler vermişti. O da bundan son derece memnundu. Bu “Üstat” lakabı okulda o kadar yaygınlaştı ki yediden yetmişe herkes “Üstat Kemal” diyordu artık.

Iraklılar’da bir usul var. Kendilerine ders verene “Üstat” diyorlar. Asla, öğretmen, hoca, muallim, müderris kelimelerini kullanmıyorlar. Varsa yoksa üstat.

Okula gelen bir Iraklı mültecinin ilk cümlesi “Üstat Kemal’i arıyoruz” oluyordu. Duruma biz de alışmıştık. “Üstat Kemal seni arıyorlar” dediğimizde durumu anlar ve tebessümle mukabelede bulunurdu. Bana da ‘’Üstat Selim’’ demeye başlamışlardı ama maalesef kısa sürdü, zira tayinim çıktı.

Üstat Kemal, okulun her şeyiydi. Hiçbir şeye itiraz etmezdi. Derse girer, kursa girer, pansiyonda nöbet tutar, mültecilere Türkçe öğretir, komisyonlarda yer alır, hâsılı üzerine vazife alan her işi yüksünmeden ifa ederdi.

Güler yüzlüydü. Yüzünü ekşittiğine ben hiç şahit olmadım. Kavga adamı değil barış adamıydı. İnsanlarla iyi geçinmeyi şiar edinmişti. Geçimsiz tiplerle bile geçinmek için çareler arardı. Olmadı gülüp geçerdi.

Tam bir akıllı tahta ve bilişim uzmanıydı. Akıllı tahtayı ve bilgisayarı adeta öttürürdü. Ne zaman kendisine müracaat etsem hiç hayır demedi.

Hoş sohbetli ve de nüktedandı. İyi bir dinleyici ve iyi bir anlatıcı idi. Sizi, saatlerce dinleme sabrını gösterirdi. Çok güzel hatıra ve fıkra anlatırdı. Güneş gibiydi, bulunduğu ortamı hem aydınlatır hem de ısıtırdı.

Düzenli, tertipliydi. Giyimine kuşamına çok dikkat ederdi. İki dirhem bir çekirdek olmayı severdi.

Kızdığına, kaşını çattığına, yüzünü astığına ben hiç şahit olmadım.

Bir takım sırlarını benimle paylaşırdı. Kadere rıza gösterir, kederden emin olurdu.

Daha bir ay önce telefonda görüşmüş, uzun uzun sohbet etmiştik. Melun illetten dağ gibi Üstad’ın –Kemal Ege’nin- vefat ettiği haberini aldım. Beklenmedik son beni derinden sarstı. Salı günü de ebedi istirahatine defnedildi. Acımız büyük, tabi en büyük acı ailesinin.

Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun diyorum. Çok sevdiği eşine, aile efradına ve sevenlerine sabırlar diliyorum.