Bugün, 26 Mayıs 2022 Perşembe

Yılmaz İMANLIK


YAĞMUR YAĞIYORDU VE BENİM EN ÇOK KALBİM ÜŞÜYORDU - 1

YAĞMUR YAĞIYORDU VE BENİM EN ÇOK KALBİM ÜŞÜYORDU - 1


    Nisan yağmurları yeryüzünü öpmeye yeni yeni başlamıştı. Her yağmur damlası kalbinde bir öpücük taşıyor; o öpücüğü hangi çimene, hangi çiçeğe âşıksa nazikçe onun dudaklarına konduruyordu.
    Her gün olduğu gibi arabamla Fatsa'dan çıkıp Çatalpınar'a doğru yol alıyordum. Okulum oradaydı ve haftanın dört günü derse giriyordum.
    Yol tehlikeli ve virajlarla doluydu. Yolun alt tarafı genelde uçurumdu. Uçurumun dibinde nazlı nazlı bir dere akıyordu ki o dereyi gördükçe Anadolu'muzdaki bütün derelerin bu kadar güzel olduğunu düşünürken Yakup Kadri'nin Yaban romanında Porsuk Çayı'nı nasıl o kadar kötü tasvir edebildiğine şaşırıyordum.
    Uçurumun başlarında renk renk çiçekler vardı ki her çiçekte Anadolu'nun farklı bir motifini görebilirdiniz. Yine karşı tepelerden size gülümseyen ovalarda kilim motiflerini andıran renk cümbüşlerine hayran kalmamak mümkün değildi.
    Kimi zaman yüksek gürgen ağaçlarının altından geçiyordu yol. Ve kenarlarda buz gibi çoban çeşmeleri ruhunuza serinlik veriyordu. Onları görünce hep Faruk Nafiz'in Çoban Çeşmesi şiirini mırıldanırdım. Çeşmenin oluğundan akana sular yaz kış hiç kesilmezdi. Hep gürül gürül akar, önündeki peteğe dolup taşardı. Kenarda kısa bir mola verip o suyu avuçlarımla içerdim. Susuzluğunuz ancak öyle giderdi. Sonra yüzüme, saçlarıma mutlaka su vurudum…
    O günkü dersim 10'da başlayacaktı. Yağmur şiddetini yavaş yavaş artırıyordu. Gökyüzü çıldıracak gibiydi. Arabanın silecekleri o kadar hızlı çalışıyordu ki bu durum görüş mesafemi iyice kısaltıyordu. Okul çok uzak olmamasına rağmen bu havada iki adımlık yere bile yürüyerek gidilmezdi.
     Çatalpınar'a yaklaşmıştım ki yol kenarında yürüyen bir kız öğrenci gördüm. Şemsiyesi yoktu, hırkasını kafasına çekmiş, bir yandan da çantasını koynuna iyice bastırmış, kitaplarını ıslatmamaya çalışıyordu. Bizim okulun öğrencilerinden biri olduğunu formasından tanıdım. Evet evet, bu bizim Nisan'dı. Onun dersine girmiyordum. Yanına yaklaşınca biraz yavaşladım. Bu havada bir öğrencimi dışarıda bırakmamalıydım. Ama bir kız öğrenci olması bütün ezberlerimi bozuyordu.