Bugün, 29 Eylül 2020 Salı

Yılmaz İMANLIK


YALNIZLIĞIN BAŞKENTİ

YALNIZLIĞIN BAŞKENTİ


Kimsesiz bir çocuk gibi
Yürüdüm karanlığın kalbine
Ne soğuktu gece
Islaktı kaldırımlar
Yalnızlık dökülüyordu önüme
Hece hece…

Sönmüş bir volkan gibiydi gözlerim
Ayaklarımın altında eriyordu ay ışığı
Titriyordu sokak lambaları
Avuçlarımdan bir su misali
Şırıl şırıl akıyordu zaman
Ölüyordu hayallerim gece gece

Sinsi bir kırbaç gibi
Yüzüme yüzüme vuruyordu yağmur
Çaresizlik akıyordu yanaklarımdan
Önümde gölgeler büyüyordu
Ardında devleşen sur…

Yalnızlığın başkentini oynuyordu kalbim
Ne çok kalabalık vardı oysa
Sevgi tomurcukları ekmiştim en çok
Filizlenecekti baharla birlikte
Demet demet sevgi dağıtacaktım
Etrafımda kim varsa…

Yorgun bir hamal gibi
İki büklümdü caddeler
İnsanı taşımak ne zormuş meğer
Usulcacık sıvıştım oradan
Peşimde sıra sıra gölgeler
Puslu bir zaman dilimi
Açgözlü bir canavar gibi
Kendine çekiyordu beni
Kayboluyordum öylece…