Nazmi KILIÇ


YENİDEN DOĞUŞ

YENİDEN DOĞUŞ


    Kartallar, kuş türleri içinde en uzun yaşayanıdır. 70 yıla kadar yaşayan kartallar vardır. Ancak bu yaşa ulaşmak için, 40 yaşındayken çok ciddi ve zor bir karar vermek zorundadırlar. Kartalların yaşı 40′a vardığında pençeleri sertleşir, esnekliğini yitirir ve bu nedenle de beslenmesini sağladığı avlarını kavrayıp tutamaz duruma gelir. Gagası uzar ve göğsüne doğru kıvrılır.     Kanatları yaşlanır ve ağırlaşır. Tüyleri kartlaşır ve kalınlaşır. Artık kartalın uçması iyice zorlaşmıştır. Dolayısıyla kartal burada iki seçimden birini yapmak zorundadır; Ya ölümü seçecektir. Ya da yeniden doğuşun acılı ve zorlu sürecini göğüsleyecektir.
    Bu yeniden doğuş süreci, 150 gün kadar sürecektir. Bu yönde karar verirse, kartal bir dağın tepesine uçar ve orada bir kaya duvarda, artık uçmasına gerek olmayan bir yerde, yuvasında kalır. Bu uygun yeri bulduktan sonra kartal gagasını sert bir şekilde kayaya vurmaya başlar. En sonunda kartalın gagası yerinden sökülür ve düşer. 
    Kartal bir süre yeni gagasının çıkmasını bekler. Gagası çıktıktan sonra bu yeni gaga ile pençelerini yerinden söker çıkartır. Yeni pençeleri çıkınca kartal bu kez eski kartlaşmış tüylerini yolmaya başlar. 5 ay sonra kartal, kendisine 20 yıl veya daha uzun süreli bir yaşam bağışlayan meşhur “Yeniden Doğuş” uçuşunu yapmaya hazır duruma gelir.
Kendi yaşamımızda sık sık bir yeniden doğuş süreci yaşamak zorunda kalırız.
    Zafer uçuşunu sürdürmek için, bize acı veren eski alışkanlıklarımızdan ve anılarımızdan kurtulmak zorundayız. Ancak geçmişin gereksiz safrasından kurtulduğumuzda, deneyimlerimizin yeniden doğuşumuzun getireceği olağanüstü sonuçlarından tam olarak yararlanabiliriz. 
    Geride kalanları unutmak ve önümüzde bizi bekleyenlere ulaşmak için hedefimize doğru ilerleriz. Verilememiş kararların, çıkılamamış yolların, harcadıkları mevsimlerin, oyaladıkları hayatların günahının affı içi yalvarıyor olmanın ne yararı olabilir. Kendi hayatına cesur olamamışların cezası öyle veya böyle ne yazık ki yeryüzünde yaşanıyor.
    İnsanlar ile hayvanları ayıran en önemli özelliklerden bir tanesi hayvanların
düşünmemekten kaynaklanan, içgüdüsel olarak karar verebilmeleri ve uygulayabilmeleridir. İnsanoğlu düşündükçe karar vermekte zorluklar yaşıyor ve kararsızlığı seçiyor.
    Bazen kararlarımız acı da verse her zaman “Yeniden Doğuşu” müjdeleyebilir. Değişim, yenilenme, acı yoksa kazanç da yok, fedakarlık, yeniden doğuş, sıfırlamak, vazgeçmek, sil baştan, reset atmak. Bir şeylerin değişmesi ve yeniden ayağa kalkabilmemiz için tercihi kolay olmayan seçimler yapmamız gerekebilir. Geçmişin sadece deneyimleriyle beraber, yaptığımız seçim belki zorlu bir süreç bile olabilir. Var olmak, yeniden zafer uçuşu için sürecin nasıl olduğu değildir o an önemli olan. Önemli olan vardığımız olağan üstü yerdir, hayatımızın “Yeniden Doğuşu”dur.
    Yeniden Doğuş felsefesi sadece kartala ve insanlara has olmayabilir. Bunu kurumlar, işletmeler hatta ve hatta devletler için de söz konusudur. Varlığını uzun süre devam ettirmeyi düşündüklerinde, aksayan yönlerine müdahale ederek, yenileyerek ömürlerini uzatabilirler. 
    Biz Türk Milleti olarak en son Kurtuluş Savaşı ile “Yeniden Doğuş” u gerçekleştirdik. Her yüz yılda bir Türk Milletini tarih sahnesinden silme oyunları tezgâhlanmaktadır. Tarihimizi şöyle bir gözden geçirdiğimizde bu oyunları sahneye koyma zamanı yakın gibi görünüyor. Bunun farkına vararak hep birlikte bu oyunları bozma, tersine çevirme basiretini gösterme gücü, azim ve kararlığı olan duruşa sahip olabilmemizi diliyorum. Sağlıcakla kalın.