Bugün, 4 Aralık 2021 Cumartesi

Zeki ORDU


YEREL KÜLTÜRÜN MİLLİ KÜLTÜRE KATKILARI

YEREL KÜLTÜRÜN MİLLİ KÜLTÜRE KATKILARI


    Daha üçüncü sınıftayken öğretmenimiz bize; “Herkes kapısının önünü süpürürse mahalle temiz kalır” sözünü ve kimin söylediğini söylemişti. Kimin söylediğini unuttum ama söz hala aklımızda.

Biz köy çocuklarıydık. Kapımızın önünde çok şey olabiliyordu. Özellikle odunlar, taş, toprak ve bunlara ait muhtelif göze hoş gelmeyen şeyler.

Şehir hayatı ile ilgili bir bilgimiz olmadığı için, günlük, aylık ve hatta yıllık temizliği herkesin kendi yaptığını düşünürdük. Şehir yerde ise bu işe oranın yerel yönetimleri bakıyorlarmış. Şehri görünce onu da öğrenmiş olduk.

Bu kadar mukaddimenin ardından asıl mevzumuza gelelim.

Ülkemiz coğrafi olarak epey büyük. İklim ve bitki örtüsü çok farklı. Sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan bir il diğerine benzemiyor. Yani farklı bir yapıya sahibiz.

Her yerin kanunlar icabı ortak yanları olduğu gibi; örfi olarak farklı yanları da olacaktır.

Toplumda örfi kurallar, umumi kuralların yani kanunların şekillenmesinde mühim bir yeri vardır. Çünkü kanunlar fert ve cemiyet menfaatlerini aynı anda korumaya mecburdur. Bu açıdan adet ve ananeleri koruyan toplumlarda “aidiyet” hissi daha güçlü olur.

Hep geçmişten bahsederken bir hüzün kaplar içimizi. Bunun sebeplerinden biri güzel hasletlerimizin yok olmasıdır. Bir de bunlar kaleme alınıp kayıt düşülmemişse zaman içinde bir hurafeye dönüşüp ardından hayatımızdan çekilir.

Yerel veya mahalli kültür korunmalıdır. Hatta yaşatılmalıdır. Bir Egeli Zeybek oyununu unutmamalıdır. Adanı ve Antepli acılı veya acısız kebaplarını birbirleriyle tatlı bir rekabet içinde yarınlara taşımalıdır. Yoksa karşımıza ayaküstü diye tarif edilen kazanda pişmemiş hazır ve bir o kadar da sağlıksız yiyecekler çıkar.

Bunun yanı sıra; bir peştamal, şalvar, atkı, puşi gibi kıyafetler; muhtelif adetler, mutfak kültürü, sohbet kültürü ve buna benzer birtakım alışkanlıklar, kanun koruyuculuğu ve desteği altında “ötekileştirmeden” mevcudiyetlerini devam ettirmelidir. Kültür devleti olmadan, siyasi devlet olmak zordur. Her doğan kişi nerden geldiğini, atalarının nasıl yaşadığını bilmelidir.

Bu açıdan kah tarihi, kah coğrafi, kah ananevi, kah ticari ve kültürel olarak varlığımızı devam ettiremezsek bunların yerine birileri bunlar haricinde bir şey ikame eder ki bizimkine benzemez.

Zamanla farklı kültürün etkisinde yetişir, bir de bakmışız ki savaşsız teslim olmuşuz.

Bu açıdan hem bizim gazetede, hem de başka yerlerde yayın hayatını sürdüren yerel gazetelerde yerel kültüre dair konular işlenmelidir. Şahsen BİLGİ GAZETESİ yazarları bu işi fazlasıyla yerine getiriyor. İlçeye, bölgeye ait bazı konular kaleme alınıyor ve bir sonraki nesle hatırlatılmak üzere kayıtlara giriyor.

Köşe arkadaşlarıma ve bu hususta çalışmalar yapan bütün kişilere teşekkür ediyorum.

Dünü olmayanın yarınlarından bahsetmek mümkün değildir.

Her zaman dün dünde kalmaz. Kalmamalıdır da. Dün, yarınların aynasıdır.