Bugün, 27 Şubat 2021 Cumartesi

Nazmi KILIÇ


ZORLU BİR SÜREÇ ( 3 )

ZORLU BİR SÜREÇ ( 3 )


Bu süreçte, dijital uçurumun var olan eşitsizlikleri, öğrenme farklılıklarını daha da derinleştirmemesi için farklı ihtiyaçlara göre eşitlikçi ve kapsayıcı çalışmaların artmasına acilen ihtiyaç var. Etkisi bugün daha görünür olsa da uzaktan eğitim sonrasında da var olmaya devam edecek dijital uçurumun kapanması için hayata geçirilen ve geçirilecek uygulamalarda sıkıntının sadece teknolojik donanım ve erişimle ilgili olmadığının bilinmesi gerekir. 

Doğal afetlerden veya salgın hastalıklardan etkilenen insanlar, eğitim hakkına sahipken eğitim konusunda göz ardı edilmemelidir. Eğitimine uzaktan devam etmenin yolları olsa da öğrencilerin psikolojilerinin eğitimlerinden daha önemlidir. İnsanları fiziksel olarak korumanın yanı sıra, psikolojilerini de dikkate alarak hareket edilmelidir. Gelecekteki eğitim sistemi için bunlar unutulmamalıdır. Geçmişten ve yaşananlardan ders alınması gerekir. Bu süreçte yaşananlar doğaldı ve önemli olan bu zorlu süreçten geçtikten sonra ne yaşanacağıdır. “Değişim kaçınılmazdır.” cümlesi her varlık için geçerlidir. Hayatımızın her alanında yaşayarak gözlemledik ve pandemi sürecinden sonra da kaçınılmaz değişime ayak uyduracağız. Uzaktan eğitim sürecinde evlerdeki imkân ve öğrenme farklılıkları daha görünür hale geldi.

Bu süreçte tek öğrencisi olan veliler oldukça şanslılar. Ama iki, üç ve daha fazla öğrencisi olan veliler için aynı şeyi söylemek mümkün değil. 4.,6. ve 7. sınıfa giden üç kardeş EBA TV’deki dersleri izliyorlar. Bir de annelerinin telefonuna öğretmenleri tarafından Whatsapptan atılan ödevlerini takip etmeye çalışıyor. Tek bir telefonu paylaştıkları için ödevlerinde gecikmekten, anlamadıklarını öğretmenlerine soramamaktan dolayı yakınıp duruyorlar. 8. Sınıf öğrencisi her gün okuldaymış gibi öğlene kadar online ders yapıyor. Okul canlı dersleri bittikten sonra sıra dershanenin canlı derslerine geliyor.

5. sınıf öğrencisi televizyondaki dersleri takip ediyor. Bilgisayarı var ama EBA web sitesi üzerinden öğretmenin yolladığı ödevlere erişmeyi başaramıyor.

         Veliler zaten hep şaşırmış durumdalar. Okulların açılmasını, yüz yüze eğitime geçilmesini dört gözle bekliyorlar. Evde gün boyu çocuklarla bir arada olmaktan, onlarla her dakika meşgul olmaktan bitap düşmüşler. Birçok velinin uzaktan eğitimin ve çocukların uzun soluklu dijital ekran karşısında kalmanın ileride ortaya çıkaracağı sıkıntılardan dertliler. Bu olumsuzluklar bizim de dikkatimizden kaçmıyor. Çocuklarımızı dijital ekrandan uzak tutalım veya sınırlandıralım derken onları dijital ekranın karşısına diktik. Bu deyim yerindeyse kediye ciğeri emanet etmek gibi geliyor. Ebeveynlerine canlı dersteymiş numarası yapıp arka planda oyunda veya sosyal medyada olan öğrencileri fark ettiğimiz anlarda oluyor.

         Cihaz eksikliği olan öğrencileri anlıyoruz da interneti olmayan velilerin durumları da daha farklı. Maddi imkânsızlıktan dolayı alamayanlar çoğunlukta. Uygun paketlerle işin içinde olmaya çalışıyorlar. Evlerine internet çekilmesi için yetkili mercilere müracaat ediyorlar. Uzun süre beklemek zorunda kalıyorlar. Kimileride altyapı sorununa takılıyorlar. Bu yüzden telefon hattının paketine mahkûm oluyorlar. Günlük paketlerle çocuklarının canlı derslerine yoklukla mücadele ederek katılmasını sağlıyorlar. Sınırlı interneti olanlar bütün derslere katılma yerine ana derslere katılarak ayrılmak durumunda kalıyorlar. Bir zamanlar aman çocuklarımızı internet ortamından uzak tutalım diye düşünen ebeveynler onlara internet sağlamak için birçok sıkıntıları yaşadığını görmekteyiz. İnternet sağlayıcıları ise ortaya çıkan taleplere cevap veremiyor.