Bugün, 23 Ocak 2021 Cumartesi

Nazmi KILIÇ


ZORLU BİR SÜREÇ ( 5 )

ZORLU BİR SÜREÇ ( 5 )


Bu zorlu süreçte öğretmenlerin yüklendiği sorumluluğun farkında olmak gerekir. Uzaktan eğitimde birçok zorluklar yaşadılar. En başta teknik donanımlarındaki eksiklerini giderdiler. WahtsApp kullanmayan birçok meslektaşlarımız kullanmaya ve uyumlu cihaz kullanmaya başladılar. Bilgisayarı olmayanlar bilgisayar aldılar. Olanlar bile ikincisini ve hatta öğrenci çocuklular üçüncüsünü aldılar. Bu durumu göz ardı edildi ve bu sebeple öğretmenler ekonomik açıdan zorlandılar.

Bu kayıpları giderme yerine öğretmenlerin ücretlerinden ne kadar keserim hesabı yapıldığını görüldü. Burada şunu vurgulamak gerekir. Eğer bu süreç uzayıp gidecekse ki durum onu gösteriyor öğretmenlerin tıpkı sağlık çalışanlarında olduğu gibi teknolojik donanım desteği için maaşlarında iyileştirme yapılmalıdır. Bu konuda asla ve asla tasarruf düşünmemelidir.

Sonuçta bu zorlu süreçte eğitimin kayıplarının en aza indirilmesi veya giderilmesi konusunda kilidin anahtarı öğretmenlerimizdir. Psikolojisi bozulan öğrenci ve velilerimizin düzelmesi sağlanmasının yanı sıra birçok eksiği kapatmanın çabası içindedirler. Artık öyle bir hale gelindi ki eğitimin gecesi gündüzü, sabahı akşamı kalmadı. Bu süreçte öğretmenler, eğitim adına açılan delikleri sürekli kapatma telaşı içindeler.

Sadece açıkları kapatmakla kalmayıp ilerleyen süreçte olması muhtemel eksikleri giderme çabası içinde olacaklar.  Öğretmenlerimiz böyle bir durumda üzerine düşen sorumluluğu yerine getirecektir. Alanda, okulda ve her yerde öğretmenlerin gayretine ihtiyaç olacaktır. Bunun için öğretmenin hizmet, görev aşkına ve enerjisine ihtiyaç duyulacaktır.

Bunun için bu zorlu süreç devam ederken veya son bulduğunda öğretmenlerin yıllardan beri süregelen sosyal ve ekonomik sıkıntılarına el atma zamanı gelmiştir. Son zamanda gündem de olup sıkça dile getirilen maaşlardaki iyileştirme acilen yapılmalıdır. Sadece maaşlarda iyileşme değil kronik hale gelen birçok sıkıntıların giderilmesi ve beklentilerin karşılanmasıdır.

 Öğretmenlerin birçok beklentisinin en önemlisi söz verilen 3600 ek gösterge sözü tutulmalıdır. Yıllardır dile getirilen ve en yetkili makam tarafından verilen söz uygulamaya konulmalıdır. Bunun yanı sıra yıllardır üzerinde çalışılan ve birçok beklentinin içine konulduğu, yasalaşması için sık sık artık mecliste denilerek mecliste uyutulan Öğretmenlik Meslek Kanunu çıkarılmalıdır. Öğretmenlerin bütün beklentileri bu yasanın içine konulmuş ama bir türlü kanunlaştırılmamıştır. Bu yasa bekletilirken gece yarıları kanunların hemencecik geçirildiği hepimizin malumudur. Sıra öğretmene gelince ipe un seriliyor.

Yıllardır çözülemeyen kariyer basamaklarının hayata geçirilmesi sorunu artık çözülmelidir. Nasıl bağlandıysa 17 yıldır bu düğüm çözülmedi. Bu haktan mahrum kalan birçok öğretmen yıllardır beklemektedirler. Aslında güzel düşünülmüş bir projeydi ne yazık ki bu proje güme gitti. Uzmanlığı hak eden arkadaşlarımızın bile hevesleri kursaklarında kaldı. Diğer arkadaşlarının uzman, uzman olanların da başöğretmen olma şansı artık yok oldu. O da ÖMK nun içine konulup rafa kaldırıldı.

Diğer içimizi acıtan uygulama öğretmenliğin, ücretli öğretmen, vekil öğretmen, sözleşmeli öğretmen ve kadrolu öğretmen olarak kategorilere ayrılmasıdır. Sayıları yüz binlerle ifade edilen öğretmenler atama beklerken onların yerine ücretli ve vekil öğretmenlerle eğitim öğretim yapılmaya çalışılmaktadır. Bu uygulamaların sonuçlarını ve yaşanılan sıkıntıları görmezden gelemeyiz.

Öğretmenlerin en fazla mağduriyet yaşadıkları husus tayinlerde sıra tayinlerin tekrar uygulamaya konulmasıdır. Bu uygulamanın kalkması yıllardır köylerde çalışan meslektaşlarımızın merkezlere gelememesidir. Bir bakıyoruz bir iki yıllık öğretmen işini ayarlayıp merkeze geliyor, yirmi beş yıllık öğretmen merkezde çalışmak için çile dolduruyor. Bu 20 yıl önce belirli bir prosedür uygulanıyor, merkezde çalışmak isteyen arkadaşımız düşündüğü zaman diliminde merkeze gelebiliyordu. Bu durum acilen düzeltilmeli, adalet tesis edilmelidir.

Sözün özü bu zorlu süreçten önce de, bu zorlu süreçte de ve bu zorlu süreçten sonrada ülkenin geleceği öğretmenlerin elindedir. Öğretmen ülkenin geleceğini şekillendirecek insan mühendisleridir. Bu mühendislerden esirgenen her güç ülkenin geleceğine etki edecektir. Öğretmenler oyalanacak, kenarda tutulacak yedek oyuncu değil bizatihi asıldır. Gelecek için samimi duygusu olanların ülkenin geleceğini inşa edecek bu insan mühendislerini ele alarak yoluna devam ederler. Öğretmenlerde bu güç hakikaten de vardır. Tabi ki bu gücü ortaya çıkaracak faktörlere ihtiyaç vardır. Bu zorlu sürecin müsebbibi öğretmenler değil ama mimarının öğretmen olduğu gerçeği unutulmamalıdır. Sağlıcakla kalın.