Bugün, 4 Aralık 2021 Cumartesi

Nazmi KILIÇ


ZORLU BİR YILDI

ZORLU BİR YILDI


    Ülkemizde 2020-2021 eğitim öğretim maratonu 2 Temmuz Cuma günü sessiz sedasız ilk kez törensiz noktalandı. Dünya genelinde ve ülkemizde hala etkisini sürdüren pandemi süreci eğitim ve öğretimi alıştığımız şartların dışında sürdürmeye çalıştık. Bu eğitim öğretim yılında normal bir süreçten daha ziyade anormal süreçleri geride bırakarak tamamladık. Eksiğiyle, gediğiyle, azıyla, fazlasıyla, günahı ve sevabıyla nihayet tamamladık.
    Bu pandemi sürecinde yurdumuzun diğer yörelerine göre ilçe olarak biraz daha şanslıydık. Hatırımda kaldığı kadarıyla uzak ve yakın çevrede yaşadığımız ölümlü pandemi vakalarını biz yaşamadık. Öğrencilerimizden veya öğretmenlerimizden bu salgınla mücadele eden oldu. Ama Allaha şükürler olsun ki bu vakalar ölümle sonuçlanmadı. Elbette yakınlarımızdan ölümlü vakalar yaşamadığımızı söyleyemeyiz. Yakın çevremizdeki insanların salgın nedeniyle ölümlerine şahit olduysak da takdiri ilahi deyip tedbirlere sarıldık.
    Önümüzde nasıl bir sürecin bizi beklediğini bilemiyoruz ama son iki yılı düşündüğümüzde, geçmişte ne günler yaşamışız da haberimiz olmamış. Dakikaları bile hazine değerinde olan yılları geride bırakmışız da anlayamamışız. Salgın hastalık korkusu olmadan,” bu illet bana ne zaman bulaşacak” endişesi yaşamadan ne günler yaşamışız. Dünle bu günü, bu günle geleceği kıyasladığımızda, geçmişteki pandemisiz günlerin bizim için ne kadar güzel günler olduğunu anlıyoruz. İster istemez o günlere özlem duyuyoruz.
    Salgın öncesi dönemlerde bir öğrencimizin okula bir gün gelememesini ne kadar da dert ederdik. Eyvah ne olacak bu günkü konuyu nasıl telefi edecek diye telaşlanır, olmadı ders akışlarını değiştirirdik. Öğrencilerimizin bu bir günlük kaybı hafta boyu gündemde olurdu. Zaten bu titizlik olmasa devam sağlanamazdı, derse katılım azalırdı. Şimdi ise öyle bir hale geldik ki sınıfın yarısından fazlası okula gelememiş olmasına rağmen gelenlerle avunur olmuşuz. Bir de üstüne üstlük gelmeyenlerin hasta olduklarından dolayı değil de, hasta olmaktan korktuklarından dolayı gelmediklerini biliyoruz. Aman hasta olmasınlar da, canları sağ olsun da gelmesinler diyebilecek hale geldik.
    Bu iki yılı geride bıraktık ama çok zorlu bir süreçten geçtik. Öğrencilerde, velilerde, bizlerde çok ama çok zorlandık. Yöneticilerimiz de daha farklı zorlandı ve yıprandı. Beklemediğimiz ve tahmin bile edemeyeceğimiz sonuçlarla karşı karşıya kalındı. Gelinen durumlara göre pozisyonlar değiştirildi. Okullarımız kâh açıldı, kâh kapandı. Gerek açıkken ve gerekse kapalıyken ister istemez elde olmayan nedenlerden dolayı eğitimden kopan öğrencilerimiz oldu. Yaşanılan bu süreçten etkilenmeyip süreci fırsata çeviren öğrencilerimizde oldu. Onlar hem yüz yüze eğitimi, hem de uzaktan eğitimi gerektiği gibi değerlendirdiler ve etkilenmediler. Bu süreçten olumsuz etkilenen grup ne yazık ki çoğunluğu oluşturuyor. Umarım önümüzdeki süreçlerde eksiklerini giderme fırsatı bulurlar.
    Sonuç olarak bu zorlu yılı geride bıraktık. Bu dönemle ilgili bir takım tecrübeler kazandık. Var olan birçok eksiğimizi gördük. Eksiklerimizin bir kısmını tamamladık. Tamamlayamadıklarımızı da planlama yaparak gelecek günlere bıraktık. 
    Öyle umuyorum ki bu zorlu süreç kısa zamanda aşılır, normal günlerimize döneriz. Boşuna dememişler “Her işin başı sağlıktır” diye. Yeter ki sağlık olsun. Eksiklerin telafisi olur ama sağlığın telafisi olmaz. Öğretmenlere güvenip, gereken destek verildiğinde bu telafinin en alasını yaparız. Samimi iseniz buna inanın, bize güvenin ve bizi destekleyin. Sağlıcakla kalın.