Bugün, 1 Eylül 2025 Pazartesi

B.Rahmi ÖZEN


AH DİLİM VAH DİLİM

AH DİLİM VAH DİLİM


‘Başa ne gelirse dilden gelir,’ demiş atalar.

İnsanın önündeki tüm kapıları açan da, kapatan da dilidir.

Dil, acı kullanılırsa düğüm atar, tatlı kullanılırsa düğüm çözer.

Gönüllerin ve ruhların fatihi olan tatlı dil, gücünü olgun ruhundan alır. Dilin güzelliği ve tatlılığı, gönlün aynasıdır. Gönülde olanları dış dünyaya yansıtan, kişinin dilidir.

Söz, barışın anahtarıdır, savaşa vurulan kelepçedir. Aklın ve dilin süsüdür. Söz güzel olunca insanın yüzü parlar.

Atalarımız çok dinlemeyi, az konuşmayı düstur haline getirmişler; ‘Sözü akıl ile söyle, bilgi ile süsle!’ demişlerdir.

Allah aşkını yüreğinde maya tutturan kişinin dilinde şeker gibi tat hissedilir. Konuşursa, sözcükleri bal olur.

Dili tatlı olan yaratılmışa hoş bakar. Yıkıcı değil, yapıcıdır. Kovucu değil, kucaklayıcıdır. Şeker dilli kişi, yaratılışın ve oluşun anlamını kavramıştır.

Ahlakı güzel olan, yumuşak söyler.

Ve dil, kişinin ağzında çok hassas bir terazisidir. Öyle bir terazi ki; âlim ile cahili birbirinden ayırır. 

Peygamber sözüdür ki: ‘İnsan dilinin altında gizlidir.’

Can Yunus’umuz ne hoş söylemiş;

‘Keleci bilen kişinin yüzünü ağ ede bir söz

Sözü pişirip diyenin işini sağ ede bir söz

Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı;

Söz ola ağulu aşı bal ile yağ ede bir söz

Kişi bile söz demini, demeye sözün kemini

Bu cihan cehennemini sekiz uçmak ide bir söz’

Sıratımüstakim yoluna devam edip giderken, insanlar; tatlı dilli kişilerin arkasından hayranlıkla bakarlar.

İnsan-ı kâmil, gittiği her yerde: ‘Sevgi, hoşgörü, tatlı dil, güler yüz içeri… Gayrisi kapımızdan dışarı!’ der.

Öyleyse sevgi gibi, tatlı dil gibi güher dururken nedir bu yüreklere galip gelen hırs, kara düşünce, kin ve nefret?

Nedir bu savaş?

Evrene sığmayan Allah, kulunun gönlüne sığmıştır. O halde niçin kirletilir Allah’ın kutlu evi?

Ve Allah, kendine ulaşmak için insan kalbini köprü kılmıştır; o halde engin bir insan sevgisi…  Kavgasız bir toplum...

Rahmet hazinelerinin tükenmez meyveleri arasında; ay’ı, güneşi, yıldızları, nehirleri, dağları, ovaları ve doğanın bütün güzelliklerini insanoğluna vitrin güzelliğinde sunan Rabb’imiz, her dem dilimizin yanındadır.

Öyleyse Mü’minler, munis duygular içinde hep tatlı dilin, aşkın, sevginin ama sadece aşkın ve sevginin yollarını ararlar, gönül dostluğu tesis ederler.

Söylediklerim; nice darbe yemiş, yanmış, yakılmış insanların önünde ışıktır.

Bu seslenişse engin bir sesleniştir.

Dünya, Ahret’in üstüne kurulmuş bir köprüye benzer. Kin,  riya, kara düşünce, nefret ve düşmanlık; bu köprüye çok ağır gelir. O köprü, dilini ve yüreğini kirleteni çekemez.