Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Selim EROĞLU


ANADOLU MEKTEBİ

ANADOLU MEKTEBİ


 Milli Eğitim Bakanlığı okullarda çok güzel bir okuma faaliyeti yürütüyor. Kitap okumanın çok ötesinde bir faaliyet. Kitap okuma değil, külliyat okuma. Yani bir yazarın sadece bir eserini değil belli başlı eserlerini, mümkünse eserlerinin tamamını okuma. Bunun içindir ki adına külliyat okumaları denmiş. Yeni tabirle bütüncül okuma.
   Bunun için edebiyatımızın temel taşı sayılabilecek tanınmış 14 yazar seçilmiş. Her yıl bu sayı artabiliyor. Yazarlar seçilirken ortak kültür oluşturulmaya dikkat edilmiş.
   Hangi yazarlar bunlar acaba diyorsanız bazılarını saymak isterim. Mustafa Kutlu, Cengiz Aytmatov, Tarık Buğra, Yahya Kemal Beyatlı, Ahmet Hamdi Tanpınar, Yunus Emre, Cengiz Dağcı,  Aşık Veysel başlıcaları.
   Uzun müzakerelerden sonra projenin adına “Anadolu Mektebi” denmiş. Adından da anlaşılacağı üzere eserleriyle  Anadolu coğrafyasını bize vatan kılan yazarlar seçilmiş.
   Bu kadim Anadolu coğrafyasında bir arada yaşamamızın ana unsurları.  Coğrafyanın ötesinde “vatan” kavramının mayalanması ve tezahürü.
   Şairin dediği gibi
   “Bayrakları bayrak yapan üstündeki kandır.
     Toprak, eğer uğrunda ölen varsa vatandır.
  Aksini düşünecek olursak eğer üzerinde yaşadığımız toprak uğruna canımızı veremiyorsak orası vatan değildir. Can vermek, fedakârlığın zirvesidir. Her zaman can verilmez. Can bir defa verilir. Ne için yaşadığın ve ne için can verdiğin önemlidir. Uğruna can verebiliyorsak işte orası bizim vatanımızdır.
   Çanakkale'ye gidenleri anlatırken “dönmeyi düşünmediler” diyoruz. Dönmeyi düşünmemek, can vermeyi, yani şehit olmayı göze almaktır. Ölümü göze alanların önünde hiçbir kuvvet duramaz.
   İşte bizi biz yapan, ortak mayamızı oluşturan yazarlar tercih edilmiş. Bu işin başında yirmi yıl öncesinin Tarım-Orman ve Köy İşleri Bakanı Prof.  Dr. Sami Güçlü var. Siyaseti bıraktıktan sonra kendini bu işlere adamış. Adeta bir vakıf adam  olmuş. Aktif siyasetin dışına çıkmış. Adanmış bir insan olmuş. Yaşı yetmişi aşmış olmasına rağmen on sekizlik   delikanlı gibi dinç ve heyecanlı. En çok beğendiğim özelliği insanı hayrete düşüren mütevaziliği.
   Mevlana, alçak gönüllülükte toprak gibi ol diyor ya, canlı misalini görmek isteyen Sami Güçlü'ye baksın. Kendisiyle uzun sayılabilecek sohbetlerim oldu. Konuştuğu kim olursa olsun muhatabına bu derece önem veren bir başka insan daha görmedim. Hiç kendinden bahsetmiyor. Bir kez olsun siyasi hayatından, siyasi geçmişinde ve bakanlık hayatından bahsetmiyor. Biz olsak destan yazarız. Kafamız bozulduğunda “sen benim kim olduğumu biliyor musun” deriz. Mütevazilik nasıl olurmuş görmek isteyenin Sami Hoca'yı tanımasını isterim.
   Anadolu Mektebi'nde yer alan öğrencilerimin kısa zamanda mesafe kat ettiklerini, olgunlaştıklarını, yaradılanı Yaradan'dan ötürü sevdiklerini, özgüven sahibi olduklarını, bulundukları her ortamda örnek şahsiyetler olarak gösterildiklerini bizzat müşahede ettim. Daha da iyi olacaklarına inanıyorum.
   Anadolu Mektebi'nden mezun olmak yok. Anadolu Mektebi  mezun vermeyen tek okul. Anadolu Mektebi, Anadolu'nun teminatıdır. Teminat varsa zafer kaçınılmazdır.