Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Zeki ORDU


ARSİN ARDIMIZDA KALIRKEN Arsin'e doğru 2

ARSİN ARDIMIZDA KALIRKEN Arsin'e doğru 2


 Tırabzon ilinin denize nazır şirin bir ilçesi. Sahile teşbih taneleri gibi dizilmiş tam on ilçeden biri.  Otoban denilen nevzuhur  taşıt yolu her ne kadar şehir ile deniz arasına girmişse de denizi ruhunda taşıyan ilçelerden biri. Zaten bu otobanlar en fazla Karadeniz sahil yerleşim yerlerini denizden uzaklaştırmış. Şayet o yollar sahil yerine biraz açıktan geçebilseydi, bugün çok sahil il ve ilçemiz hala dalgalarla yarenlik edecekti.
Neyse buraları geçelim. Mevzu Arsin'in dışına çıkıyor o zaman.
Arsin her güne  Karadeniz üzerinden gelen ve sadece Arsinlilerin hissedebileceği bir sesle başlar. Bazen martılar yarenlik eder size. Sahilden uzaklaştıkça eğim epeyce artar. Yaylara yakın yerlerde bulutlara komşu olursunuz. Sahile gören cepheyse bulunduğunuz yer manzara daha bir ihtişamlı our.
Dereleri uzaklardan haber getirir. Yanbolu, Falkoz, Arsin, Kendirlik ve Sifla (Süfla) dereleridir.  Şehrin içinden Kocabaş Deresi kayıtlarda yoktur maalesef.
Tepelerin dumanı komşu ilçelerle bir haberleşme şekli midir bilinmez ama yeşil çimenler üzerinde masmavi göklerin bir süsü gibidir.  Fındık mevsimin ayrı bir özelliği vardır Arsin'de. Bir de gurbetten gelenler eşlik etti mi kalanlara değme gitsin muhabbeti. 
Her ne kadar Karadeniz'in sahil ilçesi olsa da tatlı su balıkları da meşhurdur. Bıyıklı sazan ve alabalık bir hayli namlıdır yani. Yanbolu Deresi ve Sifla Deresi üzerinde kurulmuş tesislerde de üretilir bu balıklar. İlçenin hatırı sayılır tesislerindendir yani. Her ne kadar bazı kişilerin hususi gayretleri ile küçük tatlı su balıkları tesisleri varsa da bahsedilen iki tesis ismini Arsin'in dışına da taşımıştır.
Yanbolu Deresi üzerinde beş tane hidroelektrik santrali olduğu da söyleniyor şehirliler tarafından. Bunları görmedim ama mutlaka doğrudur. 
Fatih'in ülke sınırlarına dahil ettiği ve ekseriyeti Çepni Türklerinden müteşekkil olan şehir o gün bugün Türk yurdu olmaya devam etmektedir.
1952 yılında Yomra'dan ayrılan önce farklı isimlerle yönetilip daha sonra müstakil ilçe olan Arsin maalesef ancak içine girildiğinde fark edilen şehirlerden.  Çevre yolu denilen ve insanları çevresinden koparan aynı zamanda bir mecburiyet olan bu yolların geçiş güzergahları iyi planlanmış olsaydı birçok ilçe gibi Arsin de saklı şehirlerden biri olmazdı.
Son olarak şahit olduğum ve ancak Karadenizlilerin anlayabileceği bir hatıra ile yazımıza son verelim.
Şehri dolaşırken bana göre sağ tarafımda muhabbet eden iki kişiden yaşlı olanı çaycı çırağına seslenip; “ Koçum, 5-10 dakika sonra çay” dedi. Cümlenin söyleniş şekli aynen bu şekilde.  Ocakçı ise şöyle cevap verdi; “Tamam 5-10 dakika sonra çay!”
Bu konuşmanın günümüz söyleyişiyle kastettiği şey şu:
-Bize birazdan iki çay getir!
- Tamam efendim…
Ancak Karadenizli işi uzatmaz.  Muhatabı da anlar. Yabancı ise şaşırır. İşler tıkırında yürür.
Burası Arsin. Yani Karadeniz.
Bu yazının ardından 5-10 dakşka sonra bir çay içilir mi?
İçilir efendim içilir.
Afiyet olsun.
Arsin ve Arsinlilere gönül dolusu selamlar…