Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Nazmi KILIÇ


ÇOCUĞUNUZUN DAVRANIŞLARI

ÇOCUĞUNUZUN DAVRANIŞLARI


    Çocuğunuzun, ağlama, çığlık atmadan başka, çıkardığı ilk sesini nasıl karşıladınız? Sanırım elinizde tabak varsa yere düştü,  maç izliyorsanız televizyonu kapattınız. Hemen çocuğun başına toplandınız gözlerinin içine bakarak, sesinizi incelterek, biraz da yalvarır bir ifadeyle aynı sesi tekrar etmesini beklediniz. 
               İşte belli bir zamanda ortaya çıkan davranışı ilgi göstererek ödüllendirdiniz. Sonra “baba” dedi. Aynı şaşkınlık, telaş ve sevinç duydunuz. Emin olmak için bir kez daha duymak istediniz. Evet, bebeğiniz gerçekten “baba” diyordu. Aynı olumlu ilgiyi “baba” dediğinde almaya başladı. Bir süre sonra da ilgi görmeyen bu davranışı kendiliğinden terk etti. 
Bir ödülle desteklenen davranış güçlenerek tekrarlanır. İlgi görmeyen ya da bir ödülle desteklenmeyen davranış söner. Burada gözden kaçırmamanız gereken bir ayrıntı var. Siz ilgi ya da ödülle çocuğunuzun davranışlarını değiştirirken aslında o da sizin davranışlarınızı değiştiriyordu. Onun ağzından çıkanlara dikkat kesilmeniz, sesinizi değiştirerek onunla konuşmaya çabalamanız, ona daha yakın olmanız, başına gitme sıklığınızın artması vb. gibi.          
    Bir davranış oluştuktan sonraki tutumunuz, davranışın devamı veya yok olması açısından önemlidir. Çocuklarınızın olumsuz davranışları karşısında paniğe kapılmanız aslında o davranışların yapılma sıklığını artırmaktan ve hatta bunları size karşı bir silah olarak kullanmalarından öteye bir getiri sağlamaz. Anne babalar “olumsuz” davranışı ödüllendirmesi, “olumlu” davranışı önemsemesi çocukların olumsuz davranışa neden olurlar. 
               Çocuklarınız “olumsuz” davranışı öğrendikleri gibi, “olumlu” davranışı da sizin yönlendirmeniz neticesinde öğrenebilirler. Eğer siz çocuğunuzla problem yaşıyorsanız problem tek taraflı yaşanamayacağı için bunun bir parçasısınız demektir. Eğer problemin parçası iseniz çözümün de parçası olmalısınız. Çözüm için sizin de davranışlarınızı değiştirmeniz gerektiğinin farkında olmalısınız. Bir sıvı içinde bulunduğu kabın şeklini alır, aynen bir sıvı gibi çocuğunuz da sizin anne-baba olarak verdiğiniz eğitimle şekillenecektir. 
                Arabanız düzgün çalışırken kontrol etme ihtiyacı duymazsınız. Fakat arabanız garip sesler çıkardığında görmezlikten gelinmez. Tıpkı arabadan gelen sesler gibi çocuğunuzun olumsuz davranışları ve yaramaz tavırları da onunla ilgilenilmesi gerektiğini, çözülmesi gereken bir problem olduğunu göstermektedir. Öyleyse her şey yolunda gittiğinde çocuğunuzun olumlu davranışlarını güçlendirerek önleyici bakım yapın. Ona ilgi ve dikkat gösterin; harekete geçmek için problemlerin oluşmasını ve çoğalmasını beklemeyin. 
                 Bu aşamada anne-baba bir aile toplantısı düzenleyerek çocuğun birçok olumlu davranışı olduğunu, bunlardan dolayı çok hoşnut ve mutlu olduklarını fakat onları rahatsız eden bir takım davranışlardan ötürü kendilerini kötü hissettiklerini söylenebilir. Beklenen olumlu davranış şekli birlikte kararlaştırılır. Bu davranışların uygulanabilmesi ve takibi için bir proje çalışması hep birlikte geliştirilir. Beklenen davranışlar gerçekleştiğinde bunun farkına varıldığı belli edilmeli ve çocuk ödüllendirilmelidir. 
Çocuğunuzun olumsuz davranışlarını değiştirmek için gösterdiği çabası ve başarısı konusundaki güzel duygularınızı kendinize saklamayın. Ona davranışı ile ilgili duygularınızı iletin. Buna geri bildirim denir. Geri bildirimlerin etkili olması için olumlu davranışın hemen ardından olması gerekir. Olumsuz davranışların geri bildiriminin de davranışın hemen ardından olmalıdır. Annelerin çok sık kullandığı “akşam baban gelene kadar bekle” sözü etkisiz bir sözdür. “Sen iyi bir çocuksun”, “Aferin” gibi ifadeler yeterli bilgi içermezler. Bu nedenle geri bildirim verilirken hangi davranış ile ilgili olduğu belirtilmelidir. “Yavrucuğum ben konuşurken beni sessizce dinlemen çok hoşuma gitti” gibi. 
    Olumsuz davranışı görmezden gelmenize rağmen durum kötüye gidiyorsa bu durum doğru yolda olduğunuzun bir işareti olabilir. İnsanlar alıştıkları ilgiyi yitirdiklerinde tipik olarak sinirlenir, dayatmalarını, olumsuz davranışlarını şiddetlendirirler. 
Davranışın olumsuzluğunu iletmeniz gerektiğinde bunu olumlu bir şekilde yapın. Eğer kişiliğine saldırıya geçerseniz daha fazla öfke ve iletişim eksikliğine neden olur. Bunun yerine “Bu doğru değil yavrum, daha iyi nasıl yapacağını sana göstereyim” demek uygun olacaktır. Olumsuz davranışlar karşısında görmezden gelme etkili olmazsa cezaya alternatif olarak ödülleri ve ilgiyi geri çekerek olumsuz davranışların sönmesi sağlanabilir. Sağlıcakla kalın.