Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Seyfi GÜNAÇTI


Giden yılın ardından

Giden yılın ardından


Bir yıl daha geride kaldı. 2022 yılı da, öncekiler gibi tarihin tozlu sayfaları arasındaki yerini aldı. Bir daha geri gelmeyecek. Dünya bir daha 2022 adında bir yıl yaşamayacak.
Yıl bitip yeni bir yıl başlarken önceki yıllara reva görülen muameleler 2022’ye de yapıldı. Kötülendi, ‘Tu kaka’ edildi. Birisi sosyal medyada, giden ve gelen yılları iki görüntü ile resmetmiş. 2002’ye, “Kara yıl, git artık hayatımızdan’ derken, yeni yılı sevinçle karşılamış. 
Yaşı 60’a gelmiş veya 70’e dayanmış olanlara soruyorum.
Kendinizi bildiğinizden beri, yılın son gününde, önceki yıl için “Gitme ne olur! Seni çok sevmiştik” dediğiniz bir yıl oldu mu?
Bir yıl bitip yeni bir yıl başlarken belirgin bir farklılık göremiyorsunuz. Sadece takvim yaprakları ve tarihler değişiyor.
Bir yıl bitip yeni bir yıl başlarken şiddetli rüzgâr esmiyor, fırtına kopmuyor. Yılbaşını kutlayanların yaptığı gürültü dışında farklı bir ses işitilmiyor. Eski yılın gittiğini belli eden bir “Allahaısmarladık” sözü yahut gelen yılın “işte ben geldim” dediğini duymuyorsunuz.
Ben köyde doğdum, ilkokulu da köyümde okudum. İlkokuldayken yılbaşı kutlamaları diye bir şey duymadım. Yılbaşını kutlayanı da görmedim. Ortaokula, Adana İmam Hatip Okulu’nda başladım. Yatılı okudum. Bizde yılbaşı kutlaması olmazdı. Evlerde, başka ortamlarda yılbaşı kutlaması yapıldığını da hatırlamıyorum. Sadece yılbaşına 15-20 gün kala tebrik kartları ile yakınlarımıza yeni yılı kutlama mesajları gönderiyorduk. 
İlk yılbaşı programını 1971-72 döneminde takip ettiğimi hatırlıyorum. İzmir Yüksek İslam Enstitüsünde okurken aynı evde kalan yedi arkadaş evin salonunda Mehmet’in radyosunun etrafında toplanmış yayınlanan programı dinlemiştik. Bana zevk veren ya da hoşuma giden öyle bir yılbaşı programı hatırlamıyorum. Fıkralarıyla, türküleriyle, tanınmış kişilerin hatıralarıyla güzel bir radyo programıydı.
Aslında bizim yaptığımız, bir yılbaşı kutlaması değildi. Sadece bir tatil akşamında radyodaki programı dinleyerek hoşça vakit geçirmekti. Günümüzde bazılarının önceden hazırlık yaptığı gibi elma armut, fındık fıstık gibi yiyeceklerimiz de yoktu.
Bazıları, “Yeni yıla nasıl girersen gerisi öyle gelir” derler. Benim öyle bir inancım ve takıntım yok. Zaten böyle bir anlayış, bizim inancımıza da uymaz. Bir gecedeki beş on saniyelik yaşantı, yılın tamamını belirleyemez. 
Geçen yıl neler oldu?
Saymaya kalksam bir değil birkaç sütun yetmez. Biz, iz bırakan, dikkat çeken bazılarını hatırlayalım.
Trabzonspor, tam 36 yıl sonra lig şampiyonluğunu kazandı. 
Bir başka takım daha, ne tesadüf o da 36 yıl sonra şampiyonluğa ulaştı. Son olarak 1986’da Meksika’da ipi göğüsleyen Arjantin, 2022’nin son ayında Katar’da yapılan turnuvada bir kere daha Dünya Futbol Şampiyonu oldu.
Nedendir bilmiyorum, şampiyonluğu Arjantin’in almasına sevindim. Belki de mazlum milletler sınıfında görüldüklerindendir. Meselâ, Fransa şampiyon olsa aynı duyguları yaşamazdım. Neden sevinmeyeceğimi tahmin edersiniz. Tabii Fas’ın şampiyon olmasını daha çok isterdim.
Fransa demişken; şampiyonada dikkatimi çeken bir konu oldu.
Fransa bir Afrika ülkesi değil. Yani siyah ırkın vatanı değil, beyaz ırktan insanların ülkesi. Lâkin turnuva boyunca Fransa hep altı siyahi oyuncuyla sahaya çıktı. Hatta son maçta oyuncu değişiklikleriyle- kaleci hariç- sahadaki oyuncularının tamamı siyah tenliydi.
Rabbim, sen nelere kadirsin!
Avrupa’nın bu sömürgeci ülkeleri, bir zamanlar köle muamelesi yaptığı, kaynaklarını sömürdüğü, insan yerine koymadığı adamlara muhtaç olmuş. Milli futbol takımlarını onlardan oluşturuyor.
Daha söyleyeceklerimi diyemeden sayfanın sonuna geldik. Tekrar bu konuya döner miyim, bilmiyorum. Hepinize sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir yıl diliyorum.