Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Mehmet TÜRKAN


HARŞİT VADİSİ KARŞILAŞTIRMALI AĞIZ SÖZLÜĞÜ KİTABI TANITIM       

HARŞİT VADİSİ KARŞILAŞTIRMALI AĞIZ SÖZLÜĞÜ KİTABI TANITIM       


Faruk Nafiz’in “Yazılmamış bir destan gibi Anadolu’muz” ifadesi beklide Anadolu’nun gizli hazinelerini anlatan en veciz sözlerden biridir. Bu haftaki yazımda belki bu yöre ile ilgili değil ama kültür, kullandığı kelime ve ifadeler, deyimler açından çok benzerlik gösteren ve ilçemize birçok aile gönderen Karadeniz’in çok az bilinen ama altın değerinde hazinelere dolu bir bölgesinin dil ve ağız sözlüğü çalışmasını anlatacağım.

Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi’nden dönem arkadaşım, hemşerim ve değerli dostum, kardeşim Temel Gündoğdu’nun hazırladığı “Harşit Vadisi Karşılaştırmalı Ağız Sözlüğü” adlı içi altın değerinde bilgilerle dolu bir eserden bahsedeyim.

Eser, Arı Sanat Yayınları tarafından Eylül 2022’de basılmış 16,5x23,5 boyutlarında büyük boy diyebileceğimiz ebatta, 479 sayfa ve Önsöz, Giriş, Tarihte Harşit Vadisi, Sözlük, Metinler ve Kaynakçadan oluşuyor. Yaklaşık yedi yıllık bir çalışmanın ürünü olan eserde Bayburt Vavuk dağından doğarak Gümüşhane, Torul, Kürtün, Doğankent (Harşit) ilçelerini geçip 170 kilometre yol kat ettikten sonra Tirebolu Körliman mevkiinden denize dökülen bir ırmağın vadisi yani Harşit Vadisi (aynı zamanda Doğanken ilçesinin eski adıdır) ve etrafında oluşun yaşayan ve bir kısmı unutulan dil hazinelerinin derlenmesi aynı zamanda Türkiye’nin ve Türkiye dışında yaşayan Türklerin dillerinden, yöresel ağızlarından karşılaştırmalar yapılarak oluşturulmuş eşsiz bir eser oluşmuştur.

Tarihi kaynaklara göre Karadeniz Bölgesine yerleşen Türklerin en eski ve kadim yerleşim yerlerinden biri olan Harşit Vadisi aynı zamanda ikinci bir Çanakkale diyeceğimiz Harşit Vadisi Savunmalarına de sahne olmuş taşı toprağı şehit kanları ile sulanmış kutsal bir vatan toprağıdır.

Eserde geleneksel bölge kültürünü yaşattığı ve ağız, söyleyiş bakımından bozulmaya uğradığı düşünülmeyen 35 kişiyle görüşülmüş ve konuşmalar transkırip edilerek esere alınmıştır. Özellikle yayla kültürünün yaygın olduğu bölgede yaz aylarında yaklaşık 6 ay yaylada yaşayan ve bölgesel ağız kültürünü devam ettirdiğine inanılan kişilerle görüşülmüş bununla birlikte en ince ayrıntılara kadar kelimeler taranmış ve yöresel ses ve ağız söyleyişleri ile esere yansıtılmış bu kelimelerin günümüzdeki söyleyişleri ile birlikte ülkemizde ve ülke dışında yaşayan Türklerden ve Türk bölgelerinden karşılaştırmalar ayrıntılı olarak verilmiştir.

Bölgede bu güne kadar bu anlamda doğru dürüst çalışmanın yapılmadığı düşünülürse eser ayrı bir anlam kazanmaktadır. Çalışma, Literatürde köşe başı sayılan derleme sözlükleri, genel sözlükler ve bu alanda yazılmış hemen bütün eserler taranarak vücuda getirilmiştir. Bulunan ağız varlıkları yazıya geçirilirken aynı zamanda, atasözleri, deyimler, masal, bilmece, ninni, efsane gibi halk edebiyatı ürünleri de tespit edilerek yazıya geçirilmiştir.  Kendisi de Kürtün’ün Söğüteli köyünde doğan ve yazın vaktinin birçoğunu Kazıkbeli yaylasında geçiren yazar için bölgenin her çarşamba pazar kurulan en önemli toplanma merkezinde ikamet etmesi de kendi için bir şans olmuştur.

Eserden birkaç söz örneği vereyim. –Ablak: Açık geniş, belirli.- “Ahmet’in alnı ablaktır.” Konya’dan Afyon’a, Giresun’dan, Karaman’a, Gümüşhane’den Teke (Antalya)’ye kadar hemen hemen ülkenin bütün bölgelerinde kullanılan bir kelime.

Avcuk:-Avuç- “Bi avcuk fıdık ver çocûn eline”  Ayam: -Hava-  “Yarın inşallah ayam ê olur.”

Çec etmek: -İri samandan buğdayı ayıklamak. Fındığı kabuğundan çıkarmak- ” Fındık hep çec olmuş, hemen toplâlım ôlum.

 Dinelmek: -Ayakta durmak- “uşağam bi ayağa dinel de görelim.”Gelek: -Yeşil yaprak- “âcın gelekleri hep gurumuş.”

İndem: - Sözlüklerin başına getirilerek onları pekiştirmeye yarar- “Bu süveter sâ indem de güçcük değil, giyersin sen unu”

Ura-Kadınların kocalarına seslenme şekli.  Erkek evlatlara seslenmek için de kullanılır- “Ura yênim dün talladaki senmîdin.” Uslu:- Yaşlı büyük- “Ura olum biraz uslu sözü dinle.”

Yôsul: -Yosun- “Derenin daşları yôsul bâlamış.” Zeetcek: -Akşamleyin- Gızım annene  sôle zeetcek size misafirliğe gelecûk.

Haccak (haççak): - güzel iyi- “Bu işi haççak gene yaparsın sen, ben sâ gövenîm.”

Böyle 479 sayfa boyunca uzayıp gidiyor. Karadeniz bölgesinde veya Anadolu’nun her hangi bir bölgesinde yaşayın bütün dostlara tavsiye edeceğim bir kitaptır. Belki ilgimi çektiği için bilmiyorum. Bir gecede eseri okudum ve bu değerlendirme yazısı yazma gereği duydum.

 Bu değeri biçilemeyen altın hazinelerini barındıran eseri hazırlayan, beni memleketime ve çocukluğuma götüren, dağlarda yaylalarda gezdiren Temel Gündoğdu hocama sonsuz teşekkürler.

Bölgemize ölümsüz bir eser bıraktığın ve yitik hazinelerimizi açığa çıkardığın için bu alanda yeni araştırmalar yapacaklara yeni ufuklar açtığın için eline, emeğini, kalemine gönlüne sağlık.