Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Nazmi KILIÇ


KARİYER BASAMAKLARI MESELESİ

KARİYER BASAMAKLARI MESELESİ


Son zamanlarda öğretmenlerin ve eğitimin gündeminde kariyer basamakları sınavı var. Öğretmenlerin büyük bir çoğunluğu bu sınavın yapılmaması gerektiğini söyledi. Öğretmenler dışında herkes yeni ve güzel bir uygulama diye övgüler dizme peşine düştü. Akabinde öğretmenler sınavdan kaçıyorlar yaygarasına başladılar. Elbette ne anlama geldiğini bilmedikleri için kopardıkları yaygara gayet normaldir.

Öğretmenlik zaten bir kariyer mesleğidir. Bu nedenle öğretmenlerin kariyer planlaması sınavla ölçülemez. Sınav sadece bilgiyi ölçer, oysa öğretmenlik mesleğinin sadece bilme değil, bildiğini karşı tarafa aktarma sanatıdır. Buradan çıkan anlam kariyer planlamasında tek ölçütün tecrübe olması gerektiğidir. Nitekim Türk Eğitim Sen Çıkarılan yönetmelikte yer alan kurs ve sınav şartının kabul edilemeyeceğini, 10 yılını dolduran her öğretmene uzman, 20 yılını dolduran her uzman öğretmene ise başöğretmen unvanı verilmesi görüşünü savunmuş, bu hususta mücadelesini vermişti. Ancak ne yazık ki bu konuda Türk Eğitim Senin bu uyarıları görmezden gelindi, MEB eğitim programı ve sınav şartından vazgeçmedi.

Bu nedenle söz konusu yönetmeliğin iptali için yargıya başvuran Türk Eğitim-Sen; ayrıca iptali istenilen maddelerin dayanağı olan 7354 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunun 6. maddesinin anayasaya aykırı olması nedeniyle somut norm denetimi yapılmak üzere dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesini talep etti.

Elbette Türk Eğitim-Sen’in dava dilekçesinde dile getirdiği en önemli gerekçe Öğretmenlerin kariyer basamaklarına sınav şartına bağlı ayrıştırılması, öğretmenler arasında çalışma barışını bozacak olması, velilerin çocuklarını uzman ve başöğretmene verme yarışına sokacağı endişesinden kaynaklanmaktadır. Öğretmenlik mesleği Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda da yer aldığı üzere uzmanlık mesleği olup uzman öğretmen ve başöğretmen unvanları tüm öğretmenlere kıdemine göre verilecek şekilde düzenleme yapılması gerekmektedir. Bu nedenle sınav şartı kaldırılmalıdır. Sınav yapılmaksızın 10 yılını doldurmuş her öğretmen uzman, 20 yılını doldurmuş her uzman öğretmen de başöğretmen olmalıdır görüşü daha mantıklı ve akla yatandır.

Hale hazırda öğretmenleri ücretli öğretmen, sözleşmeli öğretmen ve kadrolu öğretmen ayrımının ortaya koyduğu yıkımları gideremezken daha büyük bir kaosa sürüklemenin hayra vesile olmayacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. İşin içine normal öğretmen, uzman öğretmen ve başöğretmen kavramlarının girmesiyle kurumlardaki curcunayı varın siz düşünün. Bu durum hem öğretmenleri, hem idarecileri ve hem de velileri huzursuz eder. Bu huzursuzluk eğitimi olumsuz yönde etkiler.

Öğretmenler uzman veya başöğretmenlik istemiyor, öyle bir talepleri de yok. İstedikleri sadece özlük haklarının ve sosyal ve ekonomik durumlarının düzenlenmesidir. 20 yıldan beri bir türlü yapılmayan ekonomik iyileştirmelerin sağlanmasıdır. Her ne hikmetse diğer meslek gruplarına kepçe ile verilen ama sıra öğretmene gelince çay kaşığı ile verilen çorbanın eşit dağıtılmasıdır. Bunu da kamuoyuna öğretmenlere uzman ve başöğretmenlik vereceğiz, maaşlarında da bin, iki bin lira arttıracağız ifadesi çok ama çok yanlış. Çünkü kamuoyu bizi o paraları alıyor biliyor. Vatandaş nereden bilsin bunun sınav şartına bağlandığını, trene tekme atanın uzman, uçağa kafa atanın başöğretmen yapılacağı benzeri şartlara tabi tutulduğunu.

Son yirmi yıldan beri öğretmen maaşlarının diğer memur maaşları nezdinde kıyasladığımızda öğretmenlerin kaybının çok olduğu açıkça görülmektedir. Biz bunun uzmanlık ve başöğretmenlikten dolayı verilecek miktarla düzeleceğini düşünürken sınavla verileceğini açıkçası hiç düşünmemiştik. Dolayısıyla öğretmene yine düşen hayal kırıklığı oldu. Sınav işin içine girince bu kadroların belli sayıda, sağlayan şartları yerine getiren kişilere verileceği görüldü. Böylece son yirmi yılda yerle yeksan olan öğretmenin itibarı tamamen yok oldu. 2005 yılından beri Türk Eğiti Senin Kariyer Basamakları konusunda verdiği mücadeleyi görüyor ve destekliyorum. 1 Eylül tarihinde 81 ilde yapılacak eyleme sendikalı sendikasız bütün öğretmenlerin katılmasını diliyorum. Ancak birlik olursak bu kaosu çözeriz. Yoksa zarar görecek olan hem bizim hem de ülkenin geleceğidir. Bu gerçeğin görülmesi adına bu birlikteliğe ihtiyaç var. Sağlıcakla kalın.