Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Seyfi GÜNAÇTI


Misafirperver aile

Misafirperver aile


Dört aylık ücretli öğretmenlik dönemini saymazsak Gölköy benim öğretmenlik hayatına ilk başladığım yerdir.
Kalacağımız evi tutma fırsatı olmadan askerlik yaptığım Çorlu'dan ayrılmış ve bir Cumartesi akşamı Gölköy'e gelmiştik.  Bir iyiliksever vatandaşın yaz aylarında kullanmadığı evinde geçici olarak kalıyorduk.
Gölköy'e vardığımız günün sabahında ilginç bir şey oldu. Kaldığımız evin dış kapısı çalındı. Önce evin sahipleri zannettim. Kısa bir duraklamadan sonra ev sahibinin olamayacağını düşündüm. Çünkü ev sahibinde anahtar vardı ve dış kapıyı yumruklamasına gerek yoktu. 
Aşağı indim. Kapıyı açınca tanımadığım genç bir bayanla karşılaştım. Hem kimi tanıyabilirdim ki. Buraya daha dün akşam gelmiştim. Genç kadın, sanki bizi uzun zamandır tanıyormuş gibi “Ben sizi almaya geldim. Annem sizi kahvaltıya bekliyor. Evimiz hemen şurada” dedi. 
Şaşırmıştım. Biz saat 22.00 gibi geç sayılacak bir vakitte bu eve gelmiştik. Çevrede kimse ile de karşılaşmamıştık. Bizim varlığımızdan nasıl haberdar olmuşlardı? Seslerimizi duymuş olsalar bile daha yüzlerini görmedikleri, kim olduklarını bilmedikleri insanları nasıl evlerine, kahvaltıya davet edebiliyorlardı?
Meğer biz yükleri kamyondan indirirken bu aile sesleri duymuş. Kimden haber aldılar bilmiyorum, benim İmam Hatip Lisesine yeni atanan öğretmen olduğumu öğrenmişler. 
Gelen hanım, evin geliniymiş. Bizi evlerine götürdü. Evleri, kaldığımız yere çok yakın, Mesudiye yolunun kenarında tek katlı bir binaydı. Bunlar, Çaykara'dan gelip buraya yerleşmiş olan Bal ailesiydi. Ailenin büyüğü Salih Usta kalaycılık yapıyormuş. Eşi Ayşe Hanım da Gölköy'ün 'Ayşe Teyzesi'ymiş. Öğretmen olsun, başka kurumlara atanan memurlar olsun; ilçeye yeni gelenlere ilgi gösteriyor, yardımcı oluyorlarmış. 
Zaman geçtikçe misafirperver bir aile olduklarını daha iyi öğrendik. Gölköy'de bulunduğumuz süre boyunca Ayşe Teyze de, Salih Usta da, ailenin diğer fertleri de hayatımızın bir safhasında hep bulunmuşlardır. Hatta Gölköy'den ayrıldıktan sonra da irtibatımız devam etmiştir.
Kalacağımız kiralık evimizi de onlar buldu. Önerdikleri daireyi görmeye gittik. Gösterdikleri yer iki katlı bir binanın zemin katıydı. Daire, üç odası ve bir mutfağı ile bizim için fazlasıyla yeterliydi. Hele bir mutfağı vardı ki, bir divan atıp rahatlıkla orada yatabilirdiniz. Geçici olarak kaldığımız Mesudiye yolu üzerindeki; alt katı ardiye, üst katı mesken olan iki katlı çoğu bölümü ahşap binalara benzemiyordu. Yakın tarihte yapıldığı belli oluyordu. Okula da 100-120 metre mesafedeydi. 
Kirasını söylediler. “Acaba biraz indirim yaparlar mı?” gibi bir teklifte bulunmadım. Çünkü Ayşe Teyze bizim adımıza gereken teklifi yapmış, daireyi kendine tutar gibi pazarlık etmişti. Yine onların yardımıyla sürekli kalacağımız eve taşındık.
Pazar gününü şehri tanımaya çalışmakla geçirdim. Pazartesi olmuş, mesai başlamıştı. Okula gittim. Müdür Celal Kırca ile tanıştım. Okul, daha yeni eğitim öğretime açılmıştı. Espiyeli Celal Kırca okulun ilk müdürü, ben de Gölköy İmam Hatip Lisesi'nin ilk öğretmeniydim. Bakanlık okulun açılmasına izin verince, bu işin öncüleri Ordu İmam Hatip Lisesi'ne gitmişler. Meslek Dersleri Öğretmeni Celal Kırca'yı müdür olarak Gölköy'e gelmeye ikna etmişler. 
O da zaten Gölköy'de çok kalmadı. Asistanlık imtihanını kazandı. Okulun vekâletini bana bırakıp Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsüne asistan olarak gitti. 
Yavaş yavaş şehri tanımaya çalışıyordum. Şehir, ortasından ırmak geçen bir vadinin iki yakasına kurulmuştu. Vadinin her iki yakası da meyilliydi ve düz arazisi yok denecek kadar azdı. Gölköy ve Kuşluvan adında iki mahallesi vardı. 
Ordu'dan gelirken şehre girdiğimiz bölgeye Kuşluvan Mahallesi, ırmağın karşısında Mesudiye tarafında kalan mahalleye de Gölköy Mahallesi diyorlar. İmam Hatip Lisesi, Gölköy Mahallesinde Hase Düzü Camisi'nin yanında bir buçuk katlı bir binaydı. Kur'an Kursu olarak yapılmış ancak ilçeye İmam Hatip Lisesi açılması gündeme gelince kullanım hakkını Milli Eğitime vermişler. 
Gelecek haftalarda okul günlerinde buluşmak dileğiyle.