Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Nazmi KILIÇ


ÖĞRETMEN OLMAK - 2

ÖĞRETMEN OLMAK - 2


Trabzon'a giderek okula kaydımı yaptırdım. Giresun'da kalacağımız yer ve arkadaşlar ayarlandı. Okul açıldı ve derslere başladık.  Hani derler ya sayılı günler tez geçermiş. Bizimkisi de öyle oldu. Okul acısıyla tatlısıyla dolu dolu yaşanarak geldi geçti. Severek ve isteyerek geldiğim bu okulu bitirmeye çok az bir zaman kalmıştı. Kazara tek dersten tekrara kalmış okul bir dönem uzamıştı. Boş duracak değildim ve vekil öğretmenlik yapmak için İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne müracaat ettim. Müdürlük müracaatımı kabul etti. Görev yapacağım yer belirlenince göreve başlama yazısı bana ulaştı. 
Çocukluğumun ve gençliğimin hayallerini süsleyen öğretmenliğe başlamaya artık saatler kalmıştı. Asaleten atanıncaya kadar vekil öğretmen olarak çalışacaktım. Çok heyecanlıydım. Hazırlıklarımı tamamlayıp yola koyuldum. Soğuk havaya, yağan kara rağmen tek düşüncem bir an önce çalışacağım okula, öğrencilerime ve yıllardır özlemini duyduğum mesleğime kavuşmaktı. Bu kavuşma ile yılların özlemi bitecekti. İçim içime sığmıyordu, çok heyecanlıydım ve içim kıpır kıpırdı. 
Kiraladığım araçla kasabaya gittim. Yolun kalanı yürüyerek gidilecekti. Ancak kar yağışı devam ettiği ve yolu bilmediğim için kasabadaki öğretmen arkadaşlar yalnız yola çıkmama müsaade etmediler. Bu yüzden yanıma yakın mahalleden bir yol arkadaşı verdiler. Yürümeye başladığımızda bu işin sanıldığı kadar kolay olmayacağı, birçok sıkıntı ile karşılaşacağımı hissetmeye başladım. Uzun yolculuktan sonra karanlık olmak üzere iken muhtarın evine ulaştım ve o geceyi orada geçirecektim. 
Akşam yemeğini yedikten sonra sohbet ve tanışma faslına geçildi. Evleri yakın olan vatandaşlardan öğretmen geldiğini duyanlar geldiler. Bu sohbet esnasında köy ve okul hakkında yeterli bilgi sahibi oldum. Konuşmalardan anladığım okulun ve öğrencilerin sıkıntılı olduğuydu. Bunu anladığımda ister istemez canım sıkıldı. Buna bir de köyün ilçeye en uzak köyü, aynı zamanda en mahrumiyet bölgesi olduğunu fark etmem sevinç ve heyecan yerini endişeye bırakmıştı. Olsun nasılsa kıyısından köşesinden de olsa öğretmen olmuştuk. Artık olumsuzlukların, sıkıntıların ne önemi olabilirdi ki.  
Sabah olmuştu. Kahvaltımızı yaptık. Sonra okula gitmek için sabırsızlandığımı gören muhtarın kızı yanıma geldi. Yaptığı kısa konuşma ile köyün ve öğrencilerin içinde olduğu durumu, benden beklentilerini anlatmasını bildi. Ben de onu can kulağı ile dinledim ve ne demek istediğini anladım. Gayet makul ve mantıklı beklentileri vardı. Doğrusu çok yararlı oldu ve yeterince istifade ettim. Bu konuşma benim o köyde ve daha sonraki meslek hayatımda adeta yol haritam oldu. Öğretmenden ne beklenir, öğretmen bu beklentilere cevap vermek için hangi donanımlara sahip olması gerektiği mesajını bu şekilde almıştım.
Okula gitmek için yola çıktık. Arkama takılan öğrencilerle okula doğru yürüyor ve sohbet ediyorduk. Böylece çocukları tanımaya çalışıyor, seviyeleri hakkında bilgi sahibi oluyordum. Bu benim için harika bir yolculuk oluyordu. Öğrencilerimle yan yanaydım. Öğretmenliğimin ilk dakikaları başlamıştı bile. Tadını çıkarmalıydım. İlk dakikalarım, ilk saatlerim çok özel olmalıydı. Derken okul göründü. Yokuş aşağı indiğimiz için okulu ve bahçeyi rahatlıkla görebiliyordum. Durdum ve izlemeye başladım. Bu sırada içimden küçük bir hayal kırıklığını yaşadığımı hissetim. Oysa ben düzlük bir alanda bahçe duvarı çevrili, bahçe ağaçlarla kaplı şirin bir okul hayal ediyordum. Oysa yamanın böğründe bir okul ve bir lojman, bahçesindeki beş on öğrenci belli ki öğretmenlerini bekliyorlardı.
Nihayet okula ulaştık. Öğrencilerle tanışıp kaynaştık. Mevcut öğretmen de nihayet okula geldi. Onunla da tanıştık. Benim göreve başlamam demek onun ayrılması demekti. Hiç zaman kaybetmeden devir teslim tutanakları düzenlendi. Göreve başlama ve görevden ayrılma yazıları yazıldı. Arkadaş toparlanıp gitti. Ben de okul bölümleri gezmeye başladım. Üç derslikli ve ikisi aktif olarak kullanılıyor, üçüncüsü idari bölüm ve depo mahiyetinde kullanılıyordu. Doğruyu söylemek gerekirse açtığım her kapının arkasında yapılması gereken yoğun işler görülüyordu. Bu da benim neşemin daha da kaçmasına sebep oluyordu. Öğretmen olmak o kadar kolay değildi, elbette daha çok işler ve zorluklar olacaktı.
 ( DEVAMI HAFTAYA )