Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Nazmi KILIÇ


ÖĞRETMENİN ÖNEMİ

ÖĞRETMENİN ÖNEMİ


    Alman devlet adamı Bismark:”bana öğretmenleri verin, size yakın gelecekte yepyeni bir Alman milleti yaratayım” diyor. Henry Adams ise: “Bir öğretmen ebediyete hükmeden insandır. Tesirlerinin nerede biteceği asla belli olmaz” der. Atatürk de:”Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve sizin ordularınızın zaferi için yalnız zemin hazırladı. Hakiki zaferi siz kazanacak ve sürdüreceksiniz ve mutlaka muvaffak olacaksınız! Ben ve silah arkadaşlarım, sizi takip edeceğiz. Sizin tesadüf edeceğiniz engelleri kıracağız” demiştir.
    Diğer sözü:”Mekteplerde öğretim vazifesinin güvenilir ellere teslimi, memleket evladının, o vazifeyi kendine hem bir meslek, hem bir ülkü sayacak üstün ve saygıdeğer öğretmenler tarafından yetiştirilmesini temin için öğretmenlik, diğer serbest ve yüksek meslekler gibi, aşama aşama ilerlemeye ve herhalde refah teminine müsait bir meslek haline konulmalıdır. Dünyanın her tarafında öğretmenler, toplumun en fedakar ve saygıdeğer unsurlarıdır” öğretmenliğin toplum için önemini, ”Öğretmenler, her vesileden istifade ederek halka koşmalı, halk ile beraber olmalı ve halk, öğretmenin çocuğa yalnız alfabe okutur bir varlıktan ibaret olmayacağını anlamalıdır” sözü her şeyi açıklıyor.
    Öğretmenin görevi Atatürk'ün söylediği gibi sınıftaki aktifliğinden de önemli toplumsal görevi vardır. Böyle bir görevin varlığını kabul etmeyip,  teneffüsleri çıkardığımızda öğretmen günde iki buçuk saat kadar çalışıyor, haliyle az çalışıp çok para kazanıyor ve kazandığı parayı hak etmiyor mantığını savunmak öğretmenin bu yönünü görmemektir. Öğretmen sınıf içinde eğitimin en önemli unsuru olmakla birlikte yaşadığı çevreye faydalı, topluma karşı sorumlu, toplumun eğitimiyle de ilgilenebilen yapısının olduğu unutulmamalıdır. Öğretmen, sınıfta, sokakta, köyde, kentte her yerde sorumluluk sahibidir. 
    Öğretmenin toplumlar için önemi inkâr edilemez. Kalkınmış ülkeler büyük ve önemli yatırımı insanadır. İnsanın geleceği eğitimle şekillenir. Eğiten ile eğitilenin işbirliği yapması sonucu özlemini duyduğumuz tabloları ortaya çıkar. Bu da ülkenin uygar, mutlu ve kalkınmış bir düzeye gelebilmesi, daimi kalabilmesi öğretmene verilen değerle gerçekleşir. 
Çünkü öğretmenler eğitimin can damarı, kökeni ve vazgeçilmezidir. Öğretmen işine bağlı olmalı. Yaşadığı ana yoğunlaşmalı. İşleri başarma konusunda yürekten gelen bir güce sahip olmalıdır. Aksilikler, hayal kırıklığı karşısında sabırlı, azimli, toleranslı, üretken olmalı, kişilere, durumlara ve beklenmedik olaylara uyum sağlayabilmelidir. Az imkânlarla çoğu başarmalı, pes etmeyip iyimser olmalı. Makul hedefler çizmeli ve zamanı yönetebilmeli, kendisini yenilemeli, geliştirmeli. Bu öğretmenlerimizin sayısı arttığı zaman geleceğimize daha güvenle bakabiliriz. Yoksa karşısına çıkan ufacık engellemeye, sıkıntıya bile katlanamayan insanlarla geleceği şekillendirme düşüncesi hayalden öteye gidemeyecektir.
    Öğretmeni daha çocukluğundan itibaren öğretmenlik yapmak kaydıyla yetiştirmek, gerekli eğitim ve stajlardan sonra hemen akabinde görev vermek, çalışırken de maddi ve manevi desteği sağladıktan sonra olağanüstü gayreti beklemek elbette ki herkesin hakkıdır. Unutmayalım, gelecek öğretmenin elinde. Bu eli sıkalım. 
Bu yıl öğretmenler gününü kutlamayı protesto eden bir takım çevreler oldu. Bu protesto çok anlamsız bir karardı ve cılız bir uygulamaya sahne oldu. Öğretmenler arasındaki birlik ve beraberliği en aza indirgeme gayreti sonuçsuz kaldı. Bütün öğretmenlerin geride bıraktığımız Öğretmenler Gününü en kalbi duygularımla kutlar, sağlık ve mutluluklar dilerim. Daha nice Öğretmenler Gününü birlikte kutlamak temennisiyle. Sağlıcakla kalın.