Bugün, 3 Nisan 2025 Perşembe

Zeki ORDU


SAHAFZADE KİTABEVİ

SAHAFZADE KİTABEVİ


 Tarihin hemen hemen hiçbir döneminde kitap hem bu kadar önemli, hem de bu kadar göz ardı edilmeye çalışılmamıştır. 
Kime sorarsanız sorun kitap ve okuma hakkında oldukça güzel şeyler söyleyecekler.  Ancak “Okuyor musunuz?” sorusuna ise bin bir mazeret üretecekler. Yani hem kıymetinden haberdar olup hem de onunla meşgul olmamak da ne demek?
İnsanları diğer canlılardan ayıran en önemli özelliği konuşabilmesi ve düşünebilmesidir. Şayet konuştuklarınızı ve düşündüklerinizi kayıt altına almışsanız; fikirleriniz yarınlara ulaşacak demektir. Tabii bundan herkes nasibi kadar faydalanma şansına sahip olacak.
Yılını tam olarak hatırlamıyorum. En az on sene önce kadim dostum İsa Yar'a, katılacağı bir sohbet ve imza günü için yol arkadaşlığı yaptım. İsa Yar ile birlikte Gürsel Karataş ve Nurten Kaymakçı Akpunar'da Giresun Sahafzade Kitabevi'nde yapılacak olan sohbet ve imza gününe katılacaktı. Ben de yanlarında misafir olarak bulundum. 
Giresun Sahafzade Kitabevi öyle sıradan bir müessese değil. Adından da anlaşılacağı gibi sadece “kitap” bulunduran bir yer. Tam bir kültür merkezi yani. 
Sahafzade Kitapevi, Fatma Civelekoğlu Geçer tarafından işletiliyor. Fatma Hanım tam bir kültür insanı. Sıradan bir satıcı değil. Bulunduğu yere kültürel anlamda ciddi katkıları olan biri.  Tahminim odur ki müessesinde bulunan eserlerin tamamı hakkında öz bir bilgiye sahip. Tabiri caizse efsanevi kütüphaneci Ali Emiri Efendi'nin günümüz temsilcisi. 
Fatma Civelekoğlu Geçer kendi çapında çalışmalar yapan biri. Özellikle yerel kültür hakkında imkânları dâhilinde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bazen paylaştığı kitaplar artık basılan türden değil. Yani, tam bir kültür hazinesi sahip.
Son zamanlarda “Sosyal Medya” denilen şey insanları kitaplardan uzaklaştırmaya çalışıyorken Fatma Hanım inadına ve bütün gayretiyle ayakta tutmaya çalışıyor kitapları. Onları okurlarıyla buluşturmak için elinden gelenden fazlasını yapıyor.
İmza günü için; yukarıda bahsettiğim kişiler kendilerine ayrılan yere geçtiğinde ben de dinleyiciler arasında yer aldım. Yanımdaki bir delikanlıya “Şurada bulunan şair ve yazarlar arasında bulunmama sebebim ne biliyor musun?” diye sordum. Delikanlı bana baktı ve sorunun cevabını bekledi. Ben de “An itibariyle baskıya hazır altı kitaptan bir tanesi bile kitaplaşmadı da ondan” dedim. Yani yazanlar ve okuyanlar…
Bu küçücük hatıradan sonra Sahafzade Kitabevi ve Fatma Hanım hakkında şunu söyleyebilirim ki; kapı komşumuz Giresun ilinde böyle bir müessesenin varlığı bölgemiz için de bir şans. Bu yazıyı tesadüfen de olsa; okuyan olur mu bilmem ama yolunuzun  Giresun'a düştüğünde Sahafzade'ye bir uğrayınız. Hatta bulunduğunuz yerden irtibata geçerek günümüzde basılmayan bazı kitaplara ulaşma şansınız olabilir. Orada olmasa bile mutlaka size yardımcı olacaklar.
Fatma Civelekoğlu Geçer'i ile sosyal medya üzerinden de takip ediyorum. Halâ daha insanlara nasıl faydalı olacağını düşünüyor. Okumayı, öğrenmeyi, araştırmayı teşvik ediyor.  Bu satırları yazarken aklıma rahmetli dedemin (babamın babası olan) bir sözü geldi. Rahmeti dedem “Okumamış insan kuru ot gibidir. Kimseye faydası olamaz” derdi. 
Yetmişli yaşlara birkaç sene kalmış biri olarak; hala daha kalem, kitap gibi şeylerle uğraşmış olmam vakit geçirmek için değil. Daha kolay vakit geçirilecek şeyler var.  Öğrenmek nefes aldığın sürece devam etmesi gereken bir faaliyet olmalı.
Son olarak yapmış olduğu çalışmalardan, faaliyetlerden, kültüre ve gençlere güzel örnek olmak için gayret sarf eden Fatma Civelekoğlu Geçer Hanımefendiyi tebrik eder; sağlıklı ve huzurlu bir gelecek dilerim. Ülkenin sizin gibi insanlara çok ihtiyacı var.