Bugün, 31 Ağustos 2025 Pazar

Seyfi GÜNAÇTI


Spor barıştır, dostluktur ve hoşgörüdür

Spor barıştır, dostluktur ve hoşgörüdür


27 Haziran'da başlayan 'Şahinler Mermer Yaz Futbol Turnuvası' 23 Temmuz Cumartesi akşamı oynanan final maçı ile sona erdi. Hitek Nakliyat'ı 4-2 yenen Söğütlüspor şampiyon oldu. Şampiyonu ve turnuvaya katkı sağlayan bütün takımları tebrik ediyorum.
Turnuvayı; Esnaf Derneği Başkanı Barış Aktepe'nin öncülüğünde eski futbolculardan Emrah Çağlar ve Ahmet Çırak düzenlemiş. Maçlar başladığında bir süreliğine Samsun'daydım. Ahmet Çırak'ın daveti üzerine 'Son 16 Turu' maçlarını takip ettim.
Kurallara göre her takım en fazla 4 lisanslı futbolcu oynatabiliyordu. Hemen bütün takımlar, imkânları ölçüsünde bu haklarını kullanmışlar. Geçtiğimiz sezon Samsun Amatör Kümeden BAL Ligine kadar çeşitli kategoride forma giyen futbolcular vardı. Aktif futbol hayatını noktalamış oyuncular da sahadaydı.
Maçlardan birini bazı eski öğrencilerimle birlikte seyrettim. Bu sırada yanımızda oturanlardan tanımadığım birisi, bir pozisyon sonrası küfür etti. Ona, sporun barış olduğunu hatırlattım; “Spor dostluktur, küfür yok” dedim. “Ben sahada değilim” dedi. “Olsun. Tribünde de küfür olmasın” dedim. Üstelemedi.
Çeyrek final maçında, futbol hayatını daha yakın zamanda tamamlamış bir futbolcunun yanına düştüm. Bazı notlar aldığımdan kaçırdığım pozisyonlar oluyordu. Bu sırada “goollll” sesleri yükseldi. Ona dönüp “Golü kim attı?” dedim. Daha önce de kendisine sahadaki bir oyuncuyu sormuştum. Kızgınlık kokan bir ifadeyle;
“Hocam, sen de her şeyi bana soruyorsun. Maç mı seyredeceğim, sana mı cevap vereceğim!” dedi. Tavrına şaşırdım ama çok fazla değil. Çünkü huyunu biliyordum, karşılık vermedim. Sadece,  “Çok zor bir şey değil. Ahmet dersin, İlker dersin; olur biter. Ya da 'bilmiyorum' dersin” dedim.
Basın mensubu(!) olmak böyle bir şey işte. Haber peşinde koşarken beklemediğiniz durumlarla karşılaşabiliyorsunuz.
Yarı finallerin oynandığı akşam ikinci maçın devre arasında stattan ayrıldım ama bölgeden ayrılamadım. Ehliyetini nereden aldığını bilemediğim bir sürücü, bilinçli yapmış gibi otomobilini benim aracımın çıkış yoluna bırakmış. Çıkmak mümkün değil. Plakasını aldım ve kapalı salona döndüm. Sesi gür birisinin yardımıyla tribünleri dolaştık. Ancak araç sahibini bulamadık. 
“Ne yapmalıyım?” diye düşünürken 112'yi aramayı akıl ettim. Bir süre sonra aracın sahibi geldi. 40-45 yaşlarında bir adam. Hayli sinirlenmiştim. “Aracını buraya bırakırken, bu araba buradan nasıl çıkacak diye düşündün mü?” dedim. “Maç vardı” dedi. 
Ne alâka? Bu geçerli bir mazeret mi? “Yarım saattir seni arıyorum” dedim. İyi ki ters cevap vermedi; “Hakkını helal et” dedi. Bunu iki defa tekrarladı.
Tavrı ve ses tonu beni yumuşatmıştı. Hatası, affedilecek bir seviyede miydi, düşünmedim. Madem spor 'hoşgörü'ydü, kendimi hoşgörülü olmaya davet ettim; “Helal olsun” dedim. Bu arada maç da bitmişti. Olaysız ve kavgasız oradan ayrıldık.
Seyrettiğim maçlarda çok iyi mücadele örnekleri gördüm. Hele de final maçı bir başka oynandı. Hani “Kıran kırana” derler ya, aynen onun gibiydi. Hitek Nakliyat oyuncusu İlker Akdemir, iki pozisyonda hakeme kısa süreli itiraz ettiyse de, sporun 'hoşgörü' olduğunu hatırlamış olacak ki fazla uzatmadı. Zaten bu da maçlar sonunda en centilmen oyuncu seçilmesine engel olmadı.
Sadece final maçı değil genelde iyi bir turnuva olduğunu söylemeliyim. Takip ettiğim önceki turnuvalardan daha düzenli, daha az tartışmalı bir turnuva oldu. Bunda, yöneticiler Ahmet Çırak ve Emrah Çağlar'ın olumlu etkisi olduğunu düşünüyorum. Elbette onlara yardımcı olan başkaları da vardı. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.
Söğütlüspor'u da ayrıca tebrik ediyorum. Bana verilen bilgiye göre en büyüğü 21 yaşında olan genç bir takım. Kalecileri ile bir forvet oyuncusunun lisanslı olduğunu biliyorum. Nasıl çalışmışlar, nasıl bu seviyeye gelmişler, doğrusu takdire değer. Bir bakıma benim de takımım sayılır. Çünkü bahçe işleri için haftanın bir gününü Söğütlü'de geçiriyorum.
Söğütlü'nün bu genç neferlerini ileride daha iyi yerlerde görmeyi ve resmi maçların da aynı hoşgörü içinde kavgasız, gürültüsüz ve küfürsüz geçmesini diliyorum.