16 Temmuz 2023 Pazar günü Terme için önemli bir toplantıya davet edildim. Bilgi Gazetesi yazarlarımız da oradaydı.
Davetiyede: “Terme Platformunun düzenlediği “Platformumuz, Akademisyenlerimiz ve Müzisyenlerimiz Terme İle Buluşuyor” programımıza davetlisiniz. Katılımınız bizi onurlandıracaktır” yazıyordu.
Program saat 11’de Bizler Pide Salonu’nda başladı. Hatırı sayılır mahiyette katılımcı vardı. Programın açılış konuşmasını Platform başkanı Nurşen Yapıcı yaptı. Platformun kuruluşundan, kuruluş amaçlarından, bu zamana kadar yapılan çalışmalardan, bundan sonra neler yapabileceklerinden bahsetti.
Platform, tamamen gönüllülerden ve Terme sevdalılarından oluşuyor. Terme’de doğmuş, Terme’de okumuş, Terme’nin havasını solumuş, Terme’nin sokaklarında dolaşmış, Terme’nin meşhur pilavına kaşık sallamış, memleket sevdasıyla yanıp tutuşan, köküyle irtibatını koparmamış, istikbale ümitle bakan, idealist insanların oluşturduğu bir oluşum.
Termeli genç akademisyen Nur Çelik Nalbant “Terme’nin Kıyı Kimliği” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi.
Yine hemşerimiz Prof. Dr. Binnur Öktem Ünsal “Terme’nin Kentleşme Dinamikleri, Mekânsal Planlamaya İlişkin Sorunlar ve Potansiyelleri” başlıklı ilmi sunumu takdim etti.
Her iki akademisyen de adeta Terme’nin röntgenini çekmişler. Halkla birebir görüşmüşler. Ortaya çok faydalı birer rapor çıkarmışlar. Şu ifadeler dikkatimi çekti:
‘’Terme, içinden ırmak geçen, denize yakın, upuzun sahili olan, hem ovası hem dağlığı olan nadir coğrafi yerlerden biri. Böyle bir nimet her yerleşim yerine nasip olmaz. Bu özelliklere sahip yerleşim yerleri şaha kalkmıştır. Ne yazık ki Terme bu özelliklerini bir türlü avantaja çevirememiştir. Terme sadece içinden geçen ırmağın kıymetini layıkıyla bilebilse önünde kimse duramaz. Bugün Paris’i Paris yapan içinden geçen Sen nehridir. Sen nehri Paris için külfet değil, bir nimettir. Terme Irmağı, Terme için niçin hala bir külfet durumunda, biz bunu niçin bir nimete dönüştüremiyoruz? Bunun için ne gerekirse yapmalı.’’
Bu akademik konuşmaların hemen öncesinde Kaymakam Bey, yapımı yılan hikâyesine dönen Salıpazarı Barajı’nın en geç iki yıl içerinde bitirileceğini söyledi ki, bu müjdeyi en yetkili bürokrattan duymak katılımcıları ziyadesiyle memnun etti. Bunu programın en önemli müjdesi olarak görüyorum. Kaymakam Bey’in beyanına göre bu iş tamam. Geç de olsa artık Terme’yi sel almayacak. Ben olsam bu haberi gazetelerin manşetlerine taşırım.
Platform, ilçemizin marka değeri pirince ayrı bir önem verdiğini ifa etti. Markalaşma için resmi makamlarda bir hayli çaba sarf edildiğinden bahsettiler. İlk önce kazan patlatan meşhur pirincimiz için ‘Terme İncisi’ni uygun görmüşler. Kabul görmeyince sadece yöremize özgü geliştirilen pirincimiz için “Kocaman İnci” markasını tescil ettirmişler. Bundan böyle dünyada “Kocaman İnci” kocaman bir inci olarak arz-ı endam edecek. Bir Kocamanlı olarak “Kocaman İnci” markası şahsımı ziyadesiyle memnun etti. İkinci manşet olarak da bunu kayıtlara geçiyorum.
Şiir dinletileri, müzik ziyafetleri günün ikramı oldu. Birbirinden değerli, Termeli ve Terme sevdalısı akademisyenlerimiz alanlarıyla ilgili sunum gerçekleştirdiler.
Çorba ve pide ikramı güzeldi.
Programın maddi yönünü üstlenen Platform üyeleri Çelik Kardeşler Muharrem ve Murat Çelik Beyler’i tebrik ediyorum. Allah daha çok versin.
Programın denilen zamanda başlamaması, çok uzun tutulması, salonun dar olması, yeterince tanıtımın yapılamaması, halkla bütünleşilememesi, akademik ağırlıklı olması, şahsımca göze batan hususlardı.
Ayrıca, siyasilerin beklenilen düzeyde iştirak etmemeleri dikkatlerden kaçmadı. Her siyasi görüşten, katılımcıların olması daha iyi olurdu, diye düşünüyorum.
Çoğu Terme dışında yaşayan Terme Sevdalısı Termeli üyelerinin, akademisyenlerin, doğdukları topraklarda bir araya gelmeleri, Terme’nin dertleriyle dertlenmeleri takdire şayandı. Kendilerine teşekkür ediyorum.
Surda bir gedik açılması, devamının da geleceğine işaret. “Artık Terme Platformu olmadan Terme düşünülemez” fikrinin fiiliyata geçirilmesi zamanı.
Bekleyip göreceğiz.