Nazmi KILIÇ

Tarih: 22.06.2023 10:08

EMEKLİ OLMAK

Facebook Twitter Linked-in

 İnsan doğduğundan itibaren hayat hızlı bir şekilde akar gider. Dünyaya hayatı insanları geçimini sağlayacağı bir işe sahip olmayı zorunlu kılar. Geçimini sağlama zorunluluğu, hizmet aşkı ve mevki makam hevesi bir mesleğe kavuşmasına vesile olur. Kiminin kader, kiminin kısmet, kiminin de idealleri bir mesleği seçmesiyle çalışma hayatı başlar. Normal şartlarda hiç kimse hayatını çalışmadan kazanamaz.  
Kimi doğup büyüdüğü yerde, kimi uzak şehirlerde ve kimisi de uzak ülkelerde çalışmak suretiyle hayatlarını sürdürürler. Bunu atalarımız “Doğduğun yer mi, doyduğun yer mi” sözüyle ifade ederler. Doymak için, yani geçimini sağlamak için nerde görev verilirse orada çalışılır. Hayatını kazanmak için önce çalışılacak iş, iş sahibi olduktan sonra dolması beklenen süre, sürenin bitmesinde beklenen emeklilik hayatı gündeme gelir.
Çalışanlar çalıştıkları işin durumuna, çalıştıkları meslek grubuna, kadın erkek olma durumuna göre, belli bir süre çalışıp emekli olurlar. Emeklilik süresini doldurmuş ve emekliği hak eden insanımız bazen tercihen, bazen de yaş haddinden emekliye ayrılırlar. Daha dün başladığını sanan çalışan uzun geçen yılların farkına bile varamaz. Belli bir koşuşturmanın ardından dolan süre nedeniyle artık kendini başka bir hayata hazırlama çabasının içinde bulur. “Keşke bir göreve başlasam” diye başladığı hayata göreve başlamasıyla “keşke bir emekli olsam” düşünceleri hâkim olur. Yaşanan bunca çalışma hayatının ardından “şükür emekli oldum” diyebilmek de bir nimettir. 
Birçok insan bu duyguyu tadamadan hak vaki olur ahir ete intikal eder. Hayatın bu yanını hatırlayınca sağlık ve afiyette emekliliğin ne kadar büyük bir lütuf olduğunu bilmem söylemeye gerek var mı? Devlete olan hizmetin karşılığında elde edilen emeklilik her çalışanın haklı beklentisidir. Temennin sağlık ve afiyette bütün çalışanların bu hakka kavuşmasıdır.  
Bir insanın ömrünün yarısına yakın bir bölümünü çalışmakla geçirdikten sonra emekliye ayrılması yeni bir hayatın başlangıcı anlamı taşımaktadır. Hayatın bu dönemi kimine göre dinlenmeye çekilme, kimine göre birikimini ve deneyimini değerlendirme şeklinde düşünülebilir. Burada önemli olan, yapabildiği kadarıyla çalışma hayatının içinde kalabilecek hazırlığın yapılmasıdır. İnsanın sağlığı elverdiği ölçüde bunu planlamak ve yapmak insanlığa karşı olan sorumluluğun gereğidir. Emekliliğinden sonra performansını farklı alanlarda kullanan öğretmenlerin başarılı olduklarını görmek bizi mutlu etmektedir. Hala çalışanlara olumlu örnek olmaktadır.
Emekliye ayrılan Türk Eğitim Sen üyelerimiz Adem GÜNGÖR, Erol YILDIRIM, Orhan UYAR ve Tahsin TİLBİ'nin nezdinde emekli olan meslektaşlarımıza emeklilik hayatında sıhhat ve afiyetler dilerim. Yeni başlayacakları hayatın bütün emeklilerimize yeni ufuklar açmasını, herşeyin gönüllerine göre olmasını temenni ederim. Allah her çalışan insanımıza hayırlısıyla emekli olmayı nasip etsin. Ayrıca unutmayalım;” İşleyen demir ışıldar” Sağlıcakla kalın.
 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —